HABER AKIŞI

Elhamdülillah… Hiçbir şeyimizi kaybetmemişiz!

 Tarih: 29-07-2016 15:47:00  -   Güncelleme: 17-01-2017 01:27:00
Eşref Küçükateş

Her olayın sonuçlarındaki hayrı da, şerri de verenin Allah olduğuna hepimiz inanıyoruz…

Allah CC bir Ayeti Kerimesi’nde sizin şer bildiklerinizde hayır, hayır bildiklerinizde şer olabilir demektedir…

Bu uyarı bize bir kulluk vazifesi öğütlemektedir. Bu da, milletçe veya fert olarak bizi bulan bir belada hayır olabileceğini düşünerek Allah’a şükretmekten geri durmamız gerektiğidir.

O halde, bu uyarı ve ikaz bizim genel anlamda şer olarak gördüğümüz darbenin içinden onlarca hayır çıkabileceğini düşünerek Allah’a şükür etmek, belaya sabretmek ve sabırla direnerek bertaraf etmeye çalışmalı ancak içinden çıkacak hayırları da görüp yakalamalıyız.

Bu hayırlar bizim, milletimizin, ülkemizin ve geleceğimizin menfaatine olacak şekilde hayatımızda uygulama ve tatbik etme alanını da kolayca bulmalı.

Darbede hayır olur mu? diyenler için Allah’a şükrederek darbenin içinden çıkabilecek hayırları sıralamak istiyorum…

Birincisi, kendi içimizde onlarca parçaya bölünmüş gözüküyorduk, siyasi partiler yüzünden, hemşericilik ve ırkçılık yapanlar nedeniyle, bayanlarda açık kapalı ayrımı yapılıyordu, Alevi-Sünni, Türk-Kürt ayrımcılığı sürekli kaşınıyor insanlarımız birbirine düşürülmeye çalışılıyordu.

Bunlar yetmiyor imam hatipli-akademik liseli ayrımıyla gençlerin geleceği adaletsizce yok ediliyordu,

Kur’an öğretimi 15 yaşından sonra yapılması kanunlaşmıştı…

Televizyon dizileri gençleri hazırcılığa, çalışmadan para kazanmanın yolarını aramaya sevk ediyor, ahlak ve aile yapısının temeline dinamitler yerleştiriyordu…

Tüm bunlara dur diyen ve durdurmak için çaba sarf eden bir anlayış 2002 yılında iktidara geldiğinde bu çalışmaların boyutu ve mecrası değişmiş, Türkiye’deki terör doruk noktaya çıkarılmıştı. Hem güney doğuda hem de büyük şehirlerde Teröre çok sayıda şehit veriyor ancak isyan etmiyorduk.

Bomba yüklü araçlarla,  canlı bombalarla, onlarca canımızı alanlarda bizi yıldırmıyordu…

Çünkü şehitlerin bu ülkenin tapusu olduğunu biliyorduk…

Ancaaak, ciddi olarak bir sohbete oturduğumuzda, aile yapısı bitti, gençlik elden gitti, din-iman kalmadı, Ahlak sıfır, anne-babaya saygı kalmadı, Kur’an elden gitti diye hayıflanıyor bir savaş olsa vatanı savunacak genç bulamayacağımızı söylüyorduk.

Birbirimizle uğraşıyor, verdiğimiz sözü tutmuyor, kar etmek için aldatmak gerektiğine inanıyorduk.

Siyasi Partilerde, Derneklerde, Odalarda, Kamu kurum ve kuruluşlarında, holdinglerde, şirketlerde, başarılı olmanın, yükselmenin tek çaresinin karalamak, iftira atmak olduğunu sanmaya başlamak…

Kazanmak, yaşamak ve yükselmek için yok etmek, dışlamak, aynı görevlerde daha önce bulunanları yok saymak, daha sonra gelebilecek olanların önünü tıkamak, çok işimiz var diyerek, bitmeyen toplantıları bahane ederek halkla ilişkiyi sınırlandırmak…

Demokrasiyi ve vatanı kurtaran yiğitlerin bir gün gelip hayatlarını ve makamlarını kurtaracağını hesap etmeden yaşamaya ve bu devranın devam etmesinin böyle davranmaya bağlı olduğuna inanmak ve uygulamak…

Birbirimizden koptuğumuzu düşündüğümüz, güven ve bağlılığımızın bittiğini düşündüren bir sürü söylem, olay ve davranışlar ile hiçte tasvip edilmeyen bunları bize empoze edenler, bize söyletenler, beynimize nakşedenler, bizi buna psikolojik olarak hazırlayanlarda artık çürüdüğümüzü düşünüyor buna inanıyor ve böyle olduğumuza inandıkları için de ülkemiz üzerine çeşitli planlar hazırlıyor ve uygulamaya koyuyorlardı.

15 Temmuz işgal girişimi uyulamaya koydukları en son ve en kanlı eylem oldu…

Ama onların bilmediği, bizimse kaybettik sandığımız tüm değerleri kaybetmediğimiz o gece ortaya çıktı.

Bizi bölememişler tek yumruk olmuştuk, tüm etnik kökenler, tüm Türkiye milleti bir olmuş tüm farklılıkları Vatan aşkı ve Demokrasi sevdasıyla tek amaç için sokaklara meydanlara dökülmüştü.

15 Temmuz gecesi Kur-an’ın elimizden gitmediğini, Vatan için, Millet için, Demokrasi için ölmeye hazır milyonlar olduğunu gördük.

Bu durum bizim yüreğimize su serpti, kendimize güvenimiz geri geldi, kaybettik sandığımız değerleri kaybetmediğimizi görmek bizi birbirimize kenetledi…

Türkiye’nin her yerinde tutulan gece nöbetleri ile birbirimize olan sevgimiz, muhabbetimiz arttı, bizim için şehit olan, yaralanarak gazi olan Milletimin vatansever kesiminden kardeşlerimizin kendilerini feda ediş hikâyeleri ile moral bulduk, cesaretlendik, onların sayesinde birbirimize daha da kenetlendik.

Gece nöbeti tutanların hepsinin her an şehit veya gazi olmaya hazır olduğunu bilmek ise birbirimizi daha çok sevmemize, birbirimize bundan sonra daha çok muhtaç olduğumuzu anlamamıza neden oluyor.

Birde 15 Temmuz akşamı marketlere, ATM’lere koşanlar var. Galibiyetimizden emin olduktan sonra bizde vatanseveriz, demokrasi aşığıyız, cumhuriyetçiyiz diyerek son bir haftadır aramıza karışanlar var. Aramıza hiç karışmayan saçları rengarenk boyalı olanlar, vücudunu elbise yerine dövme ile örtenler, kulağında burnunda zincirler taşıyanlar var ki onları ne 15 Temmuz gecesi nede nöbetlerde görmek mümkün değil.

Bu gibi kişilerin Demokrasi adına diledikleri gibi yaşamaları içinde savaşmış oluyoruz maalesef. Bunlar Down sendromlu insanlar gibidirler, Engelli vatandaşlarımız sayılırlar biz onları da hoş görüyoruz üstelik Rehabilite edilmelerini de sağlamamız gerektiğine inanıyoruz.

Yeniden İnşa Derneği olarak bu yitik nesli tekrar kazanmak için üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Her türlü Darbeye karşı olduğumuzu Demokrasi’nin ve Türkiye Milletinin yanında tüm değerlerini, muhafaza etmek için durduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz.

Allah C.C ‘ün bir hatırlatması ile yazımızı sonlandıralım…

"Onlar sizi gözetleyip dururlar. Eğer Allah tarafından size bir zafer nasip olursa: "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet kâfirlerin zaferden bir payı olursa: (Bu defa da onlara): "Size üstünlük sağlayarak sizi mü'minlerden korumadık mı?" derler. Allah, kıyamet gününde aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü'minlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir." Nisâ Sûresi, 141. Ayet

  Bu yazı 7251 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Henüz anket oluşturulmamış.
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı