HABER AKIŞI

Av. Müge Bostancı ile “TİCARETİN HUKUKU” söyleşileri…

 Tarih: 23-10-2019 23:56:00  -   Güncelleme: 24-10-2019 00:12:00
Tamamı üretici, zanaatkâr, sanayici, kobi, tüccar, toptancı, perakendeciden oluşan okurlarımızı Ticari Hukuk Kuralları konusunda bilgilendirmek ve hukuki sorunlarına çözümler üretmek amacıyla Ticari Hukuk konusunda uzman Av. Müge BOSTANCI’ya “Anonim Şirketlerde Pay Devri” nasıl olmalı diye sorduk, tüm ayrıntılarıyla anlattı.

ANONİM ŞİRKETLERDE PAY DEVRİ...

Şirketler hukuku uygulamasında sıklıkla yapılan işlemlerden biri, anonim şirketlerde hisse devridir. Hisse devri prosedürünün doğru ilerlemesi hukuksal ve vergisel sorunlarla karşılaşılmaması adına çok önemlidir.

Anonim Şirketlerde, limited şirketlerin aksine hisse senedi veya geçici ilmühaber bastırılabilmektedir. Bu nedenle, anonim şirketlerde pay devri konusunu açıklarken payın senede bağlanmış olup olmadığına göre inceleme yapılmalıdır.

1.Payın senede bağlanmamış olması yani çıplak payların devri, Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla geçerli bir pay devri için yazılı bir alacağın temliki sözleşmesi bulunması zaruridir. Çıplak payların bedeli kısmen veya tamamen ödenmişse buna ek olarak aynı zamanda borcun nakli hükümlerinin de uygulanması gerekir. Dolayısıyla devralan kişinin borç yüklenmesi niteliğindedir. Pay devri için anonim şirketin onayı gerekmektedir. Şirket bunun için teminat da isteyebilir. Bu çıplak paylar, haczedilebilir, rehnedilebilir, üzerlerinde birtakım haklar kurulabilir.

2.Payın senede bağlanması ise hamiline ya da nama yazılı şekilde olur. Şirket hisse senetlerinin bir kısmı hamiline bir kısmı nama yazılı şekilde olabilir ya da nama yazılmış bir hisse senedi hamiline, hamiline olan da nama yazılmış şekline de dönüştürülebilir.

  • Ana sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı sürece hisse senetleri nama yazılıdır, nama yazılı olmasına rağmen kanunen emre yazılı kıymetli evrak niteliğindedir. Bu payların devrinde senedin cirosu ve zilyetliğin devri işlemleri olarak iki aşama bulunmaktadır. Nama yazılı pay senetlerinde senet üzerine yapılacak cironun beyaz ciro olmasında bir engel yoktur yani ciro edilenin isminin bulunması şart değildir ancak cironun temlik amacı taşıması gerekmektedir. Hisse senedinin teslimi yani zilyetliğinin devralana geçirilmesi çok önemlidir. Aksi takdirde mülkiyet devralana geçmez.  Bununla beraber, payın mülkiyetinin karşı tarafa geçirilmesi iradesi ve devir yapanın da yetkili olması gerekir. Zilyetliğin irade dışı veya kötü niyetli olarak iktisap edilmesi halinde mülkiyet asla geçmez. Burada tarafların iradeleri korunmaktadır. Taraflar arasında mülkiyetin devri için yazılı temlikname,  ciro ve teslim yeterliyken şirkete karşı pay devrinin hüküm ifade etmesi ancak pay defterine kayıtla mümkündür. Çünkü şirket ortakları pay defterinde kayıtlı olanlardır. Ortak, şirket nezdinde kullanabileceği ortaklık haklarını, örneğin kâr payı alma, genel kurula katılma, oy kullanma hakkı gibi haklarını, ancak pay defterine kayıtlı olması şartıyla kullanabilmektedir.  Bir diğer önemli husus da şirketin pay devri kaydını kendiliğinden yapmadığı, mutlaka ilgililerce talep edilmesi gerektiğidir. Nama yazılı pay senetlerinde sahiplerinin adı soyadı ya da ticaret ünvanı ile, yerleşim yeri ve pay bedelinin ödenmiş miktarının yazılması gerekmektedir.
  • Paylar hamiline yazılı ise yönetim kurulu, pay bedelinin tamamının ödenmesi tarihinden itibaren üç ay içinde pay senetlerini bastırıp pay sahiplerine dağıtır. Yönetim kurulunun hamiline yazılı pay senetlerinin bastırılmasına ilişkin kararı ticaret siciline tescil ve Türkiye Sicili Gazetesi’nde ilan edilir. Hamiline yazılı paylar sadece teslim ile devredilebilir. Devrin şirkete bildirilmesine ya da kaydedilmesine gerek olmayıp, hamiline yazılı hisse senedinin teslimi ile hem şirkete hem de üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder. Yine, taraflar arasında mülkiyeti devretmek maksadı olması gerektiğinden bu kapsamda mülkiyetin geçirilmesi konusunda bir sözleşme imzalanması da gerekir.
  •  Anonim şirketlerde henüz çıkarılmamış pay senetlerini temsil etmek üzere ‘‘ilmühaberler’’ de bastırılabilir. İlmühaberler, hak sahibine tüm pay sahipliği haklarını ve payın devrini de sağlayan menkul kıymet niteliğinde geçici bir belgedir. İlmühaberlere ilişkin de nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümler tatbik edilir. Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında, payları hamiline yazılı anonim şirketlere pay senetlerinin bastırılması zorunluluğu getirilmekle beraber, pay bedellerinin ödenmesi tarihinden itibaren ve pay senedi bastırılıncaya kadar ilmühaber çıkartabilme olanağı vardır.  Yani kanun kapsamında ilmühaber sadece 3 ay için geçerli bulunmaktadır. İlmühaberler üzerinde de rehin ve haciz yapılabilir,  intifa gibi haklar verilebilir. Daha sonra bastırılacak hisse senetleri ile bu ilmühaberler değiştirilecektir. Nama yazılı paylar için ilmühaber çıkartılması zorunluluğu ise bulunmamaktadır.

Vergilendirme Yönünden;

  • Hisse senedi veya ilmühaber yoksa anonim şirket ortağı, hissesini kaç yıl sonra satarsa satsın, iktisap tarihi ile devir arasında geçen süre önem taşımaksızın bundan doğan kazanç “Değer artışı kazancı” olarak, gelir vergisine tabidir. (GVK Mükerrer Md. 80/4)Vergilendirme sırasında, iktisap bedeli, Türkiye İstatistik Kurumu’nca belirlenen ÜFE endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilir. Kazancın, (2019 Yılı için) 14.800 TL’ sı gelir vergisinden müstesnadır. Bu tutarı aşan kısım gelir vergisine tabidir.
  • Hisse senedi bastırılmışsa, iki yıldan daha uzun süre elde tutulan hisse senetlerinin, elden çıkartılması halinde doğacak kazanç, gelir vergisine tabi olmayacaktır. (GVK mükerrer Md. 80/1) Bu nedenle anonim şirketin hisselerinin devredilmesinin düşünüldüğü hallerde, vergi bedelinin doğmasının önüne geçmek için iki yıl öncesinden ilmühaber çıkartılarak hissedarlara dağıtılması faydalı olacaktır. Böylece kazanç vergi dışı kalacaktır.
  • Anonim şirketlerde hisse senetlerinin noterde tescil şartı olmadığından damga vergisi ve harç ödenmesi gerekmeyecektir.
  • Katma Değer Vergisi Kanunu’na göre ise hisse senedi satışları KDV’den muaftır.

Açıklandığı üzere anonim şirketler açısından henüz kuruluş aşamasındayken hisse senedi veya ilmühaber bastırılmasına özen gösterilmesi ileride şirketler ve hissedarları yönünden çok önemli vergisel avantajlar sağlayacaktır.

  Bu haber 3231 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Röportaj HABERLERİ
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı