bursa escort görükle escort bayan

bursa escort görükle escort

marketingfutbol.club bonus veren siteler bahis siteleri
HABER AKIŞI

Vakıf Katılım Genel Müdürü ve TKBB Başkanı İkram GÖKTAŞ: “Katılım Bankalarının 2025 yılı hedefi yüzde 15’lik pazar payına ulaşmak”

 Tarih: 26-12-2021 00:37:45
Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Vakıf Katılım Genel Müdürü İkram GÖKTAŞ ile Katılım Bankaları’nın Türkiye Ekonomisinde 2021 yılı sonuna kadar oynadığı, 2022 yılı ve sonrasında üstleneceği rol ile Türkiye’nin Yeni Ekonomi Modelinde oynayacağı rolü Esnaf Bülteni Dergisi okurları ve İş dünyası için konuştuk.

Katılım bankaları 2022 senesinde nakdi finansman ve toplanan fon kalemlerinde %20’nin üzerinde bir büyüme kaydedecek.

Türkiye’nin Yeni Ekonomik Modeli’nin tartışıldığı ve piyasaların ve Ekonomide önemli rol oynayan aktör ve argümanların buna uyum için neler yapması gerektiğinin konuşulduğu çeşitli vakıf ve derneklerin üyeleriyle ve yönetim kurullarıyla çözüm üretmek ve katkı sunmak için toplantılar yapıp kararlar açıkladığı 2021 yılı Aralık ayında yaptığımız bu röportajın Türkiye’nin üretim, istihdam, büyüme, ekonomi ve iş dünyasına katkısı olması ışık tutması Esnaf Bülteni Dergisi olarak en büyük temennimizdir.

TKBB Başkanı olalı henüz 6 ay gibi kısa bir süre oldu ancak daha önce de Yönetim Kurulu üyesi idiniz.  Katılım bankacılığının gelişimi için nasıl bir yol haritanız var?

Katılım finans sisteminin ülkemizde daha da güçlenerek hak ettiği noktaya gelmesi için Birlik koordinasyonunda, üye katılım finans kuruluşları ve sektör paydaşlarıyla yoğun mesailer gerçekleştiriyoruz.  Yaptığımız çalışmalar neticesinde gelecek için; iletişim, ekosistem, ürün çeşitliliği, standartlar & yönetişim, dijital ve yetkinlik inşası olmak üzere 6 temel stratejik hedef belirlemiş bulunuyoruz.

Bu stratejiler kapsamında ortaya koyacağımız çalışmalarla, son dönemin arz ettiği her türlü zorlu piyasa koşulunda ve konjonktürde dayanıklılığını defalarca ispat etmiş, müşterileri için güvenilir bir liman ve iş ortağı olan sektörümüzün piyasa varlığını ve iddiasını geleceğe güçlü bir şekilde taşıması kaçınılmazdır.

Özellikle büyüme ve kârlılık odaklı bir yaklaşımdan paydaş odaklı, değer üretimine doğru kayan bir çalışma anlayışının giderek benimsendiği günümüz dünyasında, çalışma felsefesi gereği sahip olduğu varlıklarını toplumun ve ekonominin tamamı için değer üretmeye kanalize eden sektörümüzün en büyük itici gücü kuşkusuz teknolojiye yapılan yatırım olacaktır.

İslami FinTek raporlarına yansıyan verilere göre ödeme sistemleri, dijital cüzdan, yapay zekâ, robo-danışmanlık, blockzinciri, kitlesel fonlama, açık bankacılık, varlık yönetimi, fon toplama ve alternatif finansman yöntemleri konularında İslami finansal teknolojilere gerçekleştireceğimiz yatırımlar, 2025 için belirlediğimiz yüzde 15’lik pazar payı hedefimize ulaşmamızı kolaylaştıracaktır.

Katılım Bankalarının Finans piyasasındaki payının %7,5 civarında olduğunu biliyoruz, 2022 yılı hedefleriniz nelerdir?

İstikrarlı bir şekilde büyüyen ve küresel piyasalarla yakın iş birliği içerisinde çalışan sektörümüz pandeminin tüm olumsuz etkilerine rağmen faaliyetlerine hiç ara vermeden devam ederek, oldukça başarılı finansal sonuçlara imza attı. Sektörümüz 2021 yılı Ekim ayı itibarıyla aktif büyüklüğünü 555,2 milyar TL’ye ulaştırdı. Böylelikle, geçtiğimiz yıl %7,16 seviyesinde olan sektör aktif pazar payını, Ekim ile birlikte %7,53’e taşıdı. Yılın ilk on aylık döneminde nakdi finansman hacmi yılbaşına kıyasla %22,5 artış ile 313,1 milyar TL’ye; toplanan fon hacmi %30,5 artışla 419,1 milyar TL’ye yükseldi.

2022 yılında ise pandeminin etkilerinin azalmasıyla ekonomik sistemde hızla iyileşme beklentileri var. Bu da başta ticari krediler olmak üzere tüm finansal ürünlerde hareketlilik yaşanmasını sağlayacaktır. Ekonomik indikatörlerin kaydettiği pozitif ivmenin sürdürülmesi, üretim ve yatırım koşullarının iyileşmesi, reel sektör aktivitesindeki canlanmanın etkileriyle, katılım bankalarının 2022 senesinde hem nakdi finansman hem de toplanan fon kalemlerinde ortalama %20’nin üzerinde bir büyüme kaydedeceğini öngörüyorum.

Ataşehir’de kurulan Finans Şehrinin Katılım Bankacılığına katkısı ne yönde olur?

Ülkemizin uluslararası finansın merkezi olma yönünde hedefi ve bu hedef doğrultusunda yürüttüğü birçok faaliyet var. Yurt dışından daha fazla yatırımcıyı çekmek ve bölgesel bir finans merkezi haline gelmek amacıyla yürütülen bu faaliyetlerin en önemlisinin de İstanbul Finans Merkezi için atılan adımlar olduğunu söylemek mümkün. İstanbul’un Uluslararası Finans Merkezi olması için müthiş bir potansiyeli var. Asya ile Avrupa küresel finans ağırlıklarının tam ortasında yer almamız, sahip olduğumuz kültürel miras, jeopolitik konum, ekonomik büyüklük ve hinterlant ile hâlihazırda katılım finans merkezi olmak için birçok şartı karşılıyoruz. Dünyaca ünlü fonları ve yatırımcıları çekmesi planlanan Merkezin, katılım finans siteminin sürdürülebilir bir büyüme yakalamasına doğrudan büyük katkıları olacaktır.

Finans sektöründe dijital dönüşüm konusunda önümüzdeki yıl ne gibi gelişmeler olacak?

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de klasik bankacılık, dijitalleşmenin getirileriyle önemli değişime uğradı. Dolayısıyla bankaların ilerleyen süreçlerde dijitalleşme yolculuğunda geri kalmamak adına fintech’ler ve start-up’larla yola devam edeceklerini düşünüyorum.

Uluslararası pazar araştırma şirketi Global Market Insight tarafından yapılan araştırmaya göre, dijital bankacılık pazarı 2026 yılına kadar piyasa değerini 12 trilyon doların üzerine taşıyacak. Dijital bankacılık pazarının günümüzdeki piyasa değeri ise 8 trilyon dolar olarak tahmin ediliyor. Bu araştırma 5 yıl gibi kısa bir sürede pazarın yüzde 50 büyüyeceği anlamına geliyor. 

Önümüzdeki dönemde sektörümüzün özellikle Büyük Veri ve Veri Analitiği, Yapay Zeka (AI), Makine Öğrenimi (ML) ve Robotik Süreç Otomasyonu (RPA), Blokzinciri ve Siber Güvenlik Uygulamaları gibi yeni nesil teknolojiler alanlarına daha çok odaklanacağını öngörüyorum.

2021 Vakıf Katılım için nasıl geçti? Bu süreçte hangi ürün ve hizmetleri devre aldınız?

Vakıf Katılım olarak son derece başarılı bir seneyi geride bıraktık. 2021 yılının üçüncü çeyreği sonunda aktif büyüklüğümüz bir önceki yıla göre yüzde 37,7 artışla 73,2 milyar TL’ye, topladığımız fonlar ise yüzde 27,4 artışla 50,04 milyar TL’ye ulaştı. Gerek güçlü fonlama kaynaklarımız gerekse öz kaynaklarımızla reel sektöre desteğimizi artırarak nakdi ve gayri nakdi toplamda 55 milyar TL fon kullandırdık.

Geçtiğimiz günlerde de bankacılık sektöründe bir ilke imza atarak yeni nesil dijital ödeme yöntemi Garantili Fon Transferi’ni uygulamaya aldık. Garantili Fon Transferi (GFT), işletmelere ticari mal ve hizmet alımlarından doğan vadeli nitelikteki ödemelerini Vakıf Katılım garantörlüğünde yapmalarını, alacaklı işletmelerin ise hesaplarına gelen GFT’yi vadesini beklemeden dilediği miktarda dilediği sayıda bölerek ödemelerini daha güvenli ve kolayca gerçekleştirmelerine imkân sağlıyor.

GFT ürünümüzle vadeli mal ve hizmet alımı yapan firmaların tahsilat riskini azaltmak ve atıl olarak bekleyen vadeli alacağını herhangi bir ilave maliyete katlanmadan, gayri nakdi finansman maliyetiyle, bugünden diğer ticari ödemelerinde kullanmasını sağlıyoruz. İşletmeler böylelikle, vadeli alacaklarına satın alma gücü kazandırarak daha güçlü nakit yönetimine kavuşuyor. Esasen GFT’yle işletmelerin nakde olan ihtiyacını azaltıyor ve ülke ekonomisine pozitif katkı sağlamayı amaçlıyoruz.

Diğer yandan ekonomimizin bel kemiği olan KOBİ’lerimiz için önemli çalışmalar gerçekleştirmeye devam ettik. Bu kapsamda; Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Organize Sanayi Bölgeleriyle kapsamlı iş birlikleri yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri ile 225 milyon TL’lik bir finansman hacmi oluşturarak, bölgesel kalkınmayı ve büyümeyi destekledik.  Ayrıca, ülkemizin milli değerlerinin ortaya çıkarılması ve yerli üretimin daha da artması için Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü’yle bir iş birliği yaptık ve ‘Kâr Payı Destekli Faizsiz Finansman Modeli’ni hayata geçirdik. 

Hedefimiz 2022’de aktif büyüklükte ve nakdi finansmanlarda sağladığımız güçlü büyümeyi sürdürerek, pazar payı kazanımımızı artırmaktır. Makroekonomik iklimin hızla toparlanmasını ve yüksek faiz ortamının giderek gerilemesini beklendiğimiz önümüzdeki dönem, sektör için daha verimli üretimi mümkün kılacaktır. Toplumumuzun refahı için tüm kaynaklarımızı seferber edecek, daha güçlü bir Türkiye hedefiyle çalışmalarımıza devam edeceğiz.

  Bu haber 27708 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Röportaj HABERLERİ
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı