HABER AKIŞI

Doç. Dr. Ömer Bolat’la Türkiye ekonomisinin dünü ve bugünü

 Tarih: 22-10-2014 13:08:00  -   Güncelleme: 01-11-2014 02:40:00
MÜSİAD Genel Başkanlığı döneminde bir döneme damgasını vuran, ekonominin nabzını tutup Türkiye üzerinde oynanan oyunları etkisiz kılacak manevralarla MÜSİAD camiasının tüm krizlere rağmen güçlenmesini sağlayan Ömer BOLAT esnaf bülteni okurları için anlattı.

 

Ömer Bolat Üniversitede Uluslararası ekonomi ve işletme eğitimi aldı. İngilizcenin öneminin artığı o yıllarda kendi kendine bu dili öğrenmeye başladı. Bundan sonra İktisadi Kalkınma Vakfı’nda çalışmaya başladı. Bu dönem Bolat’ın üniversite yıllarına denk geliyordu. Böylece hem üniversitede okumuş, hem de çalışarak hayatını kazanmayı öğrenmiş biri. Azmedip İngilizcenin yanı sıra Almancayı da öğrendi. Daha sonra Yüksek Lisans bursları kazanarak Hollanda ve Almanya’da iki yüksek lisans eğitimi yaptı. Bu eğitimleri Hollanda da “Avrupa Birliği”, Almanya’da ise Uluslararası Ekonomi ile Uluslararası İşletmecilik üzerine yaptı. Türkiye’ye döndükten sonra da “Uluslararası İktisat ve Avrupa Para Sistemi” üzerine doktora yaptı. Daha sonra DEİK, MÜSİAD ve Otomotiv Sanayicileri Derneği’nde Üst düzey yönetici teklifleri aldı.

MÜSİAD’la olan ilişkiniz nasıl başladı? Burada hangi tarihlerde ne tür görevler aldınız? Ayrıca bu dönemin belli başlı sıkıntılı zamanlara da denk geldiğini biliyoruz. Bize bu dönemden biraz bahseder misiniz?

Yapılan iş tekliflerinden ben MÜSİAD’a yakın olduğum için teklifini kabul ettim. Burada 7 yıl sürecek olan Genel Sekreterlik görevime başlamış oldum. MÜSİAD’ta göreve başladığımda Erol Yarar Bey başkanlığında fedakâr, inançlı ve güçlü bir kadro vardı. Biz de göreve başladıktan sonra uluslararası tecrübe alanında ve İktisadi Kalkınma Vakfı’ndaki 11 yıllık tecrübemizi buraya aktarmaya başladık. Bu dönemde gerek araştırmalar, gerekse ekonomik raporlar olsun yönetim kademesindeki arkadaşlarla başarılı performanslar ortaya koyduk. Özelikle 1993-1997 yılları arasındaki dönemde hızlı bir yükseliş trendi yaşadık. Bu gelişim hem faaliyetler alanında, hem de büyüme alanında oldu. MÜSİAD’ta bunlar yaşanırken 28 Şubat günleri başlamıştı. O dönem 28 Şubat sürecinde MÜSİAD bu durumun baskıcı ve zulüm dönemi olduğunu korkmadan haykırabildi. MÜSİAD bu dönemde sürecin önünde kaya gibi duran ve direnişin merkezi haline geldi. Çünkü MÜSİAD salt bir patronlar kulübü değildi. Halkın değerleriyle özdeşleşmiş, halkın değerlerini, isteklerini, beklentilerini karşılayan ve halkıyla devletiyle bütünleşmiş bir iş adamları topluluğu olduğunu kanıtlamıştı. Halkımız da MÜSİAD’tan liderlik bekledi. Allaha çok şükür MÜSİAD o zor dönemi başarıyla atlattı.

Dernekteki Başkanlık döneminden bahseder misiniz?

Ben MÜSİAD’ta 7 yıl Genel Sekreter ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak hizmet ettim. 2000 yılında ise Albayrak Grubuna iş tecrübemi artırmak adına geçiş yaptım. Bu dönemde de MÜSİAD’la olan ilişkimi koparmadım ve yönetim kurulunda genel başkan yardımcısı olarak görevimi 4 yıl daha sürdürdüm. Ali Bayramoğlu Bey’in görev süresi bittikten sonra da yapılan istişareler neticesinde 2004 yılı nisan ayında genel başkan seçildim. 2008 yılına kadar Allah’a çok şükür burada çalıştık. Üyelerimizin sorunlarını çözmeye gayret ettik. Ülkemiz, vatanımız için ciddi çalışmalar yaptık. O yıllar unutmayalım ki Ergenekon döneminin baskılarının mevcut hükümet üzerinde çok ağır yer aldığı zamanlardı. Kapatma davasının açıldığı dönemdi. Cumhuriyet mitinglerinin yapıldığı dönemdi. E-muhtıra olayının yaşandığı dönem yine bu dönemdi. Dünya ekonomisinin de krize girmeye başladığı dönemdi. Bunlar düşünüldüğünde hakikaten zor bir döneme denk geliyordu başkanlık dönemim. Biz bu zor dönemde yönetimdeki ve şubelerimizdeki arkadaşlarımızla arı gibi çalışarak raporlarımızla, görüşlerimizle, toplantılarımız, MÜSİAD Fuarımızla dolu dolu bir dönem geçirdik. MÜSİAD, yine bu dönemde Ekonomik ve Sosyal Konsey’e üyelik ve kamu yararına dernek statüsü kazandı. Sektör kurullarının kurduk. Bu dönemde komisyonlarımızı yeniden yapılandırdık. Birçok yeni sektör kurulları kurduk. Genel İdare Kurulu toplantılarımız vasıtasıyla Anadolu ile bağlantılarımızı güçlendirdik. Toplantılarımıza konu ile ilgili bakanlarımızı davet ettik. Bu yolla sektörle ilgili sorunları halletme gayreti içerisinde olduk. Yani dolu dolu bir dört yılı ekibimizle beraber başarıyla tamamladık.

E-Muhtıra sürecinde bir çıkışınız olmuştu MÜSİAD olarak. Bize biraz bu dönemden bahseder misiniz?

O dönemde bu harekete hayır diyen ilk kuruluş bizdik. Kapatma davasına karşı çıkan yine biz olduk. Bunlara gürül gürül karşı çıktığımızı, her platformda karşı olduğumuzu belirttik. Cumhuriyet Mitingleri adı altında yapılan darbe provalarına karşı durduk. IMF ile 2008 yılında uzatılması istenen standby girişimlerine karşı çıktık. Çok şükür tüm bu tavır ve duruşumuz zamanla haklı çıktı.

MÜSİAD’ın bu denli başarılı olması ve sıkıntılı dönemlerde halk tarafından benimsenip lider olarak görülmesinin nedeni neydi?

Bunu şuna bağlıyorum. MÜSİAD’ın kurucu kadroları ve bu güne kadar ki yöneticileri hep fedakârca çalıştılar. Allah rızası için çalıştılar. MÜSİAD kurulurken ve çalışırken hep ülkemizin, halkımızın çıkarları ön plana alındı. Biz haklı bir davamız olduğuna inanıyoruz. Muhafazakâr ve dindar bir misyonu temsil ediyorduk. Bunu aklımızdan hiç çıkarmayıp Allah’ın rızasını gözettiğimiz için halktan karşılık bulduk. Halkımız ve değerlerimizle birlikte hareket ettiğimiz için MÜSİAD lider bir kuruluş oldu. Bu doğrultuda yürüdüğümüz için bütün yönetici kadroları iz bırakmayı başarabildiler. 

Bugüne dönmek gerekirse, sivil teşkilatlanma çalışmalarınız devam ediyor mu? Ya da bu çalışmalarınız hangi düzeyde?

Tabii ki. MÜSİAD Yüksek İstişare Üyesiyim. Ayrıca yine aynı kurumun sade bir üyesiyim. Olabildiğince MÜSİAD’ın ana faaliyetlerinde bulunmaya gayret ediyorum. Bununla beraber, bölge temsilciliklerimizin ve Genç MÜSİAD’ın toplantılarına davet edildikçe katılıyorum. Tabii başkanlıkta olduğumuz gibi aktif olmamız mümkün değil. Çünkü şu an 20 kadar vakıf ve dernekte yöneticilik yapıyorum. Aynı zamanda İstanbul Şehir Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti Üyesiyim. Ayrıca Yunus Emre Vakfı’nın Mütevelli Heyeti Üyesiyim. AK Parti MKYK Üyesi olarak iki yıldır görev yapıyorum. Albayrak Grubu’nda 14 yıldır da CEO olarak görev yapıyorum.

Ülkede dünün ekonomi ve siyasi koşullarını görmüş, hatta bizzat yaşamış birisiniz. Bugünün de siyasi durumu ve ekonomik verileri de ortada... Üretimde bir düşüş olacağı gözleniyor. Ülkenin dünü ve bugünü karşılaştırıldığında ne gibi keskin değişiklikleri görüyorsunuz?

MÜSİAD’da 1993 yılında genel sekreterlik görevime başladığımda Türkiye’de bilgisayarlar bazı işyerlerinde yeni kuruluyordu. 1994 yılında koca koca cep telefonları henüz yeni ülkemize giriş yapıyordu. İnternet yok denecek kadar azdı. Karşımızda böyle bir dünya vardı. Koalisyon hükümetleri vardı. Bu hükümetler bir ileri iki geri yapan performansa sahipti. Türkiye’de İslami bir kelimeyi telaffuz etmek bir parti için kapatılma ve bir insan için mahkum olma sebebi olabiliyordu. Terör etkisini çok yüksek bir şekilde hissettiriyor, mali ve fiziki yıkımlara sebep olabiliyordu. Bugün ise dünya ile birlikte Türkiye de çok hızlandı. Sektörler hızlandı. Üretim ve iletişim hızlandı. Bu süreçte ülkeler de, firmalar da ve esnaflar da ayakta kalmak için zorlandı. Artan rekabet ve kaotik şartlar neticesinde ayakta kalmak daha zor hale geldi. 2008 yılında emlak krizi küresel bir ekonomik kriz haline geldi. Bu şartlar altında Allah’a çok şükür ekonomik kriz Türkiye’yi teğet geçti. Az hasarla bu küresel burhan atlatıldı. Bunlar yaşanırken 2011 yılının başlarında başlayan Arap baharı son yıllarda küresel güçler ve yerli iş birlikçileri ile kışa döndürüldü. Irak, Suriye, Yemen ve Libya gibi ülkelerde gerçekten çok vahim bir tablo var. Mısır’da demokrasi rüzgârı yine bir darbe ile önlendi. Ülkemizin dört bir yanı siyasi krizler, ambargolar ve iç savaşlarla kaplı. Türkiye bu şartlara rağmen siyasi ve ekonomik istikrarını kaybetmeden yoluna devam ediyor. Her şeye rağmen ihracatını 160 Milyar dolara yükseltmeyi başarmış bir Türkiye var. Gelişmiş ülkelerden daha kaliteli kamu hizmetleri sunmak büyük bir başarının eseridir. Tüm bunlara rağmen son 16 ayda darbe teşebbüsleri olan “Gezi” ve “17-25 Aralık” girişimleri var. Bu teşebbüslerin yanı sıra hem Çözüm sürecini ortadan kaldırmak, hem de Kürt kardeşlerimizle birlikteliğimizi zedelemek isteyen güçlerin Kobani bahanesiyle ayaklanma girişimini görüyoruz. Allah’a hamdolsun Türkiye’de sağduyu ve istikrar kaybolmuş değil. Çok acıdır ki sözde Türkiye’nin müttefiki olan küresel güçler ülkemizin hem siyasi hem de ekonomik istikrarını bozmak için ellerinden geleni yapıyor. Mevcut hükümete diz çöktüremedikleri için kaotik ortamlar oluşturmaya çalışıyorlar. Gezi olaylarında olduğu gibi, Kobani olaylarında da halk ayaklanması çıkarmaya çalışıyorlar. Tüm bunlara rağmen Türkiye hamdolsun büyümesini ve istikrarını sürdürüyor.

Türkiye’de bazı provokatif eylemler düşünülmezse aslında huzurlu bir ortam var. Keza çevremizdeki ülkelerde yaşanılan düşünülürse… Şuan ciddi savaşların göçlerin yaşandığı bir dönemde yaşıyoruz. Bu olaylar 15 yıl önce olsaydı dışarı dahi çıkmaya korkardık. Ama ülkede bir huzur ortamı hâkim. Bu güvenli durumdan bize biraz bahseder misiniz?

Son 12 yılda çok önemli ve olumlu mesafe aldık. Türkiye 12 senede sesiz bir dönüşüm gerçekleştirdi. Sivilleşti. Demokratikleşti. Özgürleşti. Ekonomik olarak refah arttı. Kamu hizmetleri inanılmaz gelişti. Geçen hafta İtalya’da havalimanından ayrılırken İtalyan taksiciye ülkesinin ekonomik durumunu sordum. Bana İtalya’nın, İspanya’nın ekonomisinin bittiğini söyledi. Avrupa ekonomisinin sıkıntıda olduğunu anlattı. Türkiye’nin ise ekonomisinin hızla yükseldiğini söyledi. Bunu söyleyen bir İtalyan taksici... Türk konsolosluğundaki şoföre İtalya’daki hastanelerin nasıl olduğunu sordum. Bana söylediği şu; “Burada hastaneye acile gittiğimizde en az üç saat bekliyoruz. Memlekete tatile gittiğimde otel konforunda hastanelerde hizmet görüyorum.” dedi. İşte Türkiye’yi kıskanmalarının nedeni bu… Türkiye gelişiyor ve bazılarının yönlendirmelerini dinlemiyor. Türkiye kendi menfaatleri neyse ona göre hareket ediyor. Eğer eski Türkiye olsaydı bu Gezi olaylarını atlatabilir miydi? Eski Türkiye olsaydı, 17-25 Aralık darbe girişiminden sağ çıkabilir miydi? Kaset ve Tape bombardımanlarını atlatabilir miydi? Kobani gösterilerini atlatabilir miydi? Tüm bunlara rağmen halkımız daha çok kenetleniyor. Kobani eylemlerini başlatan yöneticiler ve partililer insan içine çıkamaz durumda. Ne kadar hatalı oldukları ortaya çıktı. Türkiye küresel güçlerin ve yerli işbirlikçilerin oyununa gelmeyecektir. Bizler bu günlerimizin kıymetini bilmeliyiz.

Ekonomideki esnaf rolünden bahseder misiniz bizlere? Büyüyen gelişen dünyada ve ülkemizde esnaflar kazançlarını artırmak için ne tür hamlelere başvurmalı?

Az önce ifade ettiğim konuda dünyada ve bölgemizde rekabetin artmasıyla ve sektörlerin ürünlerin çok hızlı değişmesi ile esnafımız acısından süreç zorlaştı. Yani esnafımız büyüyebilmek zorunda. Eğer ben 8 metre karelik dükkânımda kalayım. Ömrümün sonuna kadar bununla geçineyim, çoluğumu çocuğumu bununla çok iyi bir şekilde yaşatayım diyen bir kişinin esnaflık anlayışının yaşama şansı çok zor demektir. Esnafımız kendini geliştirmek zorunda. Sattığı veya hizmet ettiği ürün grubu rekabetten çekiliyorsa kendini yenileyebilmek zorunda… Örneğin Fotoğrafçılık; önemli bir meslekti ama şu anda her fert bir fotoğrafçı. Elinde cep telefonu fotoğrafçılık yapıyor. Burada fotoğrafçı, gelişen duruma göre kendini yenileyemiyorsa kepenkleri kapatmaya mahkûm oluyor. Fakat burada kendisini duruma adapte eden ne yapıyor? Pasaport fotoğrafçılığına yöneliyor. Yâda doğum, düğün fotoğrafçılığına geçiş yapıyor. Kırtasiye sektörü eskiden de vardı, bugün de var ama bugün eskisi gibi değil. Ürün çeşitliliğini artırarak ayakta kalabildi bu meslek grubu. Ya da aileden bir parça olan bakkallarımız. Eğer kendini market statüsüne taşıyacak ürün çeşitliliğine geçebildiyse bakkallarımız da bugün ticari hayatını sürdürebiliyor. Ama bunu yapamamışsa tabii ki ayakta kalması zor. Yapabilen ise güler yüzlü alışverişin faydalarından yararlanıp meslek hayatına devam ediyor. Kendini yenileyebilen, market statüsüne geçebilen esnaflar yaşamaya devam ediyor. Benim esnaf kardeşlerime tavsiyem şu; bilinmesi gerekir ki, rekabet hızlandı, değişim hızlandı. Bu değişimi çok iyi gözlemeleri gerekiyor. Kendilerini işlerine adapte edip işlerini de kendilerini de yenilemeleri gerekiyor. Esnaf kardeşlerimin tüketicilerin değişen beklentilerini karşılamaları lazım…

Bazı sektörler büyür, gelişir ve yok olur.1960-70’li yıllarda soğuk demircilik çok önemli bir meslekti. Demir pencere işinden bahsediyorum. Benim dedem marangoz, babam soğuk demirci esnafıydı. Fakat ne oldu? 1980’lerin başında sonra alüminyum bu sektöre girdi. Kapılar pencereler bir anda alüminyum olmaya başladı. 1990’lı yıllarda pen sektöre girdi. Plastik pencereler kapılar yaygınlaşmaya başladı. 2000’li yıllarda ise Amerikan Siding bu sektöre giren son gelişmeydi. Eğer siz esnaf olarak bu gelişimi göremiyorsanız ve ben soğuk demircilikte devam edeceğim derseniz, rekabeti kaybetmiş, gelişen dünyaya ayak uyduramamış ve tüketicilerin beğenisini kaybetmiş olursunuz. Tüketicilerimizin beğenilerine, tercihlerine göre kendimizi yenilemek zorundayız.

Bahsettiğiniz esnafın büyüme modeli akıllarda olan esnaf modeline zarar vermez mi? Akıllardaki o esnaf anlayışına ters bir durum değil mi?

Ömer Bolat olarak mahalle kültürünü tercih eden bir insanım. Çarşı esnafı kültürünü benimseyen biriyim. Hem mahalle kültüründen yana hem de çarşı esnafından yana bir düşünceye sahibim. Mutlak suretle çarşı esnafı yaşatılmalı. Buna hemfikirim. Mali durumunu kontrol altında tutabilen esnaf kaybetmez. Ayakta kalır. Yeter ki gelişen sektörü ve müşteri tercihini iyi takip edebilsin. Buna örnek olarak, Kapalıçarşı esnafını gösterebiliriz. Çağa ayak uydurmayı bildiler ve kazançları her daim gelişerek sürdü. AVM’ler bir tüketim modeli olarak ortaya çıktı, ama artık üst sınıra dayandı. AVM’ler bir bakıma insanımızın tekrardan çarşı esnafını hatırlamasına vesile oldu. Çünkü esnaf aileden birisidir. Hal hatır sorar, dertlerini paylaşır. Sevincini paylaşır, cenazende yanındadır. MÜSİAD Başkanlığım zamanında her daim esnafa sahip çıkılması için çağrıda bulunmuşumdur. Esnafımızı Türk-İslam yapısındaki omurga olarak görürüm. Esnafımıza hem ekonomik, hem de rekabet olarak sahip çıkmamız lazım. Esnaf bu ülkenin mayası…

Yeni girişimci ve esnaflar nasıl bir yol izlemeli? Esnaflar ülke ekonomisine katkıda bulunmak için ne gibi adımlar atmalı?

Bizler öncelikle ülkemizin geleceğine ve insanlarına mutlak suretle güvenelim. Ülkemizin geçmişiyle de iftihar edelim. Halkımızın değerleriyle iftihar edelim. Girişim ruhumuzu mutlak suretle güçlendirmeliyiz. Ülkemizin potansiyeli çok yüksek… Bu ülkenin en büyük sermayesi yetişmiş emek işgücü ve dinamik müteşebbisleridir, esnafıdır, ticaret erbabıdır. Mücadelemizi, fikirlerimizle yapalım. Değerlerimizle, özgüvenimizle bizde varız demeliyiz. Esnafımız da bu doğrultuda hareket etmeli. Esnafımız kendini geliştirmeli, yenilemeli. Koşmaya devam etmelidir.

Bu denli yoğun çalışmak size zor gelmiyor mu? Bu durumu nasıl idare ediyorsunuz?

15 yıldır Albayrak Grubu’nda Genel Koordinatör olarak çalışıyorum. Fakat bunun dışında ikinci işim toplumsal görevlerim. Bu yüzden 20 kadar vakıf, dernek, üniversitede görev alıyorum. AKPartide fikirlerimle görüşlerimle yer alıyorum. Tüm bunları yaparken beni motive eden şey “İnsanların en hayırlısı başkalarına faydalı olandır” diyen sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’in hadisi şerifidir. Bu hadisi şerifin gösterdiği yolda çalışmalarımı yürütüyorum. Konferans ve gençlerle buluşmaya gayret ediyorum. Benim 19 yaşından beri bütün hayatım böyle geçti. 32 yıldır hayatım bu düzen üstünde yürüyor. Allah’a hamdolsun bundan çok huzur ve mutluluk duyuyorum.

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Söyleşi HABERLERİ
  Gündem HABERLERİ
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Aybet: YPG terör örgütü Türkiye'nin kırmızı çizgisi Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Aybet: YPG terör örgütü Türkiye'nin kırmızı çizgisi Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Aybet terör örgütü YPG'nin, Türkiye'nin "kı..
ABD'de 'Kara Cuma' protestosu ABD'de 'Kara Cuma' protestosu Polis şiddetine dikkati çekmek isteyen göstericiler "Kara Cuma" alışverişini boy..
Akar, Kore Genelkurmay Başkan Yardımcısı Jongsup'u kabul etti Akar, Kore Genelkurmay Başkan Yardımcısı Jongsup'u kabul etti Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar, Kore Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı Yardımc..
Başkentte bazı yollar trafiğe kapatılacak Başkentte bazı yollar trafiğe kapatılacak Başkentte Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Merkezi organizesinde düzen..
  Ekonomi HABERLERİ
Maliye Bakanı Ağbal: KDV düzenlemesi yıl bitmeden Meclis'te olacak Maliye Bakanı Ağbal: KDV düzenlemesi yıl bitmeden Meclis'te olacak Maliye Bakanı Ağbal, KDV ile ilgili kanun düzenlemesini bu yıl bitmeden Bakanlar..
Şimşek, Rus yatırımcıları Türkiye'ye davet etti Şimşek, Rus yatırımcıları Türkiye'ye davet etti Başbakan Yardımcısı Şimşek, Moskova’da Rus yatırımcıları Türkiye'ye davet ederek..
Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Aycı: Yerli uçak motoru imalinde öncü olmak isteriz Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Aycı: Yerli uçak motoru imalinde öncü olmak isteriz Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Aycı, yerli uçak motoru üretimine ilişk..
Rüzgarda 5 milyar dolarlık yatırım yolda Rüzgarda 5 milyar dolarlık yatırım yolda TÜREB Başkanı Ataseven, "Sadece bu yıl içindeki tüm yarışma ve YEKA projeleriyle..
  STK-Vakıf-Oda HABERLERİ
İKMİB’den jet hızında yerlileştirme hareketi! İKMİB’den jet hızında yerlileştirme hareketi! Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Kasım ayı başında açıkladığı Türkiye’ni..
Kızılay Guinness’e Başvuruyor Kızılay Guinness’e Başvuruyor Kızılay’ın ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilen ve Kızılay’ın AvrupaKıta ..
Mali Müşavirler Meslek İçi Eğitime Devam Ediyor Mali Müşavirler Meslek İçi Eğitime Devam Ediyor MBG Gaziosmanpaşa ve Sultangazi Temsilcilikleri tarafından düzenlenen kahvaltılı..
Türkiye İş Ahlakı Zirvesi gerçekleşti Türkiye İş Ahlakı Zirvesi gerçekleşti Türkiye İş Ahlakı Zirvesi, Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD)..
  Söyleşi HABERLERİ
resim yok Eğitimci-Şair Şahin KARATAŞ “İz Bırakacak Nesiller” yetiştiren mavigün kolejini anlattı MAVİGÜN Eğitim Kurumlarının bu gün geldiği noktada ilk günden itibaren kesintisi..
Emre Emlak & Otomotiv Bayrampaşa'da açıldı! Emre Emlak & Otomotiv Bayrampaşa'da açıldı! 10 yıldır Emlak Otomotiv ve Oto kiralama sektörü içinde olan Emre Emlak & Otomot..
KORALLAR İNŞAAT FİRMASININ GAZİOSMANPAŞA MERKEZ’DE  KORAL İSTANBUL PROJESİ SES GETİRİYOR. KORALLAR İNŞAAT FİRMASININ GAZİOSMANPAŞA MERKEZ’DE KORAL İSTANBUL PROJESİ SES GETİRİYOR. Gaziosmanpaşa İstanbul'un en iyi yerinde fakat en önemli sorunlarının başında ot..
Cömertoğlu: “2 bin 300 çalışanımız ile 20 Milyon insanımıza hizmet veriyoruz” Cömertoğlu: “2 bin 300 çalışanımız ile 20 Milyon insanımıza hizmet veriyoruz” Tapu ve Kadastro İstanbul Bölge Müdürü Sedat Cömertoğlu: 170 yıldır gayrimenkuld..
  Fuar-Kngr-Fest-Turizm HABERLERİ
TSPB Kongresi dünyanın en önemli uzmanlarını İstanbul’da buluşturdu! TSPB Kongresi dünyanın en önemli uzmanlarını İstanbul’da buluşturdu! Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin (TSPB) düzenlediği Türkiye Sermaye Piyasa..
Finansal Sistemlerin 4.0’ı “İnsani Finans” İstanbul’dan Dünyaya Yayılacak Finansal Sistemlerin 4.0’ı “İnsani Finans” İstanbul’dan Dünyaya Yayılacak Finans sisteminde insani değerleri ön plana çıkaran, yeni paylaşım ekonomisinin ..
Kurtulmuş: Kartepe Zirvesi dünyaya yeni bir yol açacak Kurtulmuş: Kartepe Zirvesi dünyaya yeni bir yol açacak Kartepe Zirvesi’ne katılan Bakan Kurtulmuş, Zirve’nin Davos’u da geçerek dünya ç..
Postanın tarih yolculuğu Metro İstanbul'da Postanın tarih yolculuğu Metro İstanbul'da “PTT’nin Kuruluş Yıldönümü” etkinlikleri kapsamında Metro İstanbul ile PTT işbir..
  Kentsel Dönüşüm HABERLERİ
Türkiye’nin Tek Seferde Yapılan En Büyük Kentsel Dönüşüm Projesi Gaziosmanpaşa’da Başlıyor Türkiye’nin Tek Seferde Yapılan En Büyük Kentsel Dönüşüm Projesi Gaziosmanpaşa’da Başlıyor Gaziosmanpaşa Belediyesi, kentsel dönüşüm projelerini tanıtmaya devam ediyor. Bu..
Tozkoparan’daki Kentsel Dönüşüm Güngören’in yüzünü değiştirecek. Tozkoparan’daki Kentsel Dönüşüm Güngören’in yüzünü değiştirecek. Tozkoparan mahallesindeki dönüşüm projesiyle alakalı Güngören Belediye Başkanı Ş..
Fuzul Grup, projelerini Paris’te Tanıttı Fuzul Grup, projelerini Paris’te Tanıttı Yaşam alanlarına geniş yer ayıran ve “aile” konseptini ön planda tutan Fuzul Gru..
 Bir otomobil kadar kullanım ömrü olan binalarda yaşıyoruz Bir otomobil kadar kullanım ömrü olan binalarda yaşıyoruz Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, ‘13 Ekim Dünya Konut Günü’ d..
  Projeler HABERLERİ
Gaziosmanpaşa’ya MİSAL Türkiye’ye ÖRNEK dönüşüm Gaziosmanpaşa’ya MİSAL Türkiye’ye ÖRNEK dönüşüm Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm projesi, “Ahes Misal İstanbul” adıyla Gazio..
7. AR-GE Proje Pazarı Ödülleri sahiplerini buldu 7. AR-GE Proje Pazarı Ödülleri sahiplerini buldu Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden kimya sanayi, ihracatı sürdürülebilir kılma..
SİNPAŞ, iş dünyasına da alırken kazandırıyor! SİNPAŞ, iş dünyasına da alırken kazandırıyor! Gayrimenkul sektöründe yeniliklerin öncüsü Sinpaş Yapı, bugüne kadar yatırımcıla..
Süleyman Soylu’dan Tam Destek Süleyman Soylu’dan Tam Destek Vizyona girdiğinde büyük ilgi gören ‘Azazil: Düğüm’ ve ‘Azazil 2: Büyü’ ile son ..
  Spor HABERLERİ
Fenerbahçe, Antalya deplasmanında Fenerbahçe, Antalya deplasmanında Fenerbahçe, Süper Lig'in 13. haftasında yarın deplasmanda Antalyaspor'la karşıla..
resim yok Potada milliler 2'de 2 peşinde A Milli Basketbol Takımı, 2019 FIBA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri B Grubu ikinci..
Sharapova ile Büyükakçay karşı karşıya gelecek Sharapova ile Büyükakçay karşı karşıya gelecek İstanbul'da yarın düzenlenecek TEB BNP Paribas Tenisin Yıldızları Serisi etkinli..
resim yok Kasımpaşa'nın konuğu Atiker Konyaspor Kasımpaşa, Süper Lig'in 13. haftasında yarın sahasında Atiker Konyaspor ile karş..
  Esnaf dergisi HABERLERİ
Henüz anket oluşturulmamış.
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı