HABER AKIŞI

KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN BİLİNMEYENLERİ

 Tarih: 20-11-2016 21:49:00  -   Güncelleme: 25-11-2016 20:25:00
Yapı-Endüstri Merkezi’nde düzenlenen "Kentsel Dönüşümün Bilinmeyenleri" konferansında konuşan Dr. Özdemir Sönmez, İstanbul’un nüfus artışına vurgu yaparak, “İstanbul’un şu anda yerleşim sınırları sabitlendi. Kuzeyde ormanlar, güneyde deniz, su havzaları ve tarım toprakları var. Nüfus daha da artarsa yerleşim alanlarını büyütürüz diyemiyoruz” dedi.

Winsa ve Kalekim sponsorluğunda Türkiye Müteahhitler Birliği, Urban Land Institute (ULI) Türkiye ve Yapı-Endüstri Merkezi (YEM) işbirliğiyle düzenlenen konferansta ilk sözü ULI Türkiye Başkanı Ayşe Hasol Erktin aldı.

Erktin, kentin toprağını verimli kullanmak için paydaşlarla ortak akıl yürütmeyi planladıklarını ifade ederek, konferansta kentsel dönüşümde şimdiye kadar düşünülmeyenleri masaya yatırmayı planladıklarını kaydeden Erktin, paydaşlarla kentsel dönüşümde şimdiye kadar ne tür hatalar yapıldığını ve bu sürecin toplumun lehine nasıl geliştirebileceğini de tartışacaklarını belirtti.

“Güvenli binalar konusunda olmamız gereken seviyede değiliz”

Kalekim’in Proje, Satış ve Kanal Geliştirme Müdürü Altuğ Tezel, Kalekim’i anlatarak sözlerine başladı. Ardından Türkiye’deki yapı stoğundan bahseden Tezel, Türkiye’de bulunan yaklaşık 6 buçuk milyon konutun güvenli olmadığını açıkladı. Tezel, yeni yapılan yapıların depreme dayanıklı olması gerektiğinin artık bilindiğini ifade ederek, planlanan yeşil binalar ile güvenlik kavramının yanından tasarruf ve sürdürülebilirlik kavramının da öne çıktığına vurgu yaptı. Tezel, inşaat sektöründe önemli gelişmelerin kaydedildiğini belirterek, “güvenli binalar konusunda olmamız gereken seviyede değiliz. Bu anlamda kentsel dönüşüm fırsatını iyi değerlendirmemiz lazım. Kentsel dönüşüm güvenli konutlarda yaşam ile beraber yaşam kalitesini de arttıracak” şeklinde konuştu.

“İstanbul anormal şekilde büyüyor”

İstanbul’da, Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi, UCLG-MEWA GOLD III Türkiye Koordinatörü Dr. Özdemir Sönmez, ‘Yoğunluk-Planlama’ ile ilgili bir konuşma gerçekleştirdi. Sönmez konuşmasına “yoğunluğu” anlatarak başladı. Sönmez kent bilimciler açısından yoğunluğun hektar başına düşen kişi sayısı olduğunu anlatarak, yoğunluğun arsa maliyetlerine yansımasından bahsetti. Sönmez, göç ile meydana gelen nüfus artışının yaratığı yoğunluğun kontrol edilebilmesi üzerine kafa yormaya başladıklarını belirterek, arz-talep dengesizliğinden kaynaklı yoğunluğun da yaşanabildiğine dikkatleri çekti.

Arsa değerinin, kentsel mekanlarda yoğunluğu arttıran önemli unsurlardan biri olduğuna dikkatleri çeken Sönmez, merkezde bulunan arsaların değerinin diğerlerine oranla daha yüksek olduğundan bahsetti. Sönmez New York, Londra, Meksiko, Sao Paulo, İstanbul gibi dünya metropollerinin ülke içindeki nüfus, gayri safi yurtiçi hasıla ile yoğunluk değerlerini kıyasladı. Sönmez New York, Londra gibi şehirlerde yoğunluğun merkezlerde arttığına dikkatleri çekerek, İstanbul’da ise bu grafiğin değiştiğini kaydetti. Gelişmiş ülkelerdeki metropollerde kentli nüfusun ülke içinde payı ile kentin gayri safi yurtiçi hasılasının daha düşük olduğuna dikkatleri çeken Sönmez, Türkiye’de ise nüfusun yüzde 20’sinin İstanbul’da yaşadığını belirtti. İstanbul’un anormal bir şekilde büyüdüğünün altını çizen Sönmez, bu nüfus yoğunluğunun kontrolsüzlüğü doğurduğunu ifade etti.

“İstanbul’un nüfusu artıyor ama yerleşim alanları artmıyor”

İstanbul’da bulunan kentsel 111 bin hektarlık alanın 76 bininin konut alanı olduğunu bildiren Sönmez, İstanbul’un batı yakasının daha plansız bir gelişme gösterdiğini belirtti. Sönmez, İstanbul’un nüfusunun artarak 2030’da 20 ile 25 milyon arası olarak öngörüldüğünü söyledi. Nüfus artışına oranla İstanbul’un fiziki alanlarının artmadığına dikkatleri çeken Sönmez, “İstanbul’un şu anda yerleşim sınırları sabitlendi. Kuzeyde ormanlar, güneyde deniz, su havzaları ve tarım toprakları var.  Nüfus daha da artarsa yerleşim alanlarını büyütürüz diyemiyoruz. Buradaki temel sorun bu sınırlar içinde çoğalma riski” dedi.

“İstanbul’da düşük yoğunluğun yaşandığı yerlerde de ciddi yapılaşma eğilimi var"

İstanbul’un 2015 yapı stoğundan bahseden Sönmez, şehirde bina sayısının yaklaşık 1 milyon, konut sayısının ise 3.900.000 olduğunu bildirdi. Sönmez, mevcut yapı stoğunun yüzde 50 ile 60 arasının standart dışı plansız olduğunu anlatarak, deprem riskine bağlı olarak acilen yıkılması gereken 275 bin bina ile 1.1 milyon konut olduğunu ifade etti. Bunun yaklaşık 4.2 milyon nüfusa denk geldiğini vurgulayan Sönmez, kentsel dönüşümün hızla yapılmaya çalışıldığını kaydetti. Sönmez, bu hızın bir takım endişeleri beraberinde getirdiğine de vurgu yaptı. Gelecek öngörülerini de paylaşan Sönmez, “İstanbul’da düşük yoğunluğun yaşandığı yerlerde de ciddi yapılaşma eğilimi var. Kanal İstanbul, Üçüncü köprü, üçüncü havalimanı, boşalan askeri alanlara yapılacak projelerde çok hızlı değişim gerçekleşecektir” şeklinde konuştu. Gelecekte yaşanması olası su sıkıntısına da değinen Sönmez, “Gelecekte su bulmak ciddi sıkıntılar yaratabilir. Sorunun dünya genelinde olacağı öngörüldüğü için bir yerlerden su getirmek de olası olmayacak. O yüzden sürdürülebilirlik kavramı öne çıkıyor. Sürdürülebilirliği ülke bütününde düşünmemiz lazım” dedi.

“Yapıların insan sağlığı üzerinde çok etkisi var”

“Sürdürülebilirlik ve Sağlıklı Kentler” oturumu için video ile canlı bağlanan Urban Land Institute Başkan Yardımcısı Rachel MacCleery insanların; fiziksel, zihinsel ve sosyal refahını desteklemek için tasarlanmış, inşa edilmiş ve programlanmış sürdürülebilir ve sağlıklı ortamları gündeme taşıdı. Rachel MacCleery, Urban Land Institute (ULI)’nın uzun yıllardır, sağlığın toplum yaşantısının en önemli unsuru olduğu bilinciyle hareket ettiğini söyledi. İnsan sağlığına yönelik tüm projelerde aktif olarak rol aldıklarını belirten MacCleery, yaşanabilir yerleşimler için öncelikle insanı düşünmek gerektiğini ifade etti. Dünyada, pek çok toplumun yapılı çevre ile ilgili önemli sağlık sorunları yaşadığına dikkat çeken MacCleery, insanların yaşadıkları yerin özelliklerine bağlı olarak yaşam sürelerinin değişiklik gösterdiğini kaydetti.

Dünya çapında kamu sağlığı ile ilgili ciddi sorunlar yaşandığına işaret eden MacCleery,” Bisiklet ve yürüme yolları çok az. Ucuz ve kalitesiz gıdalara erişim hızlı bir şekilde olurken, kaliteli gıdalara erişim düşük. 2030 yılında dünyada 160 milyon kişinin diyabet, kanser ve solunum hastalıklarına yakalanacağı öngörülüyor. Kentlerin inşa şekilleri dolaylı ya da dolaysız bir şekilde bu hastalıklarda rol oynuyor. Çalışma ve yaşam koşullarımız sağlığımızı çok etkiliyor. Burada kent içinde tıp merkezlerine erişimin de önemli. ULI, sağlıklı mahallelerin nasıl tasarlanacağı konusunda söz sahibi” dedi.

 “Projelerin odağında insan olmalı”

ULI olarak sağlıklı yapılar girişimi başlattıklarını sözlerine ekleyen MacCleery, projelerin insan sağlığını nasıl etkilediğinin belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi. ULI olarak sağlıklı yaşam için 10 temel prensip belirlediklerini söyleyen MacCleery, bu prensiplerde en temel noktada insan faktörünün yer aldığını kaydetti. Sağlıklı yerler inşa etmek için KİT oluşturduklarını ifade eden MacCleery, bu KİT’de üyelerinden gelen soruların cevapları olduğunu belirtti. MacCleery, KİT’e ULI’nin web sitesinden ücretsiz ulaşılabileceğini sözlerine ekledi. Sağlıklı kentler için öncelikle bisiklet, yürüme yollarının yapılması ve teşvik edilmesi gerektiğine dikkat çeken MacCleery, bisikletlerin motorlu araçlara göre daha az maliyetli ve sağlıklı olduğunu vurguladı. Gayrimenkullerin aktif ulaştırma noktalarına yakın olmasının önemine de değinen MacCleery, “Aktif ulaştırma yerleri iyi pazarlanmalı. Yaşam alanlarının yürünebilir olması o bölgedeki gayrimenkul değerini de artırıyor. Bu şu an çok çekici bir konu. Aktif ulaştırma konusunda özel ve kamu birlikte çalışmalı. ABD’de otomobilden çok bisiklet satılıyor. Yeni bisiklet yollarının açılması, çevresindeki yapıya, alışveriş noktalarına değer katar” dedi.

Gıda ve gayrimenkul konusuna da odaklandıklarını dile getiren MacCleery, yerel ve sürdürülebilir gıdayı korumanın önemine değindi. Bahçe ve tarım alanlarına mutlaka yer ayrılması gerektiğini ifade eden MacCleery, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Özellikle lokal gıdaya önem vermek gerekiyor. Uzak mesafeden gıda ürünlerinin gelmesini önlemiş oluruz. Böylece hem sağlıklı gıdalar tüketilmiş olur hem de motorlu taşıtlarla gıdaların taşınmasının önüne geçilmiş olur.”

“Projelerde sanatsal vurgular ön plana çıkarılmalı”

Sağlıklı kentler için kreatif projeler de oluşturduklarını ifade eden MacCleery, sanatsal vurguların ön plana çıkarılması gerektiğini belirtti. Kamu ve özel alanları canlandırarak, insanların yaşabileceği yerler yapmanın önemine değinen MacCleery, kreatif alanların insanları bir araya getirdiğini ve sosyal etkileşimi sağladığını söyledi. Dünyadaki sağlıklı ve sürdürülebilir projelerle ilgili de bilgi veren MacCleery, “Kopenhag’da 28 tane özel bisiklet yolu açıldı. Bu bisiklet yolları, kent etekleri ve merkezi birleştiriyor. Bu bisiklet yolları sayesinde trafik kazası oranı düştü, insanlar daha çok bisiklet kullanıyor. Bisiklet kullanımı hareketlilik sağladığı için sağlık açısından da önemli. Varşova’da da yayalara yönelik iyi bir master plan hazırlandı. Yeni yürüme ve bisiklet yolları tasarlandı. 4-5 katlı binalar yapıldı ve doğal aydınlatma tercih edildi. Bisikletle kesintisiz seyahat söz konusu, aktarma yapılmasına gerek kalmadı. Bu mahallede doğum oranı ve insan ömrü yüksek” dedi.

 Sağlıklı yerleşimler için insanlara erişilebilir, güvenli ve uygun taşıma seçenekleri sunan yerleşim yerlerinin yapılması gerektiğinin altını çizen MacCleery, konuyla ilgili sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsanların sağlığını gözeten malzemelerden yapılmış yapılara ihtiyacı var. Yapılar, doğal çevre anlayışına göre, sosyal alanlar düşünülerek yapılmalı. Sürdürülebilir ve sağlıklı yapıların olduğu mahallelerde sosyal etkileşim daha fazla oluyor. İnsanlar bu tür mahallelerde yaşamak istiyor. Yapılan bir araştırmaya göre, Amerikaların yüzde 63’ü araba kullanmak istemiyor. Bisiklet yollarının az olduğunu düşünüyor. Yüzde 16’sı da sağlıklı gıdaya erişimi yetersiz buluyor. ABD gibi ekonomisi gelişmiş bir ülke için bu veriler kaygı verici.”

Etkinliğin üçüncü bölümünde Kentsel Strateji Kurucu Ortağı Ali Faruk Göksu, ‘Dönüşümün Sosyal Etkileri”ni konuşmak üzere sahneye davet edildi. Göksu konuşmasına, kentlerimizin üçüncü dönüşüm sürecini yaşamakta olduğunu dile getirerek başladı. “1950 ile 80 arasındaki birinci dönüşüm sürecinde hızlı kentleşme ile planlı ‘apartman’ ve plansız ‘gecekondu’ tipolojileri, kentlerimizin büyük çoğunluğuna hakim oldu. İkinci dönüşüm sürecinde ise Islah İmar Yasası ile gecekondu alanlarımız on beş-yirmi yıllık süreç içinde parsel bazında apartman tipolojisi ile yoğun, yetersiz donatı alanları ile çarpık kent dokularına dönüştü. Ortaya çıkan en temel sorunsa düşük yapı ve yaşam kalitesi oldu” şeklinde sözlerine devam eden Göksu, 1999 Büyük Marmara Depremi’nin ortaya çıkardığı bilanço ile kentsel dönüşümün yeniden gündeme geldiğini belirtti. “Tüm bu süreçte vizyonu göz ardı ettik. Tasarımın gücünü kullanamadık. 50 yıl boyunca yapılan yanlışları kentsel dönüşümle 10 yılda düzeltemezsiniz.” diyen Göksu, proje alanı olarak belirledikleri İstanbul’daki 10 bölge için kendi ürettikleri çözüm odaklı süreçlerden söz açtı. Göksu ayrıca, kentsel sorunların çözümünde kentliler, tasarımcılar, gönüllüler, öğrenciler ve destekçilerin birlikte fikir ürettikleri ve ürünlerini kamuoyu ile paylaştıkları yenilik ve yaratıcılık mekanı olan TAK’ın çalışmalarına değindi.

Kentsel Strateji Kurucu Ortağı Ali Faruk Göksu

Oturumun ilerleyen dakikalarında Kentsel Strateji Kurucu Ortağı Ali Faruk Göksu, Sosyal Etki Değerlendirmesi (SED)’in önemine değinerek dinleyicilerle bu önemli raporun nasıl bir yaklaşımla hazırlanması gerektiğine dair kısa notlar paylaştı. Sosyal Etki Değerlendirmesi’nin yurtdışında olduğu gibi Türkiye’de de yasalarla zorunlu hale getirilmesi gerektiğinin altını çizen konuşmacı, değerlendirme raporunun Etkileşim, Empati, Denge, Tanımlama, Tarama, Tahlil, Tasarlama ve Takip gibi ana başlıklar üzerinde temellendirilmesi gerektiğini belirtti. Projelendirme öncesinde “Ne Yapılmalı?”, “Neden Yapılmalı?” ve “Nasıl Yapılmalı?” gibi soruların gündeme taşındığı bir Sosyal Etkileşim Matrisi’nin oluşturulması gerektiğini açıklayan Göksu, “Proje geliştirenler, bölgedeki mahalleliyle empati kurmalı, tasarımı çeşitlendirmeli, kayıpları engellemeli ve en önemlisi iş potansiyeli yaratmalı” dedi. Sosyal Etki Değerlendirmesi’nde araştırmanın önemini vurgulayan Göksu, sorunları tespit etmede katılımın çok önemli olduğunu belirtti. Beklentileri ve gerçekleri saptamada bir araya gelerek çözüm aramanın önemine dikkat çeken konuşmacı, Yapı-Endüstri Merkezi’nin de bir sosyal etki merkezi olduğunu sözlerine ekledi.

Mahallelinin sorunlarını keşfetmek için bir film atölyesi kurduklarını dile getiren Göksu, videolar sayesinde mahallede yaşayanların gereksinimlerini doğrudan aktarmalarına yardımcı olduklarını belirtti ve dinleyicilerden gelen soruları yanıtlayarak oturumu sonlandırdı.

Zeyyat Gümüş: “Kentsel dönüşümde ne konuşulmadı?”

Oturumların ardından “Kentsel dönüşümde ne konuşulmadı?” başlıklı panel kapsamında kentsel dönüşüm ve gayrimenkul alanının önde gelen kuruluşlarının yöneticileri söz aldı. Panel; Ekonomist Dergisi Yazarı Levent Gökmen moderatörlüğünde, Rönesans Gayrimenkul Yatırım Yönetim Kurulu Bşk. Yrd. Murat Özgümüş, SAMPAŞ Genel Müdürü Selçuk Ilıkcan ve GOPAŞ Genel Müdürü Zeyyat Gümüş'ün katılımıyla gerçekleşti.

GOPAŞ Genel Müdürü Zeyyat Gümüş, Gaziosmanpa Kentsel Dönüşüm Projesi hakkında bilgi verdi. 13 mahalleyi kapsayan GOP Kentsel projesinin 2013 yılında başladığını söyleyen Zeyyat Gümüş, kamusal alanları artırarak dönüşümü hedeflediklerini belirtti. Ulaşımıyla, konutuyla, okuluyla, yeşil alanıyla, otoparkıyla, sosyal donatı alanlarıyla modern bir Gaziosmanpaşa inşa etmek istediklerini ifade eden Gümüş, yenileme çalışmalarının bütün hızıyla ilerlediğini kaydetti. Kentsel dönüşüm kapsamında İstanbul'da 1100 hektarın üzerinde alan riskli ilan edilirken, bunun 432 hektarlık bölümünün Gaziosmanpaşa'da yer aldığına dikkat çeken Gümüş, bölgede dönüştürülmesi gereken bina sayısının 11 binin üzerinde olduğunu belirtti. Gaziosmanpaşa'nın yüzde 40'ının kentsel dönüşümle yeniden inşa edildiğinin altını çizen Gümüş, zorlu bir süreci geride bırakarak, ilçede yeni projelerin temelinin atıldığını kaydetti. Bölgede, kentsel dönüşüm için master plan çalışmaları yürütülürken, vatandaşlarla yapılan sözleşmeler, müteahhit firmalarla olan ilişkiler ve hukuki süreçlerin de sürdürüldüğünü dile getiren Gümüş, “Karşılaştığımız en büyük zorluk, vatandaşların dairesinin metrekaresinin düşmesini istemiyor. Metrekarenin küçüleceğini; ama daha nitelikli konut sahibi olacaklarını söyleyerek ikna etmeye çalıştık. Bu süreçte birçok sosyal sorunla uğraştık. Vatandaşların talepleri ve hukuki boyut bizi en çok engelleyen şeyler oldu” dedi. Kentsel dönüşümde en önemli kriterin kamusal ve yeşil bir proje olması gerektiğine değinen Gümüş, sosyal alanların yeterli ve çevre ile etkileşim içinde olmasının önemi üzerinde durdu.

“Kentsel dönüşüm önemli bir fırsat”

Panelde söz alan diğer bir konuşmacı SAMPAŞ Genel Müdürü Selçuk Ilıkcan, yerel yönetimler için çalıştıklarını kaydetti. Yerel yönetimlerin de insan ve mekâna hizmet verdiğine işaret eden Selçuk Ilıkcan, mekan ve insana dair yapılması gerekenleri yaptıklarını belirtti. Ilıkcan, riskin önlenmesi noktası çözüldükten sonra, kent ve insana hizmet için kentsel dönüşümün önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. Kentsel dönüşüme pragmatik olarak yaklaşılması gerektiğini savunan Ilıkcan, Marmara depreminden sonra insanların kentsel dönüşüme daha gerçekçi baktığını ifade etti. Kentsel dönüşüm algısının yerleştiğinin altını çizen Ilıkcan, insanların artık sağlam yapı gerçeğini kabul ettiğini söyledi.

240 kentsel projeden 40’ının devam ettiğini ifade eden Ilıkcan, 200 projenin beklemede olduğunu, bunun nedeni de yerel yönetimlerin değişmesine bağladı. Kentsel dönüşümün ekonomiyi canlandırdığını ifade eden Ilıkcan, “Yeni bir hayat tarif eden, akıllı, sürdürülebilir ve yaşabilir kentler üretmek amacıyla kentsel dönüşüm yapıyoruz. Yapı, insan yaşamını çok etkiler. Bu etkileri konuşmamız lazım. İnsanlar yerel sorunlarla boğuşmamalı” dedi.

“Kentsel dönüşüm bizi nitelikli yapılarla buluşturmadı”

Rönesans Gayrimenkul Yatırım Yönetim Kurulu Bşk. Yrd. Murat Özgümüş de kentsel dönüşüm odaklı bir firma olmadıklarını, bir mimar olarak kişisel düşüncelerini paylaşacağını aktardı. Kentsel dönüşümün sağlam yapılar getirdiğini; ama nitelikli yapılarla buluşturmadığına dikkat çeken Murat Özgümüş, kamusal ve sosyal alanların hiçbir şekilde artmadığını söyledi. Ulaşım aksları, eğitim yapıları, yol ve parkların ihmal edildiğine işaret eden Özgümüş, insanların büyük mekanlarda yaşamayı arzu ettiğini kaydetti. Kentsel dönüşümde kentsel servis ve ulaşım alanlarının düşünülmesi gerektiğine dikkat çeken Özgümüş, nitelikli yapı olmamasının kendilerini kaygılandırdığını vurguladı.

Birçok uygulamada tasarım anlamında hak sahibini memnun etme duygusunun hakim olduğunu dile getiren Özgümüş, iyi şehirciliğin kimin savunacağına dair sorunların da varlığına değindi. Avrupa’da metrekareler düşünülerek yapılan konutlarda insanların mutlu olmadıklarının gözlemlendiğine işaret eden Özgümüş, “Deprem olacak, herkes ölecek duygusu insanları sağlam binalara yöneltti. Ama bu durumda insanlar nitelikli ve sosyal dokusu olmayan binalarda yaşıyorlar. Sağlam bina isteği bizi bu noktaya getirdi” dedi.

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE YENİDEN KAZANMAMIZ GEREKENLER

Türkiye Müteahhitler Birliği, ULI Türkiye ve YEM işbirliğiyle düzenlenen "Kentsel Dönüşümün Bilinmeyenleri" konferansının ikinci buluşması Ankara'da yapıldı. Gerek uzman sunumlarında gerekse müteahhitlerin aktif katılımıyla gerçekleşen panelde, konuşmacıların ortak vurgusu, dönüşüm uğruna kaybettiğimiz değerlerin yeniden kazanılmasının önemi idi.

Winsa ve Kalekim sponsorluğunda, Türkiye Müteahhitler Birliği, Urban Land Institute (ULI) Türkiye ve Yapı-Endüstri Merkezi (YEM) işbirliğiyle düzenlenen "Kentsel Dönüşümün Bilinmeyenleri" konferansının 9 Kasım 2016 Çarşamba günü Ankara, Türkiye Müteahhitler Birliği binasında gerçekleşen ikinci buluşmasında, Türkiye ve yurtdışından uzman konuşmacılar, konuyu bu kez kendi perspektiflerinden ele aldılar.

"Kentleri kaybediyoruz çünkü ne kazandığımızı bilmiyoruz"

YEM Etkinlikler Yöneticisi Zeynep Gülşen, ULI Türkiye Başkanı Ayşe Hasol Erktin ve Türkiye Müteahhitler Birliği Genel Sekreteri Haluk Büyükbaş'ın açılış konuşmalarının ardından, Kentsel Strateji Kurucusu Ali Faruk Göksu'nun "Sosyal Etki" adlı sunumuna geçildi. Mekanların yaşam ve insan üzerindeki etkisine odaklanan Göksu, apartman tipolojisinin değişmesi, sokak yaşamının kaybolması ve site yaşamına geçişin toplumda yarattığı izlere dikkat çekerek, mahalle kimliğini kaybetmiş olmamızın sorgulanması gereken önemli bir konu olduğunu belirtti.

Kentsel dönüşüm kaynaklı sosyal etkilerin azaltılması gerektiğinden bahseden Göksu, kendi çalışmalarından örnekler sunarak, bunun nasıl yapılabileceğiyle ilgili yöntemler aktardı. "Kentleri kaybediyoruz, çünkü ne kazandığımızı bilmiyoruz, kentsel dönüşümde kentleri kaybetmememiz lazım diyen Ali Faruk Göksu, "İyi örneklere bakmalı, bunu iyi tahlil etmeli, halka ne istediğiyle ilgili sorular sormalı ve tasarım aşamasında etkili olmalarını sağlamalıyız lazım" şeklinde konuştu. Sosyal etkiye duyarlı proje geliştirmenin önemini vurgulayan Göksu, "uzlaşma için halka doğru bilgilendirme yapalım." dedi.

"Güçlü ve sağlıklı şehirler için mahalleleri yeniden kazanmalıyız"

 ULI Direktörlerinden Sara Hammerschmidt, "Sürdürülebilir ve Sağlıklı Kentler" başlıklı konuşmasında, kentlerde vaktimizin %90'ını ev ve kapalı alanlarda geçirdiğimizi, bu yaşam tarzının ise kanser, astım, diyabet gibi birçok hastalığa gebe olduğunu belirterek, bu sorunları azaltmada ve sağlık masraflarını kısmada uzun vadeli projelerin önemine dikkat çekti.

"Önümüzü görmemiz için sağlıklı şehirler, sağlıklı çevreler üretmemiz gerek. Böylece kentin değeri artar ve hepimiz kazanmış oluruz" diyen Hammerschmidt, yapılması gerekenlere ilişkin ise şunları söyledi: "İnsanların ihtiyaçlarına önem vermeliyiz. Sağlıklı bir toplum için daha fazla hareket etmemiz lazım. Fiziksel aktivite, hareket, spor, sağlıklı içecek/yiyecek, yerel üretim önemli. Sağlıklı sosyal çevreler yaratmalıyız. Güçlü ve sağlıklı şehirler için kaybettiğimiz mahalleleri yeniden kazanmamız gerekiyor."

"Paris tesadüfen Paris olmadı"

Yale Üniversitesi Öğretim Üyesi ve AGA Public Realm Strategies Inc. Kurucusu Alexander D. Garwin ise "Yoğunluk Planlama"ya ilişkin gerçekleştirdiği sunumunda, kentsel dönüşümün sürdürülebilir olması gerektiğinin altını çizerek, "Kenti geliştirirken kamusal alanların değerini bilelim, bunları yıkmayalım. Muhteşem şehirler, muhteşem kamusal alanlar (caddeler, meydanlar, parklar) sayesinde varolur." dedi.  Bundan 150 yıl önce Paris'te 18 yıl süren bir planlama çalışması yapıldığını, dolayısıyla Paris'in tesadüfen Paris olmadığına söyleyen Garwin, yaşanabilir bir çevre yaratmanın yolunun bu yöntemden geçtiğini belirtti.

Konferansın son bölümünde, EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı'nın moderatörlüğünde gerçekleşen "Kentsel Dönüşümde Ne Konuşulmadı?" başlıklı panele; Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, YDA İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Aslan ve Ünal Akpınar İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Birol Akpınar konuşmacı olarak katıldılar. Cansel Turgut Yazıcı'nın konferansa ilişkin yaptığı genel değerlendirmenin ardından konuşmacılar, moderatörün soruları doğrultusunda, kentsel dönüşüm uygulamalarındaki deneyimlerini ve çözüm önerilerini paylaştılar.

"Yeni bir Kentsel Dönüşüm Yasası çıkarılmalı"

Bugüne dek hayata geçirdikleri kentsel dönüşüm projelerinde yaşadıkları deneyimi aktaran Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, "Yıpranmış, yaşanamaz, depreme dayanıksız alanlarda kentsel dönüşümün yapılması gerektiği konusunda birleşmeliyiz" derken, en büyük sıkıntının yasalardan doğan boşluk olduğuna dikkat çekti. Bürokrasinin azaltılarak, sürecin tek elden yürütülmesinin önemine değinen belediye başkanı, "Sorumluluklar daha net tanımlanmalı" dedi.

Mehmet Akif bölgesinde yaptıkları dönüşüm çalışması sonrasında buranın Ankara'nın en çok göç alan semti haline geldiğini belirten Fethi Yaşar, "Kentsel dönüşüm vatandaşın komşuluk ilişkilerini, sosyal yaşamını iyileştirmeli. Yeni yapılaşmalarda tüm ihtiyaçlar düşünülerek projeye katılmalı. Köylerden başlayarak barınma sorununu çözecek, ekonomiye katkıda bulunacak bir dönüşüme ihtiyaç var" şeklinde konuştu. Müteahhitlik mesleğinin bir standardı olması gerektiğinin de altını çizen Yaşar, "Yeni bir Kentsel Dönüşüm Yasası çıkarılmalı" dedi.

"Sorumlusu ve yasası belli olan bir sisteme dönmek zorundayız"

İstanbul Zeytinburnu'nda KİPTAŞ, Ankara'da Yenimahalle Belediyesi ile birlikte büyük ölçekli kentsel dönüşüm projeleri gerçekleştirdiklerini söyleyen YDA İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Aslan, "Devletin öncülüğü olmadan hiçbir şekilde bir kentsel dönüşüm projesini tamamlamanızın imkanı yok" dedi.

Bu süreçte en büyük sorunun tapu devri olduğunu dile getiren Cüneyt Aslan, bu konuda devletin hakem/düzenleyici rolüyle devreye girmesi gerektiğini belirtti. "Doğru yöntem, devletin sistemin içinde olması, yoksa süreç işlemiyor" diyen Aslan, "Sorumlusu ve yasası belli olan bir sisteme dönmek zorundayız." şeklinde konuştu.

"Yetki yerel yönetime bırakılmalı"

Ünal Akpınar İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Birol Akpınar ise, Kentsel Dönüşüm Yasası'nın Avrupa'daki uygulamalara bakılarak revize edilmesi gerektiğini ifade etti ve "Yetki yerel yönetime bırakılmalı" dedi. Yüklenicinin uzlaşma sürecine dahil edilmesinin süreci uzattığına dikkat çeken Akpınar, şu önerilerde bulundu:

"Yerel yönetim kaynağı hükümetten almalı ve halkla uzlaşıp projeyi yükleniciye devretmeli. Bölge insanıyla uzlaşarak bir ihtiyaç programı hazırlanmalı. Bu süreçte öncelikli alanlar belirlenebilir. Ama bu kimseyi zorlamadan yapılmalı. Vatandaş kentsel dönüşümü bir rant olarak gördükçe bunun sonu yok. Oysa bu kamu yararına yapılan bir şey. O nedenle yerel yönetimin imarını kendi içinde belirlemesi gerek."

 

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Kentsel Dönüşüm HABERLERİ
  Gündem HABERLERİ
KPSS'nin 130 şüphelisine daha dava KPSS'nin 130 şüphelisine daha dava Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 10 Temmuz 2010'daki KPSS sorularının sızdırılmas..
Anavarza Antik Kenti'nde 'Hygieia ve Eros' heykeli bulundu Anavarza Antik Kenti'nde 'Hygieia ve Eros' heykeli bulundu Anavarza Antik Kenti'nde, Asklepios'un kızlarından birine ait olduğu düşünülen v..
resim yok Esenköy tünellerinde ikinci ışık da göründü Yolların dar ve virajlı olması nedeniyle sürücülerin zorlandığı Yalova-Çınarcık ..
Keçiören'de halk oylaması yapılıyor Keçiören'de halk oylaması yapılıyor Keçiören'de atıl durumda bulunan "Cumhuriyet Kulesi"nin yıkılıp yıkılmamasına ka..
  Ekonomi HABERLERİ
Kapasite kullanımı kasımda 10 yılın zirvesine çıktı Kapasite kullanımı kasımda 10 yılın zirvesine çıktı Kapasite kullanım oranı bu ay yüzde 79,9 ile son 10 yılın en iyi kasım ayı veris..
Mobilyada Çin ve ABD'ye ihracat hedefi 2 milyar dolar Mobilyada Çin ve ABD'ye ihracat hedefi 2 milyar dolar MOSFED Başkanı Güleç, "Dünya mobilya pazarından yüzde 2,5 pay almak ve 2023'te 1..
Kilis'in 'cennet çamuru' tescil yolunda Kilis'in 'cennet çamuru' tescil yolunda Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, ismiyle insanlara ilginç gelen "cennet ..
resim yok Kış lastiği uygulamasında geri sayım Şehirler arası yük ve yolcu taşıyan ticari araçlar için kış lastiği takma zorunl..
  STK-Vakıf-Oda HABERLERİ
İKMİB’den jet hızında yerlileştirme hareketi! İKMİB’den jet hızında yerlileştirme hareketi! Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Kasım ayı başında açıkladığı Türkiye’ni..
Kızılay Guinness’e Başvuruyor Kızılay Guinness’e Başvuruyor Kızılay’ın ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilen ve Kızılay’ın AvrupaKıta ..
Mali Müşavirler Meslek İçi Eğitime Devam Ediyor Mali Müşavirler Meslek İçi Eğitime Devam Ediyor MBG Gaziosmanpaşa ve Sultangazi Temsilcilikleri tarafından düzenlenen kahvaltılı..
Türkiye İş Ahlakı Zirvesi gerçekleşti Türkiye İş Ahlakı Zirvesi gerçekleşti Türkiye İş Ahlakı Zirvesi, Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD)..
  Söyleşi HABERLERİ
resim yok Eğitimci-Şair Şahin KARATAŞ “İz Bırakacak Nesiller” yetiştiren mavigün kolejini anlattı MAVİGÜN Eğitim Kurumlarının bu gün geldiği noktada ilk günden itibaren kesintisi..
Emre Emlak & Otomotiv Bayrampaşa'da açıldı! Emre Emlak & Otomotiv Bayrampaşa'da açıldı! 10 yıldır Emlak Otomotiv ve Oto kiralama sektörü içinde olan Emre Emlak & Otomot..
KORALLAR İNŞAAT FİRMASININ GAZİOSMANPAŞA MERKEZ’DE  KORAL İSTANBUL PROJESİ SES GETİRİYOR. KORALLAR İNŞAAT FİRMASININ GAZİOSMANPAŞA MERKEZ’DE KORAL İSTANBUL PROJESİ SES GETİRİYOR. Gaziosmanpaşa İstanbul'un en iyi yerinde fakat en önemli sorunlarının başında ot..
Cömertoğlu: “2 bin 300 çalışanımız ile 20 Milyon insanımıza hizmet veriyoruz” Cömertoğlu: “2 bin 300 çalışanımız ile 20 Milyon insanımıza hizmet veriyoruz” Tapu ve Kadastro İstanbul Bölge Müdürü Sedat Cömertoğlu: 170 yıldır gayrimenkuld..
  Fuar-Kngr-Fest-Turizm HABERLERİ
TSPB Kongresi dünyanın en önemli uzmanlarını İstanbul’da buluşturdu! TSPB Kongresi dünyanın en önemli uzmanlarını İstanbul’da buluşturdu! Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin (TSPB) düzenlediği Türkiye Sermaye Piyasa..
Finansal Sistemlerin 4.0’ı “İnsani Finans” İstanbul’dan Dünyaya Yayılacak Finansal Sistemlerin 4.0’ı “İnsani Finans” İstanbul’dan Dünyaya Yayılacak Finans sisteminde insani değerleri ön plana çıkaran, yeni paylaşım ekonomisinin ..
Kurtulmuş: Kartepe Zirvesi dünyaya yeni bir yol açacak Kurtulmuş: Kartepe Zirvesi dünyaya yeni bir yol açacak Kartepe Zirvesi’ne katılan Bakan Kurtulmuş, Zirve’nin Davos’u da geçerek dünya ç..
Postanın tarih yolculuğu Metro İstanbul'da Postanın tarih yolculuğu Metro İstanbul'da “PTT’nin Kuruluş Yıldönümü” etkinlikleri kapsamında Metro İstanbul ile PTT işbir..
  Kentsel Dönüşüm HABERLERİ
Türkiye’nin Tek Seferde Yapılan En Büyük Kentsel Dönüşüm Projesi Gaziosmanpaşa’da Başlıyor Türkiye’nin Tek Seferde Yapılan En Büyük Kentsel Dönüşüm Projesi Gaziosmanpaşa’da Başlıyor Gaziosmanpaşa Belediyesi, kentsel dönüşüm projelerini tanıtmaya devam ediyor. Bu..
Tozkoparan’daki Kentsel Dönüşüm Güngören’in yüzünü değiştirecek. Tozkoparan’daki Kentsel Dönüşüm Güngören’in yüzünü değiştirecek. Tozkoparan mahallesindeki dönüşüm projesiyle alakalı Güngören Belediye Başkanı Ş..
Fuzul Grup, projelerini Paris’te Tanıttı Fuzul Grup, projelerini Paris’te Tanıttı Yaşam alanlarına geniş yer ayıran ve “aile” konseptini ön planda tutan Fuzul Gru..
 Bir otomobil kadar kullanım ömrü olan binalarda yaşıyoruz Bir otomobil kadar kullanım ömrü olan binalarda yaşıyoruz Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, ‘13 Ekim Dünya Konut Günü’ d..
  Projeler HABERLERİ
Gaziosmanpaşa’ya MİSAL Türkiye’ye ÖRNEK dönüşüm Gaziosmanpaşa’ya MİSAL Türkiye’ye ÖRNEK dönüşüm Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm projesi, “Ahes Misal İstanbul” adıyla Gazio..
7. AR-GE Proje Pazarı Ödülleri sahiplerini buldu 7. AR-GE Proje Pazarı Ödülleri sahiplerini buldu Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden kimya sanayi, ihracatı sürdürülebilir kılma..
SİNPAŞ, iş dünyasına da alırken kazandırıyor! SİNPAŞ, iş dünyasına da alırken kazandırıyor! Gayrimenkul sektöründe yeniliklerin öncüsü Sinpaş Yapı, bugüne kadar yatırımcıla..
Süleyman Soylu’dan Tam Destek Süleyman Soylu’dan Tam Destek Vizyona girdiğinde büyük ilgi gören ‘Azazil: Düğüm’ ve ‘Azazil 2: Büyü’ ile son ..
  Spor HABERLERİ
resim yok 'Trabzonspor maçıyla yeni bir seri yakalayacağız' Süper Lig takımlarından Demir Grup Sivasspor'un savunma oyuncusu Mattias Bjarsmy..
Cavaliers seriyi 7 maça çıkardı Cavaliers seriyi 7 maça çıkardı Amerikan Basketbol Ligi'nde (NBA) Cleveland Cavaliers, all-star oyuncusu LeBron ..
Fenerbahçe, Antalya deplasmanında Fenerbahçe, Antalya deplasmanında Fenerbahçe, Süper Lig'in 13. haftasında yarın deplasmanda Antalyaspor'la karşıla..
resim yok Potada milliler 2'de 2 peşinde A Milli Basketbol Takımı, 2019 FIBA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri B Grubu ikinci..
  Esnaf dergisi HABERLERİ
Henüz anket oluşturulmamış.
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı