HABER AKIŞI

EĞİTİM, SAĞLIK ve GENÇLİK

 Tarih: 14-02-2018 01:12:32
Dr. Hüseyin Emin SERT

Eğitim, sağlık ve gençlik, fert ve milletlerin geleceğini garanti altına alan üç temel değerdir.  Bu değerler ihmal edilirse, günlük hayatta yaşanan problemler katlanarak devam eder. Kalifiye ve piyasanın ihtiyacına uygun sağlıklı eleman yetiştiremeyenler, işsizler ordusuna ekleme yapmaktan öteye geçemez. KPSS mağdurları ve teşebbüs gücü olmayan gençler; bu açıdan ele alınmalı, milli ve yerli teşebbüs anlayışı hayatın tamamına yansıtılmalıdır.

Eğitim kurumlarının yanında aileler, sivil toplum kuruluşları ve çevre de eğitimde önemli bir yere sahiptir. Aile içindeki etkileşim ve terbiye sistemi, kişiyi değerler ve hayata bağlayabileceği gibi, ailesiz çocuklarda olduğu gibi kültürel değerlerden uzaklaştırabilir de. Aile ve çevre, gençler üzerinde psikolojik ve sosyolojik yönden etkili olduğu gibi, dinî değerler kazandırma yönünden de önem arz eder.

Eğitimin temel amacı; öğrencilerin yeteneklerini keşfedip geliştirecek ortam ve teknikleri hazırlamak, bunun için gerekli olan bilgi ve beceriyi vererek, kişisel bütünlüğe ulaşmış insanlar yetiştirmektir.

Aile; ilk yıllarda çocuğun bakımı, korunması, kollanması kadar, ileriki yaşlarda sağlam ve tutarlı bir kişilik kazanmasından da sorumludur. Bireylerin sağlık ve hastalık karşısındaki tutum ve davranışları da, ait oldukları toplumun değer yöneliminin bir sonucudur. Bu doğrultuda gelişen sağlık kültürü, temel sağlık bilgilerini algılama, hizmetleri alma ve bilinçlenmenin de yolunu açar.  

WHO Dünya Sağlığı teşkilatının sağlık tarifi beden, ruh ve sosyal sağlığa atıfta bulunmaktadır. Ancak pratik hayatımızda beden sağlığı içler acısıdır. Ruh sağlığına deli yaftası vurulmakta ve sosyal sağlık kavramından hiç bahsedilmemektedir. Hıfzu’s-Sıhha, sağlığı koruma ve koruyucu hekimlik hayat felsefesi haline gelmelidir.

Eğitim, gelişim ve sağlık açısından, toplum içerisindeki en riskli gruplardan biri, ergenlik ve gençlik dönemindeki bireylerdir. Zira gençlik dönemindeki sağlık, bedeni olmaktan ziyade ruhsal ve sosyal sağlık boyutuyla ilgilidir. Çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemi olarak adlandırılan bu dönem kendine özgü birçok sorunu içermektedir.

Gençlik; gelişme, kişisel olgunlaşma ve hayata hazırlık dönemidir.  Bağımsız davranma çabasında olan gençlerin; karar, ilişki, tutum ve davranışlarındaki bilinçlilik ve duyarlılık düzeyi, sağlıklı gelişim özelliklerini belirler. Gençlik döneminin en önemli özelliklerinden biri, gözü kara olarak riskli davranışlara yönelmedir.

Oldukça fırtınalı ve gerilimli bir dönemde bulunan gençlere hayatlarına anlam katacak bilgiler verilmeli, tutum ve deneyimler kazandırılmalıdır. Belirlediği hedef ve ideallere sıkı sıkıya bağlı olma potansiyeline sahip gençlere, sağlıklı yaşama ideali de kazandırılmalıdır.

Üniversiteler, toplum ve ekonominin ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştiren kurum olmanın yanında birer araştırma merkezi gibi işlev görmelidir. Bu özelliklerinden dolayı yükseköğrenim kurumları, ülke kalkınması ile doğrudan ilişkili bir misyonu da yerine getirmelidir.

Özellikle gençlerde görülen, sosyo-kültürel patolojik davranışlar, ahlak anlayışının ve değer yargılarının yeterince gelişmemesinden kaynaklanmaktadır. Ahlak eğitimi, bireylere yalnızca belli değer yargılarını öğretmek değildir. Bireylerin doğal davranışlarını daha olgun temellere dayandırmaları için desteklenmelerini de amaçlar. Üretken, millî ve yerli bir nesil için; bedenî, ruhî, duygusal ve sosyal sağlığı dikkate alan bir eğitim formatı oluşturmak gerekir.

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Henüz anket oluşturulmamış.
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı