HABER AKIŞI

İkram GÖKTAŞ: “Küçük ve orta büyüklükteki KOBİ’lere odaklanarak birlikte büyüyeceğiz.”

 Tarih: 24-09-2020 23:24:48
Kurulduğu günden itibaren dijitalleşmeye odaklanarak stratejisini teknoloji ile büyüme vizyonuna göre oluşturan, Kamu kurumu olmasından dolayı da kriz zamanlarında, sektörlerin, işçinin, işverenin, memurun en büyük destekçisi olan ve Finans Sektöründe birçok ilke imza atan kuruluşun, Vakıf Katılım Genel Müdürü İkram GÖKTAŞ yaptıklarını, yapacaklarını ve hedeflerini Esnaf Dergisi’ne anlattı.

Yaşadığımız covit-19 salgınında yazı bitirip kışa girerken hasta ve ölüm sayısının hızla arttığı ve bununla paralel olarak tedbirlerin, yaptırımların ve cezalarında aynı oranda artırıldığı üstelik hapis cezalarının gündeme geldiği bir zaman dilimindeyiz.

Böyle kritik bir dönemde üretim, imalat, istihdam gibi ülke ekonomisinin can damarı organlarının hiç aksamadan çalışmaya devam etmesi için ihtiyaç duyulan kamu finans kurumlarından birisi olan Vakıf Katılım’ın Genel Müdürü İkram GÖKTAŞ ile Esnaf Dergisi okurları için bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bize zaman ayırıp röportaj teklifimizi kabul eden ve özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için müjde niteliğindeki sözlerini okurlarımıza duyurmaktan büyük bir onur duyduğumuzu ifade ederek Sayın İkram GÖKTAŞ’a şükranlarımızı sunarız.

Bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla 2020 yılının ilk altı aylık döneminde finansallarınız nasıl şekillendi?

2020 yılı ilk yarı aktif büyüklüğümüz bir önceki yıla göre yüzde 44,1 artışla 43,7 milyar TL’ye, toplanan fonlar ise yüzde 41,4 artışla 32.4 milyar TL’ye ulaştı. Vakıf Katılım, gerek güçlü fonlama kaynakları gerekse öz kaynakları ile reel sektöre desteğini artırarak nakdi ve gayri nakdi toplamda 34.5 milyar TL fon kullandırdı. Finansal gerçekleşmelerimizi değerlendirdiğimizde güçlü ve emin adımlarla ilerlediğimizi görüyoruz. Bu başarılı performans neticesinde 2020 yılının ilk yarısında 283 milyon TL kâr elde ettik. Bu büyüklüğe ve başarıya ulaşırken hem teknolojik imkânlarımızdan istifade ettik, hem de mesai arkadaşlarımızın büyük desteğini gördük.

Dijitalleşmenin sizler için odak noktası olduğunu biliyoruz. Bu doğrultuda strateji ve yatırımlarınızı öğrenebilir miyiz?

Kurulduğumuz günden itibaren dijitalleşmeyi odak noktası olarak kabul ettik ve stratejilerimizi ‘teknoloji ile büyüme’ vizyonu doğrultusunda oluşturduk. Bu yaklaşımımız salgın döneminde bize büyük avantaj sağladı. Ar-Ge Merkezi unvanına sahip ilk kamu finans kurumu olmamız sayesinde önümüzdeki dönemde de özellikle dijital inovasyon çalışmalarımıza ivme kazandırmayı, akademik ve fintech ekosistem ile yeni stratejik iş birlikleri geliştirmeyi planlıyoruz. Ayrıca, dijital kanallarımız üzerinden sunacağımız ürün ve hizmetlerimizi de artıracağız. Hâlihazırda üzerinde çalıştığımız biyometrik doğrulama, mobil cüzdan, yapay zekâ ve nesnelerin interneti gibi teknolojileri de; katma değerli servisler halinde müşterilerimize sunmayı hedefliyoruz.

Özellikle pandemi süreciyle birlikte uygun oranlı konut finansmanında elinizi taşın altına koyan ilk kamu kurumlarından bir tanesi oldunuz. Bu kapsamda nasıl bir performans sergilediğinizi dinlemek isteriz…

Özellikle bu yıl Mart ve Nisan aylarında durma noktasına gelen konut piyasasında ciddi bir rol üstlendiğimizi ifade edebiliriz. Sektörün en genç oyuncularından biri olmamıza rağmen, giydiğimiz kamu gömleği ve görev bilinciyle, 1 yıl ödemesiz uzun vadeli konut finansmanı ürün paketlerimizle vatandaşlarımızın konut sahibi olması için ciddi bir efor sarf ettik. Cazip konut finansmanı oranlarımız ile durmak üzere olan inşaat sektörünün canlanmasına katkıda bulunarak, derin bir nefes almalarını sağladık. Bununla birlikte ev sahibi olmak isteyen ve bu doğrultuda finansman kullanmak üzere bize müracaat eden vatandaşlarımızın hayallerine ortak olduk. Sadece pandemi döneminde 4 bini aşkın kişiye 1 milyar TL’nin üzerinde konut finansmanı sağladık.

Önümüzdeki dönemde özellikle odaklanmayı planladığınız bankacılık alanları hangileridir?

Küçük ve orta büyüklükteki KOBİ’lere yönelik büyümeye odaklanacağız. Bu sayede daha tabana yaygın ve farklı sektörlerden daha fazla müşteriye dokunan bir yapıya kavuşmayı hedefliyoruz. Ekonomimize yüksek katkı sunacak olan “4İ” olarak adlandırdığımız “imalat, istihdam, ihracat ve inovasyon” alanlarına yönelik faaliyet gösteren tüzel müşterilerimize özel ürün ve paketler sunmaya odaklanacağız.

Ayrıca mahalli idareler ile iş birliklerimiz kapsamında yerel belediyelerin kalkınmasına yönelik projeler üretmeye devam edeceğiz. Yerel belediyelerin enerji ihtiyaçlarını karşılamak üzere yenilenebilir enerji kaynakları projeleri ile enerji alanında büyümeye devam edeceğiz.

Sağlık sektöründe yapılan yatırımların ve ilaç, aşı gibi Ar-Ge çalışmalarının finanse edilmesi yoluyla sağlık alanında ülkemizin kaynaklarını artırmayı destekleyeceğiz.

Tarım bankacılığı kapsamında tarım borsalarında “Elektronik Ürün Senetleri” alım satımına aracılık  ederek ve bu senetlerin üzerinden çiftçilerimize finansman sağlayarak bu alanda da büyümeyi hedeflediğimizin altını çizmek istiyoruz.

Sizce İstanbul’un ve Türkiye’nin İslami finans merkezi olabilmesi için atılması gereken adımlar nelerdir? Bu hususta neler söylemek istersiniz?

İnsan kaynağı ve ürün çeşitlenmesi anlamında gerekli adımları atarak İslami finans merkezi olma yolunda hızlıca ilerlediğimizi düşünüyorum. Bu konuda devletimiz, hükümetimiz ve katılım finans kurumları tarafından ciddi adımlar atıldı. Bunlar arasında BDDK nezdinde daire oluşturulması, üst koordinasyon kurulunun kurulmuş olması ve katılım finans kurumları üst danışma kurulunun kurulması adımlarını öncelikle zikredebiliriz. Bunların hepsi İslami finans merkezinin müesses hale gelmesi açısından önemli adımlar. Buna üniversitelerde açılan lisans, yüksek lisans ve doktora seviyelerindeki bölümleri eklediğimiz zaman önemli adımların büyük kısmı alt yapıda atılmış gözüküyor. Son yıllarda Vakıf Katılım ile birlikte kamu katılım finans kuruluşlarının kurulması da siyasi otoritenin sektöre verdiği önemi gösteriyor. Ülkemiz ve İstanbul, en kısa sürede önce İslami, sonra global finans merkezi haline gelecektir. Biz buna yürekten inanıyoruz.

Türkiye’de faizsiz finansa talep yalnızca muhafazakâr kesimden mi geliyor, yoksa yeni kitleler de söz konusu mudur? Bu konuda değerlendirmelerinizi almak isteriz…

2018 yılında başlayan, 2019 yılında etkilerini sürdürmeye devam eden global bazlı ekonomik kriz ve son yaşadığımız pandemi süreci katılım finans sistemine duyulan ihtiyacı gözler önüne serdi. Kur ataklarının ön plana çıktığı son süreçte sektör tarafından, ülke ekonomisine önemli katkılarda bulunuldu. Bir yandan Türkiye’de katılım finans sektörü büyürken, bir yandan da ülke ekonomisine finansman desteği sağlayarak dengelenme süreci, pandeminin olumsuz etkilerinin en aza indirilmesinde aktif rol oynandı. Doğası gereği reel sektörü destekleyen ve gerçek ticari işlemleri fonlayan katılım finans kurumları bu sayede kur ataklarının engellenmesi ve bertaraf edilmesinde, reel sektörün likidite ihtiyacının karşılanmasında, koronavirüs salgınında da ticari faaliyetlerin devam ettirilmesinde faydalı çalışmalar gerçekleştirdi.

Yaşananlar ışığında değerlendirme yapıldığında, sosyal adalet ve ekonomik büyümeyi desteklemeyi temel felsefeleri arasında kabul eden katılım finans modelinin, önümüzdeki dönemde dünya piyasaları için en iyi alternatiflerden biri olacağı gerçeği bir kez daha gözler önüne serilmiş oldu. Birçok gelişmiş ülkede bankalar ve finans kurumları sıkıntılı dönemler yaşarken katılım finans kurumları sermayelerini ve şube ağlarını artırarak; istikrarlı büyümesini devam ettirdi.

Katılım finans kurumları bunun yanı sıra uyguladıkları finansman teknikleri ile ülkemizde önemli bir sorun olan kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınmasında da dikkate değer bir görev üstlendi.  Ayrıca, sanayici ve tüccarın ihtiyaç duyduğu malın alım satımına aracılık yapmak suretiyle kayıtlı ekonominin genişlemesine de katkıda bulundu.

Bu doğrultuda katılım finans modelinin sadece muhafazakâr kesim tarafından değil, toplumun tüm kesimleri tarafından büyük ölçüde rasyonel gerekçelerle tercih edilen etik bir finansal model olduğunu söyleyebiliriz.

  Bu haber 66220 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Röportaj HABERLERİ
Henüz anket oluşturulmamış.
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı