HABER AKIŞI

COVİD19 SÜRECİNDE İŞVEREN VE ÇALIŞANLARIN HAKLARI

 Tarih: 03-04-2021 23:36:50  -   Güncelleme: 03-04-2021 23:42:00
Av. Aybike ÖZER

Ülkemizde Mart 2020 tarihinden itibaren köklü değişiklikler yaşanmaya başlamıştır. Öncelikle de değişiklik iş yaşantımızla başlamıştır. Öncelikle Covid 19’un ülkemizde ilk olarak başladığı Mart 2020 tarihinden itibaren çok kısa bir süre içerisinde çalışanlar evden/uzaktan çalışmaya başlamışlardır. Hatta geçtiğimiz bir yıl içinde iş yerine dahi gitmesine gerek kalmadan çalışmalarını sürdürebilmiş çokça çalışan bulunmaktadır. Uzaktan çalışma modeli kimi çalışmalar için uygun iken işin niteliği gereği bizzat iş yerinde bulunması gereken çalışanlar söz konusudur ki özellikle de mavi yaka çalışan dediğimiz işçiler bu dönemde adeta hem virüs ile mücadele etmiş hem de belirsizlik sürecinde çalışmalarını sürdürmeye gayret etmişlerdir.

 

İşverenlerin, TBK 417. maddesi ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli önlemleri almak, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamak ve mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması yükümlülükleri bulunmaktadır. İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden çalışanların çalışma ortamında maruz kaldığı risklerin belirlenmesine yönelik gerekli kontrol ve incelemelerin yapılmasını sağlamakla yükümlü olduğundan korona virüsünün oluşturduğu durum itibariyle, riskli durumda bulunan çalışanından sağlık kontrolü talebinde bulunabilir pozisyondadır.

 

İşveren korona virüsün bulaşmasını engellemek için işyerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almazsa işçilerin çalışmaktan kaçınma ve sözleşmeyi feshetme hakları bulunmaktadır. Ayrıca işverenlerin işyeri kapatılması, idari para cezası ve TCK’na göre cezai sorumlulukları da söz konusu olacaktır.

 

Yine bu süreçte çalışanların da diğer çalışanların iş sağlığı ve güvenliğini sağlama amacına yönelik olarak iş birliği yapma ve sadakat yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu nedenle, şüpheli konumda olan veya semptomları bulunan çalışanların durumu ivedilikle işverenlerine bildirmeleri gerekir. Nitekim Türk Borçlar Kanunu 346. Maddesi de çalışanın sadakat borcundan bahsetmiş ve çalışanın yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorunda olduğunu belirtmiştir.

 

Pandemi sürecinde istihdamın korunmasını sağlamak için yürürlüğe konulan işten çıkarma yasağı ilk olarak 16 Nisan 2020 tarihinde yürürlüğe konulmuş çalışanların iş veya hizmet sözleşmelerinin, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller, iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, iş yerinin faaliyetinin sona ermesi, işin sona ermesi halleri dışında, 3 ay süreyle işveren tarafından feshedilmesi yasaklanmıştı.

 

Yasağın ardından 3 ayda bir yenilenen ve bugüne kadar gelen İşten çıkarma yasağı son olarak Resmî Gazete'de yayımlanarak 2 ay süre ile daha uzatılmış ve şu an için 17 Mayıs 2021 tarihine kadar işten çıkarma yasağı devam etmektedir. Yasağa rağmen işten çıkartan işverenler ise işçilerin işverene İş Kanunu kapsamında açacakları davalar haricinde cezai yaptırıma da tabi tutulacaktır.  İşveren yasağa aykırı olarak fesih yapar ise fesih tarihindeki brüt asgari ücret tutarında idari para cezası ile cezalandırılacak ve 2021 yılı tamamlanana kadar her bir haksız fesih için işveren 3 bin 577 lira para cezası kesilecektir.

 

Bazı iş yerlerinde iş tamamen durmuş bazılarında ise azalmıştır.

Böyle iş yerleri için de kısa çalışma gündeme gelmiştir. Kısa çalışma kavramı ise ilk olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 65. maddesinde düzenlenmiştir. Daha sonradan yapılan değişiklik ile düzenleme İş Kanunu’ndan kaldırılarak 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek 2. maddesine alınmıştır. 6111 sayılı Kanun ise kısa çalışmanın uygulama alanını genişletmiştir. Bu doğrultuda, kısa çalışma ve kısa çalışma ödeneği hakkında yönetmelik yayınlanmıştır.

 

Yönetmelikte belirtildiği üzere Kısa çalışma talebi ile çalışan işçilerin bilgilerinin İŞKUR’a bildirmek gerekir. Bu şekilde talepte bulunduktan sonra kabul edilirse bu durumda çalışanlar 3 ay müddetçe İŞKUR tarafından ödenek verilir. Bu hususun tespiti için İŞKUR müfettiş görevlendirir. İşverenin belirttiği gibi gerçekten durma, faaliyetin kısıtlanması söz konusu mu bu husus hakkında rapor düzenlenir.  İŞKUR tarafından verilecek ödenek son bir yıldaki çalışanın brüt ortalama kazancının %60’ını geçemez. İşkurun resmi internet sayfasında kısa çalışma ödeneğine başvuru detayları ve koşulları belirtilmiş tüm çalışanlar ve işyerleri de burada yazan bilgiler doğrultusunda istenilen belgeleri temin ederek bu destekten faydalanmışlardır. Kısa çalışma ödeneğinden faydalanma koşulları da İşkurun resmi internet sayfasında yer almış başvurular online gerçekleşmiş, pandemi döneminde süreç iş yeri denetimine de gerek kalmadan belgeler üzerinden onaylanmıştır.

 

Kısa çalışma koşullarını sağlamayan işçiler ve iş yerleri için ücretsiz izin gündeme geldi ve çalışanlara devlet desteği olarak işsiz kaldığı süre boyunca 1324 TL’lik bir ücret devlet tarafından ödenmesi söz konusu oldu. Şu durumda hala yalnızca bu ücreti alan ve son olarak 31 Mart 2021 tarihinde son bulan kısa çalışma ödeneği uygulaması yüzünden bu tarih itibariyle de ne yazık ki bazı işçiler bu 1324 TL’lik işsizlik maaşı ödemesini almaya devam etmek zorunda kalacaklardır.

  Bu yazı 1251 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Henüz anket oluşturulmamış.
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı