HABER AKIŞI

Baklava Festivalinde “Altın Oklava” birincisine 8 Altın katılımcılara 15 Bin dilim Baklava dağıtıldı.

 Tarih: 30-09-2019 20:35:00  -   Güncelleme: 30-09-2019 21:17:47
Baklava ve Tatlı Üreticileri Derneği’nin (BAKTAD) öncülüğünde düzenlenen geleneksel “11. Tarihi yarımada Baklava Festivali’nde” “Altın Oklava” yarışma finalisti 4 usta yarıştı, 15.000 dilim Baklava dağıtıldı.

Fatih Belediyesi, İstanbul Ticaret Odası(İTO) ile Baklava ve Tatlı Üreticileri Derneği’nin (BAKTAD) iş birliğiyle düzenlenen ‘11.Tarihi Yarımada Baklava Festivali’ tarihi Eminönü Meydanı’nda gerçekleştirildi. Festivale eski bakan ve Gaziantep Belediye Başkanı Fatma ŞAHİN,  Fatih Belediye Başkanı M. Ergün TURAN, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib AVDAGİÇ, BAKTAD Başkanı Mehmet YILDIRIM, festivale destek veren birçok Sivil Toplum Kuruluşu (STK) başkanı ile baklava üreticisi firma temsilcileri ve binlerce vatandaş katıldı.

Festivalin başlangıç konuşmasını yapan BAKTAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet YILDIRIM, “Altın Oklava” yarışması ile Baklavanın tarihçesini anlattığı konuşmasında fıstıkta yaşanan spekülasyonlara da değinerek şunları söyledi;

Bu Festivali BAKTAD olarak İTO ve Fatih Belediyesi'nin çok değerli katkılarıyla yapıyoruz. Biraz sonra Türkiye'nin farklı illerinden katılan 40’a yakın ustanın arasından finale kalan 4 ustanın “Altın Oklava” yarışını seyredeceğiz. Bu yarışmayı yapmaktaki amacımız; onları onurlandırmak, onların bu sanatını takdir etmek, baklavanın nasıl bir el sanatı olduğunu, nasıl yapıldığını, kolay yapılan bir tatlı olmadığını kamuoyuna göstermek, baklavacılığı meslek edinmek isteyen gençlerimize bu mesleği özendirici ve katılımcı hale getirmektir. En önemlisi de Türk mutfağının en önemli lezzetlerinden olan baklavamızı gündemde tutup bu tarihi meydanda bu amaçla baklavamızı dünyaya tanıtmaktır.

Türkiye'de tatlı denildiği zaman akla ilk baklava geliyor, Osmanlı Sarayı'na kadar uzanan baklavamız tıpkı halk arasında olduğu gibi bayramlarda, düğünlerde ve özel kutlamalarda, sofralarda mutlaka yer almış, sofraların padişahı ve padişahların da tatlısı olarak bilinir. Hatta baklava yapımı o kadar ciddiye alınmış ki 17. yy'ın sonlarına kadar Osmanlı İmparatorluğu “Baklava Alayları" oluşturmuş. Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'nde savaştan önce askerlere bolca pilav, yahni ve en önemlisi baklava ikram edilirmiş. Bir zamanlar sonra seferlere çıkmaya ara verilince bu gelenek ramazan ayında yapılan gelenek haline gelmiş ve yeniçeri ocağının feshine kadar baklava alayı olarak devam etmiş.

Geçmişten günümüze kadar olan ve bir kentin simgesi haline gelen baklava, sadece damak tadımıza hitap etmeyip hayatımızın çeşitli yerlerinde ön plandadır. Söz, evlenme törenlerinde, taziyeye gidilirken, mevlütlerde ve özellikle bayramlarda baklava sofraların vazgeçilmez tatlısıdır.

Malumunuz geçtiğimiz yıllarda Avrupa Birliği Antep baklavasını “Türk Tatlısı" olarak tescil etmiştir. Baklavamıza sahip çıkmaya çalışan ülkeler bu tescil sayesinde baklavanın Türk tatlısı olduğunu kabullendi.

Antep Fıstığı, bir sene var bir sene yok ayrıca gıda uzmanları şekeri kötülerken baklava fotoğrafı kullanıyor, bu ihracata ve üreticiye büyük darbedir. Baklava zararlı olsaydı Gaziantep şehrinde şekere bağlı hastalıklarda büyük artışlar görülürdü; 

BAKTAD Başkanı Mehmet Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü; “Sn. Bakanım ve kıymetli misafirler, biliyorsunuz Antep Fıstığı bizim için vazgeçilmez bir ham madde, bu ham madde bir sene var, bir sene yok bir hammadde, bu sene yok senesi zam yapılmaması için yetkililerimizin önlem almasını istiyoruz. Fıstık yüksek rakamlara ulaşırsa sektörde üretici ve tüketicide sıkıntıya düşer. Ayrıca son zamanlarda gıda uzmanları “Şeker zehirdir” derken TV ekranlarında baklava fotoğrafları kullanılıyor, bu durum tüketicimizi endişeye sevk ediyor. İhraç ürünü olan Milli Tatlımızı turistler evlerine paket paket götürüyor, turistleri korkutmak ihracata darbedir. Fransa'nın tamamen şekerden yapılan makaron tatlısını kötüleyen Fransız gördünüz mü? Kaldı ki baklava tamamen doğal olan, bol fıstığıyla, ceviziyle, hakiki tereyağıyla yapılan ve içinde katkı maddesi bulunmayan bir tatlı. Bilinçsizce yapılan açıklamalardan dolayı baklava satışları azaldı. Tüketicilerimize şunu söylüyoruz: “Baklava tamamen doğal bir yiyecektir, özellikle yetişme çağında olan çocuklar için faydalıdır. Baklava zararlı olsaydı Gaziantep şehrinde şekere bağlı hastalıklarda büyük artışlar görülürdü” dedi.

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç de festivalle geleneksel tatlarımız arasında yer alan baklavamızın lezzetini, tadını hem İstanbullulara hem de Türkiye’ye bir kez daha tanıtacaklarını, bu sayede baklavanın daha çok ihraç edilmesini sağlamaya çalıştıklarını ifade etti.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekip AVDAGİÇ; “En güzelini Antep'te yapıyoruz ama baklava Antep'e sığmayacak kadar büyük bir ürün. Ben Rumeliliyim, Rumelililerde de baklava vardır ve lezzet olarak Antepliler ile yarışır, diyerek sözlerime başlamak istiyorum”;

Osmanlı zamanında yeniçerileri motive etmek için: “Baklava Alayları" düzenlenirdi ve tabiri caizse “baklavanın küffar eline geçmesi” de bu şekilde engellenmiş oldu.

Bugün yapacağımız yarışmada bütün ustalarımızın hünerlerini ortaya koyacağından eminim. Bu güzel yarışmayla onları ödüllendirerek tabiri caizse “Marifet iltifata tabidir" sözünün de gereğini yapıyoruz. BAKTAD, bu yarışma ve etkinliklerle her yıl baklava kongresi düzenlemiş oluyor. Baklavanın yapılmasını sağlayan bütün tarafları bir araya getirmenin keyfini ve güzelliğini yaşıyoruz.

Mehmet Yıldırım tüccar adam, ihracat rakamlarını söylerken dolar konuşuyoruz ama baklavanın ihracat rakamları dolar olarak pekiyi bir noktada olmadığı için kendisi Türk Lirası olarak söylemeyi tercih etti. 4 buçuk milyon dolar çok sembolik bir rakam. Mehmet Başkan, bu rakamdan hiç memnun değiliz, bu kadar büyük bir sektörün sadece 4 buçuk milyon dolarlık ihracat yapmasını asla kabul etmiyoruz. Bu sektörün 10-20 milyon dolarlara çıkmaması için hiçbir sebep yok. Bunun için ambalajı geliştirmek, internet üzerinden e-ticaret yapmak lazım. Bu rakamları, bu sektöre layık olan noktalara taşımamız gerekiyor. Dolayısıyla BAKTAD ve İTO, bu tip etkinlikleri kıymetli belediye başkanımız ve diğer kurumların desteğiyle devam edecekler. Bundan sonraki tüm zamanlarımız güzel ve tatlı olsun diyorum ve hepinizi şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan; “Mutfağımızın en sevilen tatlısı olan baklavayı Türkler, Orta Asya'dan Anadolu'ya getirmişlerdir” diyerek şunları söyledi;

Baklavaya dair en eski Osmanlı kaydı Fatih dönemine ait Topkapı Saray mutfak defterlerinde rastlanıyor, 1473 yılında, Kanuni'den sonraki padişahlarda yeniçerilere ihsan olarak tepsilerle baklava göndermişlerdir.

Değerli konuklar elbette baklavayı bu kadar lezzetli yapan kullanılan üstün kaliteli malzemeyle onun yufkasını açan ustalarımızın el ustalığıdır. Her üretici en kaliteli malzemeyi kullanabilir ama ustalık çok ayrı bir yetenek, ustalık başka bir maharet. Geçmişte en iyi baklava ustaları maharetini saray mutfağında sergilemiş ve sultana sunmuştur. Ama bugün en iyi ustalar burada. Bugün de inşallah gönül kubbemiz olan Fatih’te sarayda sunulan baklavayı burada en iyi ustalar değerli misafirlerimize sunacaklar. İnanıyorum ki düzenlemiş olduğumuz Altın Oklava Yarışması mesleğin duayenlerinin olduğu kadar yeni yetişen ustaların da maharetlerini göstereceği bir alan olacaktır. Şimdiden hepsini tebrik ediyorum. Ağızlarımızdan baklavanın tadı hiç eksik olmasın, festivalde emeği geçen bütün herkesi tebrik ediyor, saygılarımı sunuyorum.

Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin ise, “Baklava artık Avrupa tarafından Türkiye’nin tatlısı olarak tescillendi. Daha fazla üretmemiz gerekiyor. Daha fazla tüketmemiz gerekiyor. Çok önemli bir zamandan geçiyoruz. Bu güzel lezzetlerin hepsini tattırmamız gerekiyor” açıklamasını yaptı.

Şehirlerin anasındayız, medeniyetin başkentindeyiz ama adını Fatih Sultan Mehmet Han'dan alan çok önemli ilçe, Fatih İlçesi'ndeyiz. Bu güzel ev sahipliğinizden dolayı şahsım, milletvekillerim, belediye başkanlarım adına çok teşekkür ediyorum sayım başkanım diyerek konuşmasına başlayan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma ŞAHİN şunları söyledi;

Evliya Çelebi Seyahatnamesinde “Dünyanın Gözbebeği" diyor, İpek Yolu'nun merkezinden, bereketli hilalin kalbinden, Milli Mücadele'nin ruhunu 2. Çanakkale olarak yaşatan Gazi Şehirden geliyoruz.

Diller değişir, lezzetin dili değişmez, tatlar değişir, lezzetin tadı değişmez, kokular değişir, lezzetin kokusu değişmez. Bu yüzde adına “BAKTAD" diyoruz. İşini ciddiye alan, kendini sürekli geliştiren en iyi ustalardan oluşan ekip burada. İşte bu ekip, bizim yeşil altınımızı sarı altına çeviren bir ekip. Bizler, oklavalarıyla eser yaratan bir şehirden geliyoruz. Osmanlı mutfağı, Anadolu mutfağı diyoruz, yıllarca sahip çıkmadık. Bize dair her şeyin başka ülkelerle anıldığını gördük, bunun bir ekonomi, bir istihdam olduğunu sonradan fark ettik. 400 coğrafi işaret almışız ama hala tescillenmesi gereken 2000 ürün var. Dünya mutfağıyla, Meksika biberiyle, Japonya pirinciyle, Venezuela kakaosuyla dünya mutfağını oluşturuyor. Bu yüzden şehir milletçiliği yapmadan şehirlerin anasıyla Anadolu'yu birleştirerek dünyaya bu lezzeti tanıtmak zorundayız. Anadolu'da büyük bir hazine var, Anadolu'ya gelin acımız da tatlı bizim, baklavamız en güzeli. O yüzden turistlerin İstanbul'a gelmeleri, Anadolu'ya gelmeleri çok önemli.

Baklavanın dili olsa da konuşsa, tereyağında sadeyağ çıkarılıyor içinde büyük bir akıl var, Anadolu kadınının büyük mahareti var. Şu an bilim dünyası diyor ki, “Alzheimer çağımızın vebası, çaresi fıstık”. İçinde yeşil altınıyla, sadeyağıyla, bu oklava ve ustaların emeğiyle bambaşka bir şey çıkıyor.

Bu önemli etkinlikte sizlerle beraberiz bu yüzden Gaziantep'e gelme zamanı dedik geldiler, 4 mevsim Gaziantep dedik her mevsim güzelliğini gösterdik, uzaklarda aramayın, bütün güzellik Anadolu'da bizim insanımızda dedik.

Şu an diyorum ki, Allah ağzımızın tadını bozmasın, Rabbim tatlı yiyip konuşturmayı nasip etsin. Emeği geçen herkese özellikle İTO başkanımıza desteğinden dolayı teşekkür ediyorum.

11. Altın Oklava Yarışmasında birinci Yasin KARAKAŞ oldu

Festival’de 27 çeşit baklava sergilendi. Türkiye genelinde 40'dan fazla baklava ustası arasından finale kalan ilk 4 ustanın Altın Oklava için kıyasıya mücadelesine sahne oldu. Yarışmada birinci olan baklava ustası Yasin KARAKAŞ'a 8, ikinci Yusuf KURT'a 5, üçüncü Davut ÇAM'a 3 ve dördüncü Musa ALTUNBAŞ'a 2 Cumhuriyet altını ödülü verildi. 

Festival kapsamında protokol tarafından vatandaşlara 15 bin dilim baklava ikram edildi. Gaziantep’in yöresel sanatçıları da festivalde mini bir konser verdi.

  Bu haber 808 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Fuar-Etkinlik-Turizm HABERLERİ
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı