HABER AKIŞI

Ticaretle ilgili sorduk Adana Müftüsü Hasan ÇINAR cevapladı (3)

 Tarih: 21-09-2019 01:40:08  -   Güncelleme: 21-09-2019 01:42:00
Hasan Çınar

Soru: Kredi kartıyla altın satın alabilir miyim?

Cevap: Altının alım-satımı yeden biyedir. Yani o mecliste ve peşin karşılıklı hemen parayı verip altını almaktır. Eğer bu kart anında parayı satıcının hesabına geçiriyorsa akit tamamdır. Yoksa az bir müddet sonra hesaba geçse dahi caiz olmaz.

İki kısım faiz vardır;

1-Ribe’l-Fazl yani fazlalık faizi.

2- Ribe’n-Nesie yani veresiye (peşin olmayan) zaman faizi. Soru bu bölüme girer.

Örnek: Bir kimse Sarrafa gitse ve bana bir çeyrek altın sat ama parsını yarın veya bir ay sonra ödeyeyim dese ve alsa bu akit (alışveriş) caiz değildir.

Soru: Zekât, vergi olarak veya vergi, zekât olarak verilebilir mi?

Cevap: Hayır, verilmez. Vergi, devlet tarafından hem insanlara verilir ve hem de yol, köprü, okul, yurt, resmî daire vb. yerlere harcanır. Vergi vermek vatandaşlık görevidir.  Vergi oranları değişkendir.

Zekâtın ise fakirler başta olmak üzere verilebileceği belli yerler (Tövbe Suresi 60. Ayet) ve Hz. Peygamber(sav ) tarafından belirlenmiş değişmez oranları vardır. 

Örnek; ticaret mallarının kırkta biri, yani %2.5'i, kırk koyunu olduğunda bir koyun, otuz sığırda bir buzağı, beş devede bir koyun gibi nisaplarla zekât verilir.

Soru: Arsam ve evim var zekâtını verecek miyim?

Cevap: Ticaret için olan gayr i menkullerin ( taşınmaz malların) kesinlikle zekâtını vermek farzdır. Arsa, ev, dükkân gibi (Emlakların) ticareti yapılan malların zekâtını vermek farzdır.

Burada niyet çok önemlidir. Arsayı niçin aldık? Ticaret için mi? Kar etsin, satacağım, niyetiyle mi? (benzeri hallerde zekât gerekir)

Yoksa arsamın üzerine ilerde ev, dükkân yaparım veya yaptırırım veya çocuklarım değerlendirir veya yatırım olarak dursun niyetiyle alırsa zekât gerekmez. Çünkü niyetimiz ticaret değil.

Ayrıca, örneğin; bir kimsenin üç dairesi olsa zekât vermesi gerekir mi?

Eğer ev alıp-satan emlakçı ise ve varsa bir yıllık borcunu düşer ve her dairenin zekâtını verir. Emlakçı değilse kira geliri nisaba ulaşırsa…

SORU: Ben alacaklıyım. Borç verdiğim şahıs borcunu bana ödeyemiyor. Bu alacağımı zekâtıma sayabilir miyim?

CEVAP: Zekâtın geçerli olmasının şartlarından birisi “ niyet etmek”, diğeri ise “ temlik “ yani zekât malını fakirin kendisine teslim etmektir.  (Bundan dolayıdır ki toplu yemek vermeler zekâta sayılmaz. ) Bir kimse birine borç verse bir saat veya bir gün sonra verdiği borcu zekâta sayabilmesi için o malın o anda harcanmamış olup, borçlunun elinde bulunması gerekir ki kişi zekâtına niyet edebilsin.

Eğer harcamışsa zekâta sayılamaz. Caiz olmaz. Zekâtta menfaat beklenmez. Borcu ödeyemeyen kimseden parayı kurtarmak için zekâta saymak ne niyet şartına ve ne de temlik şartına uymaz. Ama kişi kendisine borcu olan şahsa zekâtını verebilir. Bununla borçlu borcunu öder, işte bu caizdir.                   

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı