HABER AKIŞI

Heykeller ve Ötesi

 Tarih: 24-09-2017 08:05:15
Mehmet Zeki Sayın

Seksenli yılların sonu idi, bir iş için İtalya / Milano’ya gitmiştik. Oradan da Roma’ya uğradık. Turistik açıdan oldukça enteresan bir şehir (yapıları itibariyle). Yeryüzü yerine binaların üzerlerini heykellerle doldurmuşlar. Eskiden yapılmış binaların heykelsiz olanları yok adeta. Yeryüzünde de çok meşhur heykeltıraşlar bütün hünerlerini sergilemişler. Sanki canlı bir insan oturuyormuş konuşuyormuş gibi.

         İtalya’da heykeltıraşlık çok çok ilerlemiş, bu konuda mesleklerinin zirvesine ulaşmışlar, kendilerince dini açıdan da herhangi bir mahsur görmemişlerdir.

         Osmanlı da heykeltıraşlık ilerlememiştir. İnanç açısından üç boyutlu görünümler (canlıların) yasaklanmıştır.

         Bazı ülkelerde(İslam dinine inananların fazla olduğu insanların bulunduğu devletler) sanki eski heykel arzuları kabarmış gibi canlılar yerine cansızları heykellerini her meydana, köşe - bucağa bir vesile bulup yaptırıvermişler.

         Bizim ülkemizde de ilk zamanlarda zoraki yapılan heykeller yanında hoş kademe geçmek için yapılan heykellerde çoğalmaya başlamıştır. Bu durum neyin özlemidir bilemeyiz. Sırf birisinin hoşuna gitmesi veya heykel yapanı maddi açıdan milletin parası ile desteklemek veya bidayette belirttiğimiz gibi hoş kademe geçmek için yine milletin parası ile yapılanlar.

         Heykel yaptıran bazı yetkililer ise iltifat olsun hoşa gitsin diye düşünürken baltayı taşa vurduklarından da bihaberdirler. Çünkü onlar yaratılanların ruh kökünden uzak yetişmişlerdir. Oysa heykeli yapılan kişinin bundan hoşlanmayacağı, ömrü boyunca inancı uğruna buna, bunlara karşı olduğundandır.

         Şimdilerde iltifat olsun, hoşa gidici düşünce sahipleri taltif görme yerine yiyecekleri tokadı da düşüne dursunlar.

 M. Zeki SAYIN

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı