HABER AKIŞI

BONSERVİS MESELEMİZ

 Tarih: 21-04-2019 01:33:11
Mehmet Zeki Sayın

Kobilerimizin özellikle sanayi alanında ekonomimize ne kadar fazla katkıda bulunduğunu sanayideki iş adamlarımızdan bilmeyen yoktur. Buralarda işin başında bulunan işin sahibi kişiler bizzat kendileri de bilfiil çalışmaktadırlar. En küçük işlerde de karar verici durumdadırlar.

          Kobilerimizin en büyük derdi her sanayicide olduğu gibi tabii ki ilk sırada finans meselesidir. Bu mevzuyu şimdilik burada yazacak değilim. Ama bir mesele var ki çok küçük görülse de, az işçi çalıştıran imalatçı firmada büyük meseledir. Bir ustanın bir işçinin bile önemi çok büyüktür. Birinin aniden ayrılması sipariş üzere alınan bir işin bitirilmesinde işverenin işi tahmin edilmeyecek derecede aksatabilecektir. Bu küçük imalatçıların çoğunlukla alternatifli çalışma imkanları yoktur. O işletmenin belirli kalifiye ustaları olup işi alırken bu ustalara çok güvenirler. Adeta bunların üzerine titrerler. Bu kişilerden bu nedenle şımaran olduğu gibi, sadık her işi kendi işi gibi görenlerde vardır. İş durumuna göre zaman zaman işten ayrılanlarda olduğu gibi yeni işe başlayanlarda olur. İşten yarılırken hem işverenin hem çalışanın çalışma zamanına göre bildirim zamanı vardır, kanunen. Mesela 6 aya kadar çalışmış olanlara ……. 2 hafta , 6 ayla 1,5 yıl arasında çalışmış olanlara 4 hafta, 1,5 yıl ile 3 yıl arası çalışmış olanlara 6 hafta, 3 yıl ve sonrası çalışmış olanlara 8 hafta gibi bir zaman içinde işçi çıkarken iş verene, iş veren çıkarırken işçiye bu zamanı ……..bildirmek durumundadır. Değilse her iki tarafta tazminat vermekle karşı karşıya kalırlar. İşveren hâksiz yere bu ihbar bildirimine uymaz ise tazminatı mahkeme kanalı ile de olsa işçi bunu alır. Ya işçi uymazsa ne olur, onun tazminat vermesi biraz zor olur herhalde! Bu durumun da işçiyi bağlamanın en iyisi bence bonservis meselesi olsa gerek.

         Bonservis en basitiyle bir işçi çalıştığı yerden çıktıktan sonra bir başka yerde çalışmak üzere gittiğinde, bir evvelki çalıştığı yerden alacağı çıkış müsaadesi ve hal tercümesidir. Dolayısı ile işe alacak işveren bunu görmesi gerekir. Bu bonservis olmadan (Yani çalıştığı yerden bu belgeyi almadan) yeni iş yeri bu işçiyi çalıştırmaması lazım ki işçi eski çalıştığı yerden ihbar müddeti Sonunda veya işverenle her iki tarafın memnuniyeti ile ayrılmış olsun. Bu olmadığı takdirde yani özellikle siparişle iş alan işverenin rakibi karşı tarafın işini aksatmak için o iş yerinin ustasını işçisini çalma durumuna girebilmektedirler. İş alınmış sabaha başlanması ve belirli zamanda bitmesi gereken işte, o işi yapacak usta veya ekip yok olmuş, işe gelmemiş, ararsın yok, sorarsın yok. Tembihlenme sonucu evi dahi bir şey söylemez. Oysa başka bir işveren biraz daha fazla ücret, hatta bazen ikna etmek için astronomik ( emsallerinden çok çok fazla) ücret verip onu işyerinde işe başlatmış olabilir. Bu işyeri elbette çok çok fazla ücret vererek işe aldığı işçiyi pek fazla çalıştırmayacaktır. Bir bahane ile de onu ayırma yoluna gidecektir. Tabii ilk etapta bunu işçi hesap etme durumunda olmayabilir. İşte bu yanlışlıkları önleyecek, yani hem işçinin sonraları karşılaşıp üzülme, hem de işverenin ilk etapta zor durumda kalmamasını sağlayacak önleyecek olan BONSERVİS durumudur diyebiliriz.

         Peki, bu durum nasıl zapturapt altına alınacaktır? Bu işin takibi tamamen iş müfettişlerine düşecektir. Bunun dışında elbette ki başta işverenin işe aldığı işçilerde bunu talep etmeleri daha sonra çıkacak problemleri çözecektir. Basit gibi görünse de Bonservis her iki taraf için( işçi ve işveren için) çok önemlidir.   

M.Zeki SAYIN

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Henüz anket oluşturulmamış.
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı