HABER AKIŞI

İTO 58. Metal Ürünler ve Mutfak Ekipmanları Komitesi “2020 Yılı İş Programı” ile sektörün sorunlarına çözümler üretecek.

 Tarih: 24-10-2019 01:56:17
İstanbul Ticaret Odası (İTO) 58. Metal Ürünler ve Mutfak Ekipmanlar Komitesi Başkanı Orhan AKSOY, Başkan Yardımcısı Nazmi ŞENGÜL, İTO Meclis ve 58. Komite Üyesi Tahsin ÖZTİRYAKİ, Rahmi KORKMAZ, Hidayet IŞIK, 58. Komite Üyesi Kazım EKİNCİ, Kenan ARACI sektörlerinin sorunlarını, eksiklerini ve ürettikleri çözüm önerilerini ülkemiz için faydalı uygulanması gereken projelerini 2020 Yılında uygulayacakları iş programında gerçekleştirecekler.

Sektörümüzün Kalifiye Eleman ihtiyacının karşılanması:

Bu yıl Başlayan Meslek Lisesi Hamilik projesinin geliştirilerek Meslek liselerinde özellikle sektörümüzün ihtiyacı olan bölümlerle öğretim imkânları sağlanarak mavi yakalı kalifiye eleman ihtiyacını karşılamak üzere işbirliklerinin oluşturulması çalışmalarının yapılması. İŞKUR kurumunun etkinliğinin artırılması.

KDV, SGK ve Vergilerin Yüksekliği, Peşin ödenmesi ve bunları ödemeyen Merdiven Altı firmalarla mücadele edilmesi;

Sektörümüzde KDV oranı %18'dir. Bunun çoğu sektörde olduğu gibi %8'e düşürülmesi için Maliye Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunulması, çalışmalar yapılmasının sağlanması.

Ayrıca SGK ve vergiler personel giderlerinde maliyetleri yükseltmektedir.

Bu iki verginin yüksekliği merdiven altı firmaların faturasız mal satıp sigortasız adam çalıştırması gibi durumlara sebebiyet vermekte olup, buda haksız rekabete sebep olmaktadır. Bu durumların önlenmesi, bu vergilerin düşürülmesi için çalışmalar yapılması,

Ayrıca sektörümüzün piyasası 8 aylık ödemeye varan vadelerle çalışmaktadır.

Satış Faturalarının kesildiği anda Vergi tahakkuk ettirilmesi ve azami 1 aylık süreçte ödenmesinden dolayı firmalar finansman konusunda sıkıntı yaşamaktadır,  bu ayrıca kayıt dışı işlemlere sebep olmakta, haksız rekabete yol açmaktadır. Bu konuda satış anında tahakkuk etse de oluşan KDV ve diğer vergilerin Tahsilat vadelerine göre ödeme imkânı sağlayacak yasal düzenleme yapılması için çalışmalar yapılması.

Yerli Ana Hammadde İçin Madenlerin Çalıştırılması;

Ülkemizde bolca olmasına rağmen sektörümüzün ana hammaddesi olan alüminyum ve demir madenleri çalıştırılmamaktadır. Bu hammaddeler ithal edilmektedir. Ve ana hammadde olduklarından, döviz giderimiz yüksek olmaktadır. Ülkemizde var olan madenlerin çalıştırılması için devlet mekanizmalarının harekete geçirilmesi yönünde çalışmalar yapılması.

Enerji Girdi Fiyatlarının Yüksek Seviyede Olması Rakip Ülkelerle Rekabet etmemizi zorlaştırıyor:

Yurt dışı piyasalarda rekabet edebilmemiz için maliyet kalemlerimizden elektrik ve doğal gaz giderleri başlıca maliyet kalemlerini oluşturmaktadır. Bu girdi fiyatlarındaki yükseklik rekabetimizi zayıflatmaktadır.  Bu nedenle özellikle en azından ihracat yapan firmaların bu maliyet giderlerinin düşürülmesi için çalışmalar yapılması. En azından fabrikalarında veya üretimde kullandıkları enerjiyi kendileri üretebilmeleri için güneş veya rüzgâr gibi yeşil enerji sınıfındaki enerji yatırımlarının yatırımlar nerede olursa olsun en üst seviyede teşvik edilmesi için çalışmalar yapılması.

Organize Sanayi Bölgelerinde Arsa Fiyatları çok yüksek;

Organize sanayi bölgelerinde arsalar, üzerinden kazanç sağlayanların elindedir. Bu da sanayicinin arsa bulamama veya yatırım maliyetlerinin yükselmesine neden olmaktadır. Bu da sadece sektörümüzün değil Türk sanayisinin güçlenmesine engel olmaktadır. Organize sanayi bölgelerinin bu rantçılardan kurtarılarak TOKİ veya Bu konuda oluşturulacak TOKİ benzeri bir yapı ile bu alanların ıslahı ve yatırım yapacak sanayicinin önünün açılması için gerekli çalışmaların yapılması talep edilmektedir.

İmalat Teknolojisini Değiştirerek Daha Az Enerji ve Daha Az İşçilik İle Verimliliği Artıracak Yeni Nesil Üretim Sistemine Geçiş İçin Destekler:

Sektörümüzün geçmişi çok uzun sürelere dayanmaktadır. Üretimler genelde emek yoğun sistemde gerçekleşmektedir. Bunun etkisi ise maliyettir.  Değişim gerekse de yüksek yatırım maliyetinden dolayı firmalar zorlanmaktadır. Sanayi Teknoloji Bakanlığının bu yıl uygulamaya koyduğu uçtan uca destek programına sektörümüzün de alınması için bakanlık nezdinde faaliyette bulunulması. Bu konuda yapılacak yatırımlara AR-GE Desteği verilmeli ve yatırımlardan en üst seviyede faydalanılması için Sanayi Teknoloji Bakanlığı yenileme yatırımlarını Ülkemizin neresinde olursa olsun en üst seviyede destek kapsamına almalıdır. Bu konudaki çalışmaların AR-GE kapsamına alınarak TÜBİTAK tarafından desteklenmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.

Süreç iyileştirmeler destek kapsamındadır. Fakat yenilemede özgünlük aranmaktadır. Bu da üretim sistemlerinde zor olmaktadır. Bunun yerine bu iyileştirme çalışmalarının üretime katkısının ön planda tutulması için denetime gelen hakemlere bu tür projelerde özgünlük değil etkinlik denetimi yapmaları yönünde kriterler belirlenmesi, bunun da kendilerince destek kararında olumlu olması için Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK nezdinde girişimlerde bulunulması faydalı olacaktır.

Yurt dışından gelen ürünlerin standartlara uygunluğunun denetlenerek yerli üretimin desteklenmesi:

Özellikle Çin'den gelen ürünler standartlara uygun olmadığı için kalitesiz ürünlerle haksız rekabete sebep olmaktadır. Bu nedenle TSE, ISO ve CE standartlarına uygunluk denetimlerinin artırılması için TSE ve ilgili denetim kuruluşları ile etkin denetim yapılması yönünde  girişimlerde bulunulmalıdır.

Sınai ve Fikri Hakların Korunması:

Sektörümüzün ileriye gitmesi için firmaların tasarımları TPE'de özellikle Endüstriyel Tasarımlar ve Marka tescilleri olarak koruma altına alınmaktadır. Fakat etkin denetim olmadığı için ürün ve marka taklitleri çok sıkça görülmektedir.

Bu da Haksız rekabeti ortaya çıkarmaktadır. Uzun AR-GE süreçleri sonucu ortaya çıkan tasarımlar kopyalanmaktadır. Ülkemizde bunların takibi firmaların kendi imkânlarıyla yapılmakta ve sonuçlanma süreleri uzun olmaktadır. Bunun yerine Devlet veya Sanayi ve Ticaret Odaları bünyesinde etkin denetim yapacak ekipler kurulması ve süreci bu ekiplerin takip etmesi için gerekli olan çalışmalar yapılmalıdır.

Sanayicilerin gelecek kuşak yetiştirme maliyetleri:

Ülkemizde ikinci ve üçüncü kuşaklara devredilebilen firma sayısı çok azdır.  Firmalar için kurumsallaşma ve ikinci kuşağa devir sorun olmaktadır. Bunun için gelecek kuşakların iyi yetiştirilmeleri gerekmektedir.

Sanayicilerin kendilerinden sonraki kuşak olarak yetiştirdikleri çocuklarının eğitim ve iş öğrenme maliyetlerinin gelir vergilerinden karşılanması çocuklarına daha çok yatırım yapmalarını sağlayacaktır. Bu sayede firmalar daha uzun yaşayacaktır.

Ayrıca İTO ve İstanbul Ticaret Üniversitemizde bu kuşakların yetiştirilmesi için Seminerler Kurslar Programlar açılması için faaliyette bulunulmalıdır.

  Bu haber 2995 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Ekonomi HABERLERİ
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı