HABER AKIŞI

Covit-19 teşhisli dışarı çıkanlar Cinayete teşebbüsten yargılanmalı mı?

 Tarih: 07-09-2020 01:19:47  -   Güncelleme: 19-09-2020 17:47:00
Eşref Küçükateş

Sosyal medyada, TV programlarında, açık oturumlarda yapılan sohbet ve yayınlar... Uzmanlarla, doktorlarla, profesörlerle, yapılan canlı bağlantılar... Hastalığı yaşayıp sağ kurtulanlarla yapılan söyleşiler... Sağlık Bakanının her akşam açıkladığı rakamlar ile Cumhurbaşkanı’nın her gün bir açılışta veya toplantıda yaptığı çağrılar... Belediye Başkanları ve Kaymakamların işbirliği ile ilçe genelinde yaptıkları denetim ve çalışmalar...

Bir kulağımızdan giriyor bir kulağımızdan çıkıyor.

Hasta sayısı artıyor, ölüm sayısı artıyor ama bizi hiçbirisi korkutmuyor tedbir ve tavsiyelere uymamızı sağlayamıyor.

Bu durumda toplumun bu tavrında etken olan ne? Neden böyle davranıyoruz diye tespit ve teşhis koyacak ve bu teşhise göre yaptırım uygulayacak bir kurum maalesef yok.

Ve maalesef psikolojik bozukluk işlenen suçun ardından serbest kalmak ve affedilmek için önemli ve yeterli bir neden.

Psikolojim bozuktu demeniz bile yeterli serbest kalmak için… Yeterli olmadığı durumlarda ise sevk edildiğiniz psikologdan bir rapor almanız size ölene kadar suç işleme özgürlüğünü kazandırmak için yeterli.

Psikolojik bozukluk konusuna niye girdiğimi merak ediyor olabilirsiniz. Fakat bu ülkemiz ve toplum barışı sosyal hayat ile insan ilişkilerinde en önemli sorun olmaya devam ediyor fakat bu soruna değinen toplumun akıl sağlığı ile ilgilenen ve bunun tedavisi için yaptırım ve çözüm önerileri sunan kimse yok.

Bir yerde okumuştum dünyadaki tüm toplumların en az  %15’inde kişilik bozukluğu başta olmak üzere psikolojik sorunlar taşıyan bir kitlesi vardır. Bu oran bazı toplumlarda iki misline kadar çıkmaktadır. Toplumun tamamında da bazı durumlarda ortaya çıkan kişilik ve psikolojik sorunlar kesinlikle mevcuttur.

Her insanın her an bir kişilik ve psikolojik bozukluk travması yaşayacağı gerçeğini hiçbir zaman unutmamamız gerekmektedir.

Çok güvendiğimiz çok inandığımız, akıl ve zekâsından, inceliğinden, kibarlığından ve nezaketinden hiçbir zaman şüphe duymadığımız ve son derece saygın bulduğumuz kişilerde bile bu davranış bozuklukları ve travmaların olabildiğini iyi gözlemlersek görebiliriz.

Bu kişilik ve davranış bozuklukları ile psikolojik sorunlar son günlerde insanların hangi hal ve hareketlerinde gözlenmekte, toplumumuzda bu özellikleri taşıyan kişiler hangi davranışlarıyla öne çıkmakta, sosyal medya ve haberlere konu olurken ülkeyi yönetenlerin uyarı ve ikazlarına hedef olmakta.

Hepiniz cevabı çoktan verdiniz. Asrın vebası günümüzün en tehlikeli ve hızla yayılan salgını için ısrarla söylenen tedbirlere uymayanlar.

Evet, makam, mevki yaşam biçimi ne olursa olsun MASKE-MESAFE-HİJYEN kuralına uymayanların hepsi toplumun sorunlu bireyleri.

Mesela; Maske takmadan binemezsin diyen otobüs şoförüne saldıran kişide, şoför dayak yerken onları seyreden diğer yolcularda bu kitleye dâhil...

Başka acı bir örnek; Düğününe kimse gelmeyecek diye, testleri pozitif çıktığını kimseye söylemeyen annede bunu bildiği halde o düğünü ertelemeyen veya iptal etmeyen gelin damat ve tüm aile bireyleri de bu kitleye dâhil...

Maalesef sağlık bakanının açıkladığı rakamları göre göre maske takmayanların tamamı bu kitleye dâhil... Ancak ıslandığı için değiştirmesi gereken fakat yanında yedek maskesi olmadığı için takmayanlar, maske almaya parası olmadığı için takmayanlar, yanına almayı unuttuğu için takmayanlar ve başka sebeplerle maske takmamış olanlar da olabilir.

Kaç kişiyi oldu uyarıyorum maskesi var sağ koluna takmış, kavga çıkar mı acaba korkusu ile tüm cesaretimi toplayarak affedersiniz bir şey söyleyebilir miyim diyerek tüm incelik ve kibarlığımla yaklaşıyorum kişiye elbette buyurun diyor. Maskeyi sağ kolunuza takmışsınız hâlbuki onu sol kolunuza takmanız lazım, acaba ben mi yanlış biliyorum diye söylediğim onlarca kişi oldu. Çok acıdır espriyi ve kinayeyi anlamayan o kadar çok ki maskeyi o kolundan çıkartıp diğerine takıyor...

İşin şakası bir tarafa maskeye ve hijyen ürününe en kestirmeden herkesin ulaşması lazım…

Mesela; Kurumlar promosyon ve hediye olarak bu ürünleri vermeli… Alım gücü olmayanlar için askıda ekmek gibi askıda maske, askıda kolonya, askıda hijyen temizlik malzemesi devri başlaması lazım…

Mesela; Otobüs şoförleri, Minibüs Şoförleri, Taksi Şoförleri eliyle veya gemilerdeki büfelerden gişelere duraklara kadar maske ve hijyen ürünleri satılmalı veya olmayanlara hediye edilmeli...

Neden; Öğretmenler öğrencilerinin evine gidip anlatmıyor?

Neden; Aile hekimleri sorumlu oldukları aileleri gezmiyor?

İçinde % 30’a yakın problemli kişilerin yaşadığı bu toplumun sorunlu sorunsuz ayrım yapmadan ulaşmalı ve toplum sağlığı için kurallar tekrar tekrar anlatılmalı.

Polis, zabıta kesinlikle tüm yetkiyle donatılmalı ve maske takmayanlar yüksek miktarda para cezasına çarptırılırken kimliklerine ehliyet cezasında olduğu gibi gerekirse el koyularak sokağa çıkması yasaklanıp evden çıkması 3 gün 5 gün kısıtlanmalı.

Takmamakta ısrar edenler 3 gün 5 gün psikolojik tedaviye alınmalı… Eğer yaptırımların içinde bu uygulama olmazsa bu mücadelenin bir ayağı kesinlikle eksik kalacaktır.

  Bu yazı 4633 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Henüz anket oluşturulmamış.
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı