HABER AKIŞI

İDEALİZM ve POLİTİKA (1)

 Tarih: 21-07-2019 17:12:11  -   Güncelleme: 19-08-2019 15:06:00
Mehmet Zeki Sayın

Yan yana yürüyemeyen iki unsur. Sizne kadar ideal olursanız olun, politikanın yani onun mensupları karşısında mağlup olmaya mahkûmsunuz.

         Politikacının bekledikleri kendi fikirleri etrafında kümeleşme iken, idealistin bekledikleri kendi menfaatlerine veya onun düşüncelerine destek verenlerin menfaatine değildir.

         Zaman zaman aynı düşünce de birleşme, ilk zamanlarda daha fazladır. Hatta politikacı hedefine ulaşıncaya kadar çok idealist görünebilir. Bunu iktidarda kısa zaman da devam ettirebilirler. Ayakları yer tuttuktan sonra, araya başka başka fikirler girer. Daha sonraki devrede de nasıl buralarda kalınabileceği ağırlık kazanır. Bu fikirlerin oluşmasıyla da para elde etmek, ona hükmetmek, doğabilecek masrafların nasıl karşılanabileceği planlanır. Acaba bağış verenler olabilir mi yoksa yapılacak tayinlerde terfilerde maddeten elde edilebilecek bir şeyler olabilir mi?! Müspet olmayan düşünceye kendini kaptıranlar tayin makamında etkili ve yetkili iseler uygunsuz kararları uygulayabilecek kişileri çok çabuk arar ve bulurlar. Artık o kişinin koruma kalkanı kendisini o makama getirendir.

         Yanlışlıkları gören içine sindiremeyenler, tayin makamına ne kadar duyuruda bulunsalar da, ha – hu hay Allah inceleyelim bakalım gereği yapılır diyerek geçiştirir.

         Duyuruda bulunanlar, neyse biz vazifemizi yaptık gerektiği şekilde Sayın Bakana, Müsteşara veya suiistimali yapanın üst makamlarına söyledik derler. Elbette bunların içinde dürüst doğru düşünen çıkabilir. Bu kişi söylenenin üzerine gitmeye başladığında beklemediği anda görevinden de olabilir. Bu kişi çok dikkat çeken birisi ise oradan başka bir yere terfi ettirilerek gönderilir.

         Bu hal ve hareketler, seri halde Devletin birçok kuruluşunda vukuu bulduğu zaman, oralara artık fareler girmiş kemirmeler başlamıştır. Bu zamanda kemirmeler, en çok bir daha bu mevkiler elinize geçmez düşüncelerinin başladığı anlardır. Adalet zayıflamış, çalışanlar inisiyatif kullanmaktan vazgeçmiş, korku veya madde karşılığı hiç düşünmeden tahlil etmeden baş üstüne deyip emredileni yerine getirme gayretine düşerler.

         Yara alan, zarar gören Devletin itibarı milletin kesesi olur.

         Peki, bu nasıl düzelir bir dahaki yazıda.

 

            M. Zeki Sayın

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı