HABER AKIŞI

MESLEĞİNİZDE KAÇ İNSAN YETİŞTİRDİNİZ?

 Tarih: 29-03-2017 00:10:01
Tümay Mercan

İnsan yetiştirmek, bir insana meslek öğretmek, ekmeğini kazanmasını sağlamak, başkalarına muhtaçlığını önlemek çok kıymetli.

Eskiden bir işin ustası yetiştirdiği insan, usta sayısı ile anılırmış. Bir ustanın çırağını iyi eğitmesi ve kendisinden sonra o işi devam ettirecek ustalık bilgisine erişmesi önemliymiş. Bu bahsettiğimiz Ahiliğin uygulandığı dönemlerden yani 13.yy.dan itibaren süregelen bir sistem. Eski zanaatların kaybolması, sanayileşme bu kuralı unutturdu. Sanki bu zamanda makineleşme ustanın, iyi ustalar yetiştirmesi gereksiz gibi görüldü.

Oysa durum böyle değil.  Makineleri de yapanlar ve kullananlar insan. Hala işlerin “püf noktası” önemli.  Hala her meslekte iyi ustalar aranıyor. İyi usta da kolay yetişmiyor.

Usta kelime anlamı olarak, bir zanaatı bütün incelikleriyle, gereği gibi öğrenmiş olan ve onu kendi başına uygulayabilen, yapabilen kimse, sanatında üstün olan sanatçı, sanat öğreticisi olarak tanımlanıyor.

Makine başında ustada var, gıda üretimi yapan, hamur yoğuran usta da, ticareti, pazarlamayı iyi yapan usta da var.  Her meslek alanında, her işletmede illaki bir usta var. İşini iyi bilme ve yapma anlamında doktorluk, öğretmenlik gibi mesleklerde de bu kavramı kullanmak mümkün. Peki,

1-Bu ustaların devamı var mı, yani yerlerine yeni iyi ustalar yetişiyor mu? Yetiştirmek için personel bulmak zor gibi görünüyor ama zor değil, doğru personeli biraz aramak ve üzerinde düşünmek gerek.

2-Ustalar yerlerine yeni elemanları yetiştirmekte ne kadar hevesli? Bu günün ustaları yeni personel yetiştirmekte hevesli olup olmadıkları tartışılır çünkü bugün ustalar yetiştirdiğini rakip olarak görüyor. Kolay öğrenen ve bazı konularda beceri üstünlüğü olan yeni nesile her bildiğini öğretmek istemiyor.

3-İşyeri sahipleri bu konuda ne kadar destek veriyor? İşyeri sahipleri yetişmiş personel bulma derdinde, sektörün geleceğini çok önemsemiyorlar, herkes kendi işini kotarmaya çalışıyor. Personelin daha fazla öğrenmesi için teşvik edip destek olmalı ama başa kakmadan ve ekip duygusu, bilince olarak. Yani temelde memleket gelişimi hedef alınarak ortak bir düşünce ve bilinç ile hareket edilmeli, kişisel değil. Mesleklerin okulları olsa da uygulama ve yaşayarak öğrenme, vaka görme, vakayı yaşama ayrı bir öğrenme biçimi.

Sonuca baktığımızda ise, herkes sektöründen, personelden şikayet ediyor ama yapıcı adımlar biraz yavaş ilerliyor.  Eski ustaların sabrı, öngörüsü, insan sevgisi, merhameti, bilgisi galiba bu döneme fazlaca kalmamış olacak ki, herkes bu günü bile düşünmüyor, dünün olumsuzluklarına takılıp kalarak, olumsuzlukları konuşuyor.

Oysa her işletmenin bir usta yetiştirebilmesi gerekiyor. Mevcut ustaların, işyeri sahiplerinin bu konuda ortak olarak çabalaması ve gelecek için, toplum için çalışması gerek. Ne kadar çok yetişmiş insan o kadar ilerleme demek. Hep bana, hep bana düşüncesi, toplum için son derece zararlı bir düşünce. Bu günden bu konuda çalışmak ve derin düşünmek gerekiyor.

Siz işyeri sahibi olarak işyerinizde bu güne kadar kaç ustanın yetişmesine fırsat verdiniz, zemin hazırladınız, personelinizin eğitime gitmesine, kendisini geliştirmesine izin verdiniz, siz, sayın ustam bu güne kadar kaç usta yetiştirdiniz?

Sözün özü; Gelecekte, öğrettiğiniz ve paylaştığınız, destek olduğunuz kadar hatırlanacak, hiç tanımadığınız, tanıyamayacağınız onlarca insana, topluma fayda sunacak veya adınız, varlığınız ile yok olup gideceksiniz. Karar sizin.

  Bu yazı 3689 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı