HABER AKIŞI

24. Milli ve Yerli Hayat İnşası Esnaf Buluşması Öztürk ORAN’ın katılımıyla gerçekleşti

 Tarih: 03-05-2018 02:00:29
Esnaf Bülteni Dergisinin her ay gerçekleştirdiği “Milli ve Yerli Hayat İnşası Esnaf Buluşmaları”nın 24.sü Vakıf Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Öztürk ORAN’ın katılımı ile Eyüpsultan- Demirkapı’da Vezir Sofrası-Karadeniz Mutfağı Lezzet Tesislerinde gerçekleşti.

Vezir Sofrası-Karadeniz Mutfağı’nın lezzetli yemeklerinin servisinin başlamasının ardından Şeref Küçükateş’in takdimi ve okuduğu ticaretle ilgili bir ayetle program başladı. Şeref Küçükateş şunları söyledi;

Her biri birbirinden değerli konuklar ağırladığımız Milli ve Yerli hayat İnşası Esnaf Buluşmaları toplantımızın 24. programında Vakıf Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Sn. Öztürk Oran ağabeyimizi misafir ediyoruz. Katılarak bizleri onurlandırdığı içinde kendisine şükranlarımızı sunuyoruz. Aramızda küçük esnaftan tutunda sanayiciye bürokrata ve öğretim görevlilerine kadar hayatın her alanından misafirlerimiz var sizlere de katılımlarınızdan dolayı teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Şimdide aramızda Uluslararası Sosyal Medya Başkanı Said Ercan var. O da bizlere esnaflar sosyal medyanın neresinde, neresinde olmalı ve nasıl olmalı ile alakalı aktarımları olacak kısa bir anlatım gerçekleştirecek onu dinleyelim.

Said beye teşekkürlerimi sunuyorum.  Konuşmasında verdiği mesaj gibi Türk Hava Yollarından Çiğ köfteci örneğindeki gibi bende bu konu ile alakalı en küçük esnafımızdan en büyüğüne, mesaj veren şu ayetleri okumak istiyorum;

“Ey Müslüman Tüccar! İman Ettiğin Rabbinin, dilediği kimseye rızkı genişlettiğini, dilediğine ise sadece yetecek kadar verdiğini hatırından çıkarmamalısın. Sana düşen vazife yeryüzünde rızkını aramak için gayret etmek ve ter dökmektir. Beşer olarak elinden geleni yapmalı, neticeyi ise Rabbine bırakmalısın ki, haddini aşmayıp, payına razı gösterebilesin.” (İsra Suresi - Cuma Suresi)

İstanbul’un her yerinden çeşitli sektör ve kurumlarda çalışan katılımcıların kısaca kendilerini şirketlerini, kurumlarını ve yaptıkları işlerle hedef kitlelerini açıklamasının ardından Esnaf bülteni dergisi sahibi, Milli ve Yerli Hayat İnşası Platformu (MİYYİP) ve Yeniden İnşa Derneği (YENİDER) Başkanı Eşref Küçükateş konuşmasında şunları söyledi;

Aylardır bu toplantıya gelmesi için uğraştığım Öztürk başkanımın buraya gelmesinden dolayı çok mutlu ve huzurluyum. Kendisine tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Şükranlarımı sunuyorum.

Öztürk, başkanımla biz İstanbul Ticaret Odasında meclis salonunda tanıştık. Bir gün tuttu kolumdan gel bir anlat bakayım sen kimsin dedi. Ben orada 3-5 dakikada ne anlattıysam. Elini omzuma attı sen bizdensin ya dedi. Sen bizimsin dedi. O günden beri de hem gülen yüzünü, hem de sıcaklığını samimiyetini yaşıyoruz. Herkesle de öyle olduğunu görüyorum. İletişim ve diyalog açısından üst makamlarda olan kişilerde görmeyi istediğimiz vasıf ve özellikleri taşıyor. Ben o yüzden de teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanımızın nasıl tuttuğu elin sayısını sayamayacaksak, samimiyetiyle ve sıcaklığıyla nasıl insanlarla o diyaloğu o iletişimi kuruyorsa Öztürk başkanım da gerçekten Tayyip Erdoğan’ın bir makama yakıştırdığı ve onun izinden giden bir başkanımız olarak görülüyor ve kendisine teşekkür ediyorum.

Biz bugün 24. Esnaf Buluşmaları toplantısını gerçekleştiriyoruz. Cumhurbaşkanımızın 1 Kasım seçimlerinden önce Yedikule mitinginde Millet Vekilleri Milli ve Yerli olmalıdır demişti. Bu sözü birkaç yerde daha duyduk. Biz bu söze talip olalım, bu boşluğu dolduralım dedik.  1.  Toplantımızı da yine bu görüşü benimseyerek bu görüşe sahip çıkarak 2016 Ocak ayında yaptık.  Bu Milli ve Yerli cümlesinin havada kalmaması ve bir liderin söylediğinin altının dolması gerektiği düşüncesi ile de Milli ve Yerli Esnaf Buluşmaları diye başlattık. Medeniyet Üniversitesi’nden gelen hocamızın katkıları diğer katılımcı arkadaşlarımızın ve hocalarımızın katkılarıyla biz aslında Milli ve Yerli cümlesini kullanıyoruz ama Milli ve Yerli yaşamıyoruz u da görünce dedik ki bu isme Milli ve Yerli Hayat İnşası Esnaf Buluşmaları diye yapalım.

Bunun yanında bu platformda Hatim gurubu kurduk. Bu ay 4. Ayımız 3. gurup tamamlandı. Bu ay 3 tane hatim in duasını yapacağız Allah’ın izniyle. Bizim sayımızla birlikte hatim sayımız da artacak. Eskiden ahilerin her akşam yaptığı toplantıları biz ayda bir yapıyoruz. Onlar toplantılarda işlerini konuştuktan sonra bir de Allah’ı zikrederlermiş. İbadetlerini yaparlarmış. Biz de onlara benzeyelim diye hatimle toplantılarımızı taçlandırıyoruz. Onlar gibi olamayacağımızı biliyoruz ama en azıdan o yoldayız diyoruz.

Bizim Kızıl Elmamız da siyonizmin elinden ticareti almak;

Biz de bu yola bunun için çıktık. İnşallah bu yolda da Allah son nefesimizi vermemizi nasip eder. Çünkü; her alanda Siyonizm egomanyasını kurmuş etkisini gösteriyor ve hiçbir yere kımıldayamıyoruz. Dolayısıyla bu çaba ve gayretleri her kesimde göstermemiz lazım.

Esnaf sınıflar demek:

Yani biz ticaret yapan sınıfız. Aslında bütün toplum esnaf. Üniversiteliler sınıfı var, Kadınlar, Erkekler, gençler, çocuklar hepsi bir sınıf, bilişimle uğraşanları, ticaretle uğraşanları hepsi sınıf. Bunların hepsinin toplamı da ESNAF yani (SINIFLAR). Biz de bir sınıfı temsil ediyoruz. Milli ve Yerli Hayatı İnşa etmeye çalışan bir sınıfız. Temsil ettiğimiz sınıfta da hedefimizi kızıl elmamızı bu şekilde belirledik, bu şekilde de yolumuza devam etmeye çalışıyoruz.

Esnaf Dergimizin üzerine de bakarsanız taraflı yazıyor. Biz tarafsız olamayız. O yüzden belki de hiçbir dergide yazmayan bir şeyi ben yazdım. Logomuzun altında taraflı yazar. Biz taraflıyız. Bizim tarafımız da belli. Bu tarafımızdan da hiçbir taviz vermedik, vermeyeceğiz de.

Whatsapp gurubumuz:

Sosyal Medya uzmanı arkadaşımız bahsetti. Hakikaten dijital, bilişim çok önemli, önemli de bir yer tutuyor, bunu doğru kullanmak çok önemli. Whatsapp’ı, Facebook’u, Tiwitter’i. Facebook ta paylaşılan bir şey Tiwitter de paylaşılamıyor. Amacı farklı. Whatsapp ta paylaşılan bir şeyi facebook ta paylaşamazsınız. Hele hele bir gurup kurduysanız o gurubun bir hedefi, bir amacı vardır. O gurubu o amacın dışında kullanmak doğru olmaz. Orada kullanılan yanlış bir paylaşım bizim önemli bir zamanımızı alıyor. O yüzden hem zamanı kazanalım hem insanları kazanalım hem de bu gurubu verimli kullanalım istiyoruz. Bu gurupta sadece iş ile ilgili şeyler paylaşılıyor. İnsanlar burada işini tanıtacak, bir şey arıyorsa ben şunu alacağım arıyorum yazacak veya şunu satıyorum yazacak. İyi ki doğdun, başın sağ olsun gibi şeyler olmayacak. Kutlamalar olmayacak. Amacımız neyse o, amacımız dışında kullanmayacağız.

Geçen gün Türkiş Teknik Genel Müdür Danışmanı Halil Tokel’i ziyaret ettik. Onun 2 tane sunumuna katılmıştım. Türk Hava Yolları’na %100 yerli parça üreten 700 firmayı kazandırmış durumda. Bu sayıyı da 2023 yılına kadar 5000 e çıkartmak gibi bir hedefi var.

Milli ve Yerli Üretimi engelleyen bürokratlardan hesap soracağız dava açacağız:

Milli ve Yerli Silah ve uçak üreten bir kişi. Nuri Demirağ’ın ürettiği silah ve uçakların seri üretimini bürokrasi engellemiş. O günlerde Avrupa’da yayınlanan dergilerde yaptığı uçağın Boeing den daha üstün kalitede bir uçak olduğu yayınlanmış. Ama Türkiye bürokrasisi bu uçağın üretimini ve yurt dışından talep olduğu halde satışını engellemiş. Biz şimdi diyoruz ki Milli ve Yerli üretimi engelleyen bürokratlardan hesap soralım Yeniden İnşa Derneği olarak, Esnaf Dergisi olarak, Milli ve Yerli Hayat İnşası Platformu olarak, Bunlardan hesap soracağız bunlara dava açacağız. Nuri Demirağ’ın torununa ödül vererek onlara hakkını iade edeceğiz. Bu günkü bürokratlara da şu anda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın bir atağı var, bir çalışması var. Her şeyi, her şey %100 yerli olsun diye. Bu çalışmaları engelleyenleri de görürsek onlarla da uğraşacağız. Onlara da diyeceğiz ki engellemeyin. Bürokrasi ile Türkiye’nin kalkınmasının önüne geçmeyin diyeceğiz. Böyle bir çalışmanın da Allah nasip ederse içerisine gireceğiz. Bunun da hazırlıklarını yapıyoruz.

Vakıf Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Öztürk ORAN, uzun ama ilgi çeken ve merak uyandıran konulardan dolayı dikkatle dinlenilen konuşmasında şunları söyledi:

Afiyet olsun Beyefendiler, Hanımefendiler hepinizi saygıyla selamlıyorum. Eşref Bey bu toplantıların burada olduğunu söyleseydi daha erken de katıla bilirdik. Ama en azından 3-4 aydır hiç zamanımız olmadığı için katılamadık. Kendisine bir söz verdik, nasip bu güneymiş. Ama bu gün de biz burada geçmişimizi hatırladık. Bu yoldan çok gittik geldik. 1970 yılında biz İstanbul’a geldiğimizde Gaziosmanpaşa’nın Yıldıztabya mahallesine yerleşmiştik. O zaman ben 13-14 yaşındaydım. Liseyi de burada Plevne Lisesinde bitirdim. Sonra Anadolu Yakasına geçtik.

Bu kadar dostu da bir araya getirdiği için de teşekkür ediyorum.

Biraz önce Eşref Bey dedi ki Benim için, benim elimden tuttu sen bizdensin dedi. Düşünün biri elinde bir dergisi, bu dergisinde neler yapmak istediğini anlatmaya çalışan çırpınan birisi. Ben baktığım zaman, bu dergi için bu kadar canla başla, istekle bu kadar çırpınan, odada herkesle tanışan, herkesin elini sıkan biri. Ben de bu yüzden gel sen bizdensin dedim. Çünkü bende ömrü hayatımda hep böyle yaptım. Bulunduğumuz yeri hiçbir zaman unutmadık. Her ne kadar doyduğumuz yer önemliyse de, doğduğumuz yer de o kadar önemli olmalı. Çünkü nereden geldiğinizi bilmezseniz nereye gideceğinizi de bilemiyorsunuz. Eşref Beyle öyle tanıştık, sonra baktık ki dergisi gerçekten esnafların derdini, çilesini veya esnafın ne yapmak istediğini yazıyor çiziyor. Güzel de bir hizmet yapıyor. Allah razı olsun diyorum. Kendisine bu kadar dostu da bir araya getirdiği için de teşekkür ediyorum. Burada birçok arkadaşla dostla tanıştık.

Muhterem hazurun, anlatacak o kadar çok şey var ki. Ben de içinizden birisiyim. Çok genç yaşta Milli ve Yerlinin ne olduğunu idrak etmiş biriyim ve 1970 ten beri de sizler gibi bende Milli ve Yerli olsun diye mücadele ettim:

Çünkü Milli ve Yerli farklı bir şey; Ama demekle olmuyor, yaşamakla oluyor. Söylemekle olmuyor icra etmek lazım. Arkadaşlar! Ben 12 yıl Vakıflar Bankasında çalıştım, bir mesai arkadaşım da burada, ben 12 yıl tatil yapmadım. Hiç tatil yapmadım, hep çalıştım. Banka bize emek verdi, ta İngiltere’ye kadar gönderdi, ben de karşılığı olsun, helal olsun diye hiç izin yapmadım, hep çalıştım. İzinlerimi bankada çalışarak geçirdim. Gün geldi, faizsiz bankalar geldi, biz iş talep etmedik, onlar bize teklif getirdiler. Bizimle çalışmak ister misin dediler. Yani sizde bir şey varsa çevre seni keşfediyor. Vakıflar Bankasında 12 yıllık çalışma hayatımın tahmini 5 yılını ya kursta ya da okulda geçirdim. Ama 5 yıl içerisinde de mesaimden hiç taviz vermedim. O 8 saati doldurmak için her türlü çalışmayı yaptım. Hal böyle olunca sosyal hayatımızın aynı olmadığı kişilerle ahbap olmaya başladım. Çünkü çalışıyorsunuz ve herkes tarafından seviliyorsunuz. Bunları yaparken de ben sürekli ticaret hayatının ve esnafların içinde oldum.

Çocukluğumda Kars’ta çok güzel bir esnaf dayanışması vardı:

Kars’ta o zaman Vali baba diye bildiğimiz bir Valimiz vardı. Bu vali baba, aslında Vali yardımcısı, esnaf sabah kalkar iş yerinin önünü kendisi süpürür suyla da güzel süslerdi, vali baba buradan geçecek diye. Vali baba da bir gün caddenin sağ tarafından, diğer gün sol tarafından geçer, o esnafa tek tek hayırlı işler der ellerini sıkardı.

Kars küçük bir yerdir ama bir dayanışma vardır. Bir şey olduğu zaman köylü derdi ki, bir esnafa git, derdini anlat, o sana çare bulur. Esnaf ülkenin ve ekonominin temelidir, aynı zamanda ülkenin en emin kişisidir. Bir şey olduğu zaman bir esnaf getir, onun kefaleti ile mal vereyim derlerdi. Bir esnaf sizin elinizden tuttuğu zaman ya sizi ticaret hayatının içine sokar ya da okuturdu. Esnaf kendi arasında para toplar, fakir çocuklarını okuturdu.

İslam da parayı çalıştırmanın bir şekli olmalı dedim:

Küçük bir yerde yetişmenin hem avantajları hem de dezavantajları vardır. Babam Allah hepimizin geçmişine rahmet etsin ilkokul 3 ten mezun bir adamdı. Benim çocuklarım üniversite okuyacaklar diye her şeyini sattı İstanbul’a geldi. İstanbul’a geldik biraz paramız var fakat bankaya yatırmam dedi. Niye biz yastık altındaki paraların peşine düştük. Biri gelir parayı alır diye de evde mutlaka bir kişi nöbet tutuyor. Ayda bir de paranın yerini değiştiriyoruz. Ben bu para zamanla eriyecek biliyorum. Bu benim kafamı kurcalıyor. Ev aldık ta Allahtan para erimedi. Tamam, biz faize para vermiyoruz ama İslam da parayı çalıştırmanın bir şekli olmalı dedim. Faize para yatırmayanlar parmakla gösterilecek kadar azdı.

Esnafın daimi olanı, istikrarlı olanı, dürüst olanı her zaman kazandı:

Anadolu’dan birileri geldiği zaman bize sorarlardı, ben mal alçağım ama kime gideyim diye. Senet yoktu, söz vardı. Adam gelirdi şu tarihte bana havale gelecekti geldi mi derdi. O da o gün gönderirdi. Eskiden esnaf İstanbul’a gelirdi. Ne zaman ki pazarlamacılar buradan Anadolu’ya esnafın ayağına gitti, bu itibarı zedelediler. 3 liralık malı 7 liraya satmaya kalktı. Bu güzel gelenekler yok oldu gitti. Alışveriş bittikten sonra İstanbul’un esnafı onlara yardım eder yemek yedirirlerdi, onlar da geldikleri yerlerden onlara hediyeler getirilerdi.

Burada gayrimüslim esnaflar vardı. Onlarla da Anadolu esnafı gayet iyi geçinirdi. Şimdi bakıyorum maddi olarak çok iyi yerlere geldik, ama maneviyattan ve bereketten uzak kaldık. Neden uzak kaldık? Tüccarın alın terinin içine başka şeyler girince o işin bereketi kaçıyor. Çok malda haram, çok sözde yalan eksik olmaz. Ne mutlu servetini helal yoldan artıranlara, ne mutlu çok konuşup ta yalan söylemeyenlere.

Bir insan ben tek başınayım ne yapabilirim ki dememeli. Çok şey yapabilir. En azından etrafında bir gurup insan oluşturarak Eşref Kardeşim gibi. Kendisinden Allah razı olsun:

Bakın buraya toplanmış gelmişsiniz. Ne için geldiniz buraya? Birbirimizden ne alacağız ne vereceğiz, sohbet edeceğiz, birbirimizi anlayıp dinleyeceğiz. Bunların hepsi bu ülkenin ticaretinin artmasına bir tuğla konulmasına yönelik yoksa neden bir araya gelelim. Bu topluluk kendine bir mekân bulmalı. Bir yer almanız lazım Eşref kardeşim, o yer de sizin olacak. Mekânlar özel olursa aile içinde konuşmak daha farklı olur.

Cesaret esnaflığın en önde gelen özelliğidir. Arsa alsam ne olur, ticaret yapsam ne olur diye sorabileceğimiz bir büyüğümüz de yok. Şimdi çok şükür sizin gibi topluluklar var. Birbirinize birçok şey sorabiliyorsunuz. Bizim böyle bir topluluğumuz yoktu. O günkü şartlarla bu günkü şartları mukayese ettiğimiz zaman ne kadar şanslısınız bir bilseniz.

Devlet bu katılım bankalarına önce izin vermiş sonra pişman olmuş:

Önce izin verip sonra pişman olanlar Başbakanı Bülent Ulusu ve Cumhurbaşkanı Kenan Evren. İzni verenler bu iki zavallı. Rahmetli Özal o zaman ekonomiden sorumlu ama imza Özal’a Başbakan olunca nasip oldu. Şunu açacağız olmaz. Neden? Çünkü siz kazancınızı Erbakan Hocaya vereceksiniz. Türkiye Cumhuriyeti size bu lafı söylüyor. Ya ben neden kazancımı Erbakan Hocaya vereyim. Dedim ki bu işin içine devleti sokmadığımız sürece ne bu katılım bankaları büyür nede bize rahat verir. Başımızdan Hazine Müsteşarlığından, Hazine den gelen adamlar eksik olmuyor. Hatta yönetimimize hazineden bir tane adam gönderdiler git bak bakayım bunlar ne işler yapıyorlar diye. Adam geldi oturdu böyle eski bir Ziraat bankası Genel Müdür Muavini, dedi ki siz de bizler gibi işler yapıyormuşsunuz. Peki, ne yapacaktık ki biz dedik. Bana öyle demiyorlar. Her hafta beni arıyorlar, diyorlar ki ne buldun. Hiçbir şey bulmadın. Peki, ne için geldin sen? Siz karı bilmem bir yerlere götürüyormuşsunuz. Ya nereye götüreceğiz karı. Ayrıca kanunlar var yani nereye götürüyorsun.

28 Şubat geldi. Bütün çalışmamızı elimizden aldı, dosyayı da bir daha geri vermedi:

96 da Ahmet Çelik Tunç, Vakıflardan sorumlu Devlet Bakanı. Arif Çelik diye de bir Bölge Müdürü var. G ittim dedim ki şu devlete biz Vakıf Katılım diye bir banka kuralım. Kabul ettiler beni 6 ay çalıştırdılar. Her şey tamam Vakıfların hissesini halka arz edeceğiz gelen parayla da Vakıf Finans diye devlete ait bir katılım bankası kuracağız. 28 Şubat geldi. Bütün çalışmamızı elimizden aldı, dosyayı da bir daha geri vermedi. Sene 96. Ta ki 2013 yılına kadar. 2013 yılında ben sonuçta 42 yaşında Genel Müdür Yardımcısıyken emekli oldum. Sonra tekrar Faysal Finans beni geri çağırdı. Yönetim Kurulu Üyesi oldum. 2002 yılında ben bankacılığı sonlandırdım ilaç üretmeye başladım. Yerli ve Milli olsun diye rahmetli Kemal Unakıtan’a gittim dedim ki ilacın fiyatını ucuzlatmamız lazım. Sen dedi bu sektörde değil misin? Evet dedim. Sen çok mu kazanıyorsun, evet ben çok kazanıyorum ama ülke kaybediyor. Biz %80 ilacın fiyatını ucuzlattık. Sonra 8-9 sene ilaca zam vermediler. Bu sefer biz batıyoruz diye Dönemin başbakanına gittim derdimi anlattım. Ülkede Savunma Sanayi ne ise ilaç ta o.

Bize vakıflar Bankasında görev almamızı emretti Cumhurbaşkanımız:

Ben de kabul ederim ama şu faizsiz sistemi ne yapacağız dedim. Bunu dedi orada yapabilirsin. Yaparız da çok zorlanırız, çünkü bürokratlar geçit vermiyor dedim. Dedi ki biz bürokrasiyi kıra kıra geldik. Başladım. Gün geldi ilerleyemiyoruz. Ama her seferinde bilgi veriyoruz.  Her şey bitti sermaye verilecek. Sermaye vermiyorlar. Biz devlete sermaye aktaracağız, aktaramıyoruz. Allahtan şahıslara değil. Kalktım Arabistan’a gittim. İslam Kalkınma Bankasına. Sermayeyi oradan aldım. Vakıflar Genel Müdürlüğü Başbakanlığa bağlı bir yer. Bizim kurduğumuz Vakıf Katılım da Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait. Biz burayı kurana kadar akla karayı seçtik. Neticede biz devleti faizsiz sistemle tanıştırmak istiyorduk. Çünkü bu ülkeyi sevenler faizli de çalışsın, faizsiz de çalışsın. Bütün derdimiz yastık altında para kalmasın. Niye? Bu ülkenin büyümesi lazım. Niye lazım? İşte görüyorsunuz. Bu ülkenin bu ülkeden başka dostu yok. Biz bu gün Suriye’de harcadığımız eforu ülkenin içine harcasaydık neler olurdu. Ama etrafın rahat olmadığı sürece sende içeride rahat değilsin.

Bundan 2 yıl önce deselerdi Suriye’ye gittiğinde karşında Rusya ve Amerika’yı bulacaksın inanmazdık:

Gizli gizli yaptığı yardımları şimdi aleni yapıyorlar.  Ne için yapıyorlar? Bölünmeyen, parçalanmayan bir Türkiye var. Geçmişte ejdadın interlantını göz önüne aldığınız zaman küçücük bir yer kalmıştır Türkiye Cumhuriyeti olarak bunu bile hazmedemiyorlar bunu da kaça bölebiliriz diyorlar. Niye çünkü sen sürekli büyümeye hazmediyorsun, sürekli garip gurabanın elinden tutuyorsun, sen mazlumlara zulmedenlere baş kaldırıyorsun, bütün mesele bu. Bu gün Türkiye tek başına dünyaya meydan okuyabildi. Çünkü onun başındaki lider dedi ki önce Allah’a sonra 81 milyona güveniyorum. İslam âlemine güveniyorum. O sesi çıkmayan mazlum coğrafyada yaşayanlar uyandı. Neden uyandı? Bu güne kadar kendisini sömürenlere başkaldırır hale geldi. Baktılar ki Türkiye’nin ne toprakta ne petrolde gözü var, ama gelenler bizi soymuş. Allah’a şükür bu gün Türkiye’nin ne kimsenin toprağında gözü var, nede kendinden bir çakıl taşı vermeye niyeti var.

Bunları düşündüğümüz zaman bu ülkenin sizin gibi esnafa şiddetle ihtiyacı var. Bu esnaf üretken olacak, bu esnaf birbirini sevecek, bu esnaf fakiri gözeten olacak, bu esnaf kendi bölgesinde emin kişi olacak. Geçmişte ne demiştik? Eskiden esnaf paranın bile emanet edileceği kadar güvenilecek bir insandı. Nereden nereye geldik. Şimdi zenginledik ama güven azaldı. Biz fabrika ayarlarına geri dönmek zorundayız. Nereden geldiğimizi nereye gittiğimizi bilmek zorundayız. Kazanmak kolay harcamak zordur. Doğru harcamalıyız.

Her şeyin helali makbul, ben 44 yıldır finans işi içerisindeyim:

En çok ibret aldığım konu miras taksimi. Birisi vefat ettiği zaman veraset ilanı getirirlerdi. Orada bankadaki parayı nasıl taksim edeceklerini hesaplarlardı. Müdür olarak ben de özen gösterirdim ki yanlış bir şey olmasın. Mustafa Beyle taksim yapardık, eğer kazanç helal ise herkes memnun olur. Anlardık ki bu adamın parası helal. Eğer kazancınız helal değilse bir sorun çıkıyor, sen toprağın altında rahat edemiyorsun, geride kalanlar da üstte rahat edemiyor.

Arkadaşlar, sizin bu ülke için öneminiz büyük!

Bütün büyük şirketler küçük esnaflıktan gelmiştir. Bu gün küçük esnaf yarın holding. Sakın gözünüzde küçültmeyin, önemli olan geldiğin yeri unutmamak. Yaptığınız işlerde ben ülkeme ne yapabilirim demeliyiz. Çok şey yapılabilir. Bu ülkenin öncelikle dürüst tacire, tüccara ihtiyacı var. Sakat mal satanın kazancı heba olur, günahıysa ebediyen onda kalır.

Geçmişte ecdadın yaptıklarını dünya bizden bekler oldu:

Zamanında atan yaptı sende yapmak zorundasın gibi bir mecburiyete sokuyorlar bizi. Önce kendimizi kendimiz için yetiştireceğiz. Yetişmiş insanın herkese, her yere faydası oluyor. Esnafı merkez içine alış sebebimiz de bundan. Esnaf farklı gözle bakıyor etrafa. Sayamayacağı kadar insanla muhatap oluyor. Ufkunu genişletiyor. Eskiden bakkallar borç yazarlardı. Ödemezsin yine yazarlardı. Çocuk geldi nasıl boş göndereyim derdi. O adamın yaptığı iş Allah katında da, dünyada da makbul. Bu gün Suriyelilerin boynu bükük, diyebilir miyiz ki Suriye’den bize ne. O din kardeşin sana sığınmış. Biz kendimizde olmayanı komşudan alan misafire ikram eden bir milletiz.

Herkesin doğduğu yer çok önemli. Herkes toprağını özler. Biz de Türkiye’ye Kafkasya’dan gelmişiz. 1917 de Sovyet rejimi değişiyor. Elimizden her şeyi alıyorlar. Biz 13 yıl bu rejimi kabul etmemişiz. 1930 yılında da Türkiye’ye gelmişiz. 15 Temmuzu hatırlayın. Bu ülke elimizden gitse ne olurdu. Kars’ın Çıldır ilçesinde bir dağ var. Babaannem derdi ki, dedeleriniz atları hazırlayın dedikleri zaman anlardık ki Dağa, ışıklara gidiyoruz. Işıklar ne? Babaannemlerin Rusya’dan geldikleri Amasya bölgesinin ışıkları gözüküyormuş. Gece giderlermiş o dağa. Yaz, kış. Ateş yakarlarmış, sabahlarlarmış. O ışıkları seyrederlermiş vatan böyle bir şey.

15 Temmuz öncesi ülke farklı bir noktadaydı, sonrası farklı bir noktada:

Bütün ülke bir oldu buna engel oldu. Biz gördük ki vatan sevgisinin kesimi yok vatan sevgisi farklı bir şey. Dışarıya karşı tek bilek, tek yürek olabiliyoruz. Amerika’da bizim şu anda tartıştığımız hiçbir şey tartışılmıyor. Kimse kimsenin rengiyle, diniyle ilgilenmiyor. İnsanlar ben Amerikan Vatandaşıyım diyor bitti. Bizi yıllarca bu ülkede, sağcı-solcu, laik-anti laik, Sünni-alevi diye sınıflandırdılar. Bu hizipçilik, mezhepçilik, kim daha kıymetli? Tabiki, takva sahipleri, Allah katında daha kıymetli.  Peygamber efendimiz diyor ki; her milletin iyisi iyidir. Bitti. Biz bunları altta bırakıp biz bu ülkenin vatandaşıyım diyebilirsek bir yere varabileceğiz. Gelin hep beraber bu ülke için ne yapabiliriz diye düşünelim. Mili gelir 25,000 $ olduğu zaman bunların hiç birini konuşmayacağız bakın. Niye konuşulmayacak. Hayat herkese çok güzel gelecek. O zaman bu konuların hiç biri konuşulmayacak. Biz şimdi bu aşamaya geldik. Az kaldı. Bir sıçrama daha tamamdır. Bu ülkenin Batısı-Doğusu kalmadı Her yer aynı artık. Bu gün Hakkâri Yüksekova’daki caddeler sizin İstanbul’unuzda yok. Hiçbir bölge ayrımı yapılmadan yatırım yapılıyor. Dağları delmişiz. Anadolu’ya çıktığınız zaman görüyorsunuz. Bunlar kolay olacak şeyler değil.

Ben 1996 yılında Cumhurbaşkanımız İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıyken, tüp geçit projesi için 980 milyon dolar yurt dışında kredi oluşturduk:

Gebze’den Harem’e Harem’den Sarayburnu’na Tüp geçit, o zamanın Bayındırlığı izin vermedi, dedi ki bu size artı yazar. O zaman 980 milyon dolar olan proje, sadece Kadıköy ile Kartal arası 2,5 milyar dolar oldu. Bu ülkeye gelen her yönetici bir şeyler katmak ister. Ama kimisine nasip olur kimisine de olmaz.

16 yıldır bu ülkede bir iktidar var. Bir birlik beraberlik var. Bu birlikle devletin çarklarının işlemesi hepimize yarıyor. Ama yeterli değil. Bu gün bürokrasi kitlenmiş vaziyette. Onun için bu erken seçim değil, geç kalmış bir seçim. Çok başlılık var. Bu gün çözümü bulunamayan tüm sorunlar Cumhurbaşkanımıza gidiyor.

Bu gün Yerli ve Milli lafı bütün kamuoyunda yaygın, Yerli olursa %15’e kadar fiyat farkı var. Bürokrat diyor ki ben %10 fazla verirsem başıma ne gelir. Yerli, Milli nerede kaldı. Buna özen göstereceksek önce devlet, senden almaya gayret edecek.

Biz şimdi bunları bu gün için görüyoruz. Belki bizden sonra gelecek nesil daha güzel şeyler görecek. Ama biz şuna üzülüyoruz. Bu günkü genç nesil ve gelecek nesil madde bağımlılığı gibi teknoloji bağımlılığına tutuldu. Bunun yaşı çok aşağı indi. İlkokuldakinin elinde tablet, ortaokuldakinde iphone lisedekine ne alırlar bilemiyoruz. Bu da işin israf tarafı, çok zengin olabilirsiniz. Ama çocuklarınızı limitli yetiştirmek zorundasınız. Sonra çocuk büyüdüğü zaman zapt edemiyorsunuz.  Kim şimdi çocuğunu esnafın yanına çırak verip yetiştiriyor. Yahudiler okul tatillerinde çocuklarını birbirlerine teslim ederlerdi. Birbirlerinin çocuklarını yetiştirirlerdi. El sanatları öldü. Esnaf lokantaları kayboldu. Bizim Osmanlı, Anadolu mutfağımız vardı. Çıraklık ortadan kalktı, hazır yiyicilik aldı yürüdü. Hayvancılık bitti. Adam 1 liralık tavuğu 10 liraya satıyor, neden köy tavuğu. Şimdi kentten köye göç başladı. Neden organik ürünler aranıyor. Herkes hazıra konmak istiyor. Biri üretsin ben alayım. Bu günkü yoğurtlarda jelâtin var üstelik domuz jelâtini. Bu durumda da sizlere çok iş düşüyor. Esnaf dediğin sadece bakkal değildir. Tavuk üreten de esnaftır. Bizi ne hazır yiyiciliğe itti. Herkes apartmanda yaşıyor.  Bahçede üreteyim diyen yok. Hazır yiyicilikten kendim ne üretebilirim demeliyiz. Araziler çok ama zahmetli iş görünüyor. Asgari ücrete talim ediyor yine de hazır yiyor. Esnaf aynı zamanda müteşebbis olacak. Gel kardeşim üretelim diyeceksin. Avrupa fonları var hiç birinden yararlanamıyoruz. Çünkü üreten var. Avrupa’da böyle değil. Orada kız olsun erkek olsun belli bir yaşta eve para getirmiyorsan aile seni kapıya koyuyor. Bizde bir baba çalışıyor 10 kişi yiyor. Baba hangi birine yetişecek. Kolay değil. O zaman ne yapmak lazım, el birliği ile esnafları çoğaltmak lazım, esnafta kendisinden sonra gelenleri çoğaltacak. Büyüyen de arkasındakileri unutmayacak. Zenginlikten kimseye zarar gelmiyor. Ama sadece ben zengin olayımla olmaz.

Orada villa olsa biz nasıl oturacağız:

Yenidoğan’da çok güzel bir tepe var. Arkadaşım bana bir yer gösterecek burada müthiş villa olur diyor. Giderken ayağında ayakkabısı olmayan bir çocuğun elinden tutmuş bir kadın gördüm. Kadının sırtında sepet, pazardan geliyor. Dedim ki dur burada. Niye dedi. Orada villa olsa biz nasıl oturacağız. Gelip geçerken bunları gördükçe vicdanın varsa ne götürüyorsan bunlara da vermen lazım. Senin olduğun bölgeye de bir şeyler vermen lazım.  Yine düşüyor iş esnafa. Esnaf bulunduğu bölgeyi de inşa etmesi lazım. Madden, manen. Maddi olarak da yardım etmesi lazım ki sende servetini rahat yiyebileceksin.  Herkesin gözü senin paranda olacak. Herkese dağıtamayacağına göre onun da kazanmasını sağlamalısın. Birbirimizin maddi durumunu yükseltmemiz lazım.

Diyoruz ki esnaf kardeşim sen çok şey yapabilirsin:

Biz şimdi Vakıf Katılım olarak diyoruz ki, biz devlete faizsiz bir banka açtık. Herkesten farklı çalışacağız. Yatırımlarınızı bize getirin, biz bunu ekonomiye katkı yapalım. Altından birikiminize kadar biz bunu yaparken de ticari esasları göz önünde bulundurarak, İslami esaslara göre helal olan kar payını size verelim, faizi değil.  Sizin gibi küçük esnafları da gelin sizi büyütelim diyoruz. Bizim amacımız refah, huzur ve gelecek nesiller için bu ülkenin kalkınması. Kalkınmanın yolu paradan geçiyor, para bu günün en önemli silahı. Bu sistemler kolay kurulmadı. Bu sistemlere siz sahip çıkarsanız büyüyecek.

Bizim altınyıldız kumaşımız çok ünlü. Yurt dışında gömleklik kumaş istedim, bana Türk malı getirdi. Teknolojide de iyiyiz. Yerli ve Milli olmak söylemde kalmayacak. 11 milyar kozmetik giderinin 10 milyarını dışarıdan ithal ediyoruz.  Bir dönem sıkıntı yaşarsak gelecek nesil rahat edecek. Peki, bu sıkıntılı dönemi kim yaşayacak. Gelin biz yaşayalım. Hala bu ülkeye ithal çikolata, bisküvi geliyor. Sanki daha makbul, hâlbuki bunların en iyisi bizde var. Bir İtalyan ayakkabısına özenmenin anlamı yok, bizde daha iyisi var. Bende bir çanta var 7 yıldır kullanıyorum.

1970 den beri Kars evliyalar diyarıdır diyordum. Bir gün Kars’a binlerce kişi gitmek için kuyruğa girdi. Çünkü orada bir zat vardı, o zatı biz bir türlü su yüzüne çıkaramıyorduk. Niye? Herkes çünkü Kars’a solcu gözüyle bakıyordu. Yok, öyle bir şey, bu gün Kars’ın evliyalar diyarı olduğu ortaya çıktı. Ben anlattığımı yaşamıyorsam, anlatmanın anlamı yok.

Microsoft’un peşine düşmüşüz. Niye? Efendim bu yabancı. Niye biz bunu yapamazmışız. Efendim bir fırsat ver. Bizde ne yazılımcılar var biliyor musun? Ne beyinler var bizde Ama biz bu beyinleri elde tutamıyoruz. Ben bir ilaç için Türkiye'de bir proje yapılıyor. Kalktım gittim dedim ki ben bunu yapabilirim. Dün o arkadaşla karşılaştık dedim ki ne zaman millileşeceksin dedi ki ağır konuşuyorsun. Evet sen bana dedin ki git yanına yabancı al gel dedi hem de bana. Niye dedim sen nasıl yapacaksın. Bir dinle de nasıl yapacağımı gör, anlattım, bak oluyormuş dedi. Peki, sen bir fırsat vermiyorsun ki bana da bir fırsat ver ama bana diyor ki git diyor bir yabancı ortak al yanına öyle gel diyor. Niye inanamıyoruz yani bizim bu işleri yapacağımıza ne bürokratımız inanıyor ne biz inanıyoruz. Bu ülkede ne fikirler çıktı ortaya ne buluşlar çıktı. Şuan da gidin TÜBİTAK’ a ne projeler var ne AR-GE çalışmaları var. Ama bunların hepsini el birliği ile sizlerinde büyük desteğiyle gün yüzüne çıkaracağız.

Vakıf katılım şuan da Türkiye'de Milli ve Yerli hem de devletin bankasıdır: Devletin ilk faizsiz bankasıdır öyle diyelim. İsteyen klasik bankalarla çalışsın isteyen bizimle çalışsın ama biz her zaman merhameti elden bırakmıyoruz. Faiz bu ülkenin baş belasıdır. Faizden adam olanı ben 40 yıldır görmedim ama halen daha adam bir yer alacak kredi alacağım zengin olacağım derdinde, görünürde olabiliyor ama madden bir şey elde etse bile manen neler kaybettiğinin farkında değil. Faizler yüksek bu faizlerle yatırım yapmak her baba yiğidin harcı değil çünkü faizler düşmeli. Şimdi bakmayın bir yayın organından dolayı faizler biraz yükseldi. İnşallah seçim gündeme düşünce yavaş yavaş gerilemeye başladı. İnşallah 24 Haziran seçimlerinden sonra taşlar yerine oturmaya başlar.

Avrupa birliği içinde sen imkânları oluştur ister alsınlar ister almasınlar. Yakında Avrupa birliği diye bir birlikte kalmayacak birbirlerine düştüler sonuçta İngiltere koptu, diğerleri de kopmak için uğraşıyor. Avrupa birliğine bizim ihtiyacımız yok ki hangi ülke IMF den para almışsa adam olamamış, taksitle yaşa borçla öl. Ne zaman ki biz IMF den kurtulduk İşte Türkiye'nin büyümesini kimse tutamıyor.

IMF sana parayı verdi, taksitle yaşa borçla öl ama yatırım yapma:

Mesela ben Mısıra gitmiştim geçmişte çok fakirdiler MURSİ dönemiydi. Bir baktık ki Mısır gitmiş başka bir Mısır gelmiş. Nasıl gelmiş? Hiç bir yatırım yok ülkede. Bütün arabaları yenilemişler, herkesin elinde telefon var. Ne oldu dedim? IMF den borç aldık dediler. IMF sana parayı verdi, taksitle yaşa borçla öl ama yatırım yapma. Araba için borçlanmışlar. Üretim sıfır. IMF Böyle şeylere para veriyor ama sen makine kur, fabrika kur silah üret böyle şeylere para vermiyor. Biz IMF’yi bu ülkeden kovduktan sonra bahtımız ve şansımız açıldı. Bizi 70 sent’e mahkûm ettikleri ülkeden aldılar buraya getirdiler. Bugün bizim ihracatımız 157 milyar. Bugün bu ülkenin havaalanı bir numara olacak.

Kanal İstanbul dünya da örneği olmayan bir proje. 3. köprü, metrolar, metrobüsler yapabiliyor bu ülke:

Eskiden ne teknik adam ne yetişmişlerimiz vardı. Şimdiki gençlerimiz mükemmel. Bizim şikâyet ettiğimiz gençler bu gençler değil. Biz meğerse yanılmışız.15 Temmuz da gördük biz gençlerin neler yaptığını. Bu gençlik gitti dediğimiz dönemde çıktılar ve destan yazdılar. Göğsünü mermiye siper ettiler. Tankın altına yattılar. Sadece ben ülkemde asker görmek istemiyorum diye herkes meydana çıktı. Başı açıkta kapalı da inançlı da inançsız da sağcısı da solcusu da herkese müteşekkirim. Arkadaşlar ülkemize sahip çıkacağız, milli ve yerli tüketmek için seferber olacağız. Yapabildiğimiz kadar, gücümüz neye yetiyorsa. Çünkü bu mevkiler, makamlar, şanlar, şöhretler ve unvanlar hepsi bir gün geçti gitti.  Hiçbir şeyin bir anlamı kalmıyor. Öleceğimiz aklımıza nakşedersek her şeyi çözmüş oluruz. Buna tam inandığımız da esnafta düzgün iş yapar bürokratlarda düzgün iş yapar. Onun için başta dürüst bir toplum olmaya dik durmaya Elif gibi olmaya ihtiyacımız var. Bunu sağlamak zorundayız. Ülkenin kalkınması için hepimiz elbirliğiyle dürüst davranmak bizim şiarımız olmalı. Esnaflık Ahilik geleğeniyle oluşmuştur. Ben siftah yaptım sende durumlar nasıl diyen kaç esnaf var ülkede. Aksine kapının ağzında duruyor ona gelmesin bana gelsin diye uğraşıyorlar. Bereket başkasını düşündüğün zaman daha da fazla olur, biz başkasını da düşünmek zorundayız. El birliği ile bu ülkeyi cennet’te yaparız, cehennem çukuru da yaparız. Gelin cennet yapmaya Milli ve Yerli olmaya söz verelim. Sadece söylem de kalmasın, herkes yapabildiğinin bir kat fazlasını ortaya koysun.

21 yıl mücadele ettim ben devlete faizsiz banka kurmak için, pes etmeyeceksin mücadele edeceksin.

Niye ben Eşref kardeşimi seviyorum. Çünkü mücadele ediyor, pes etmiyor, silerle bizleri bir araya getiriyor. Mutlaka bir gün göreceksiniz Eşref kardeşim Esnaf dergisini belki de günlük hale getirecek. Onun için diyoruz ki önce güzel bir mekân sonra da sohbetleri yapacaksınız ve topluma ne verebiliriz ekonomiye ne kata biliriz in hesabını yapacağız.

Allah hepinizden razı olsun…

Eşref Küçükateş kapanış konuşmasında şunları söyledi:

Öncelikle kıymetli başkanıma verdiği bilgiler ve Milli ve Yerliye yaptığı vurgulardan dolayı çok teşekkür ediyorum. Konuştuğumuzu yaşamamız lazım noktasında gerçekten buna çok ihtiyacımız var. İçimiz ve dışımızın bir olması, söylemlerimizle yaptığımız hareketlerin birbirini tutması çok önemli. Farkındasınız buradaki toplantılarda kimsin, nesin, hangi partidensin, hangi guruptansın, hangi cemaattensin demiyoruz.

Yine başkanım üzerine bastığı için hatırlatmam da gerekli diye söylüyorum. Bu toplantılara ben milliyim, ben Türkiye için çalışırım, ben İslam için çalışırım, ben Allah için çalışırım, ben Kur-an’ı rehber edinirim diyen herkes bizim başımızın tacı. İnsana faydalı olurum diyen herkes bizim başımızın tacı.

Yine Öztürk başkanımın söylediği şey çok önemli. Faizle çalışan bankaların reklamını almıyorum. Faizci bankanın fetvasını alamadım. Alamadığım şeyi yapamam, yapmamamız lazım. Sattığımız ürünün içinde domuz jelâtini varsa kim satıyorsa satmasın arkadaşlar. Satmayalım ya. O ürünü satmazsak ne olur yani batarmıyız hayır batmayız. Hatta daha çok sevilir, takdir ediliriz.

Ben bir esnaf arıyorum. Var mı ben yaparım diyen bir esnaf arıyorum Dükkânının camına yazacak. Ben insanları sevdiğim için, ülkemi sevdiğim için sigara satmıyorum. Asitli içecek satmıyorum. Hiçbir markayla mücadele yok burada. İnsanları sevdiğim için diyecek ya. Bunu yavaş yavaş da olsa birbirimize empoze edelim. Hemen demiyorum arkadaşlar. Ama bunu bir düşünelim. Kafamızda şekillendirelim. Ondan sonra inşallah yavaş yavaş uygulamaya başlayalım.

En başta Öztürk Oran Başkanıma sonra da hepinize geldiğiniz için teşekkür ediyorum. Saygılarımı sunuyorum.

Eşref KÜÇÜKATEŞ 24. Milli ve Yerli Hayat İnşası Esnaf Buluşmasına katılan Vakıf Katılım Bankası Yön. Kur. Bşk. ve İstanbul Ticaret Odası Meclis Bşk. Öztürk ORAN’a KENDİ YAZDIĞI ESNAF ŞİİRİ yazılı olan plaketi takdim etti.  

Öztürk ORAN da bu günün anısına Kanuni Sultan Süleyman Vakfiyesi’nden alıntı olan VAKIF DUASININ hat sanatıyla ve Arapça harflerle yazılmış VAKIF KATILIM LOGOSUNU Eşref KÜÇÜKATEŞ’e takdiminin ve toplu fotoğraf çekilmesinin ardından toplantı sona erdi.

YİRMİDÖRDÜNCÜ “Milli ve Yerli Hayat İnşası Esnaf Buluşmaları”na katılan konuklar;

Öztürk ORAN Vakıf Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı - İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı / Eşref KÜÇÜKATEŞ Milli ve Yerli Hayat İnşası Platformu Başkanı, Esnaf Bülteni Dergisi sahibi ve Yeniden İnşa Derneği Gen. Bşk. / Fevzi DÜLGER Sultangazi Belediye Başkan Yardımcısı / Said ERCAN USMED Başkanı Sosyal Medya Uzmanı / Yusuf GECÜ MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı. / Mehmet YALTAP Emre İnşaat ve Beko Bayi / Emin ORAN Arap Ülkeleri Dış Ticaret Danışmanı. / Niyazi ÖZTÜRK Niyazi Öztürk Petrol / Erhan HOŞHANLI İTO Meclis Üyesi / Ahmet YARIMAY Seray Ajans Reklam ve Tanıtım Hizmetleri/ Av. Mehmet Zeki ALAGÖZ Alagöz Hukuk Bürosu. / Av. Cihan YILMAZ / Osman Bülent KAHRAMAN Ayhanlar Holding /Mehmet ALTINDAĞLI İSOBİL SMS sistemleri / Bilhan DUMAN Ziraat Katılım Bankası Gaziosmanpaşa Şubesi / Bekir KAPLAN Başbakanlık AFAD Basın Müşaviri / Emrullah ÇINAR Ziraat Bankası Şube Müdürü. / Dr. Hüseyin Emin SERT İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğr. Üyesi. / Bilhan DUMAN Ziraat Katılım Bankası Şube Müdürü / Cengiz SATILMIŞ Hilal Mefruşat / Orhan EREN Hisar Grup Eğitim Danışmanlık / Emrullah ÇINAR T.C. Ziraat Bankası / Bekir ÇAKMAK Vakıf Katılım Gaziosmnanpaşa Şube Müdürü / İbrahim GİRİTLİ Hayat İş Sağlığı Güvenliği Hizmetleri / Ramazan YILMAZ Duygu Hastanesi Satınalma Müdürü / Nuri ŞAHİN Gaziosmanpaşa Gıda Tarım İlçe Müdürü / Arif AKBAŞ İSTON A.Ş. Satış Pazarlama Müdürü / Bekir KAPLAN AFAD Basın Müşaviri / Necat ÇOLAK Necat Asansör - Yön. Kur. Bşk. / Bülent ÖZKARADENİZ Gaziosmanpaşa Validesuyu Cami İmam Hatibi  / Adem ÖNDER Önder Mali Müşavirlik Denetim / Tahsin AVİT Güvenal Mobilya Tekstil - Beko Bellona Bayi / Yasin AKYÜZ Destek Patent A.Ş. Marka Vekili - Danışman / Erdoğan ÇELEN GOP Sultanahmet Izgara ve Köfte Salonu / Yasin ÖZBİLİR Hilal Mefruşat / Hasan GEDİK Başkan Danışmanı Destek Patent / Selçuk KOÇAK Karan Temizlik Market / Yusuf AKTAŞ Aktaş Yayıncılık ve Dağıtım / Mürşide OKUMUŞ Okumuş Çay ve Gıda San Tic AŞ / Murat SARI Çağın Ofis Mobilyaları /Zuhal AYANOĞLU İBB Etüd ve Projeler Daire Başkanlığı, Müdür Yardımcısı / Melike ŞAVK Halk Bankası Yakuplu Şube Müdürü / Tarkan DENİZ Karadeniz Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi / Yasin AKYÜZ Destek Patent A.Ş / İbrahim GİRİTLİ İSG Hizmetleri / Özgür DOĞAN Özgür Teknoloji - Sistem Destek Uzmanı / Ahmet İKİZOĞLU Vakıf Katılım Bankası Kurumsal İletişim Müdürü / Şeref KÜÇÜKATEŞ Yeniden İnşa Derneği Yön. Kur. Üye. / Remzi KALYONCU GOP Sultanahmet Izgara ve Köfte Salonu / Hamdi KÜTÜKÇÜOĞLU Vakıf Katılım Bankası Kurumsal İletişim / Şahin ÖKÇÜ İBB Zabıta Vakfı / Ahmet NADAROĞLU Erne Medya / Zehra KÖZEN Yazıyor Gazetesi Barışık Gazetesi

  İLGİLİ GALERİ
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Esnaf dergisi HABERLERİ
  Gündem HABERLERİ
'Rus uçağı İl-20'nin düşürülmesinin sorumlusu İsrail' 'Rus uçağı İl-20'nin düşürülmesinin sorumlusu İsrail' Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü Konaşenkov, "İsrailli pilotun, İl-20 uçağının et..
Kilolarından kurtulmak için yardım bekliyor Kilolarından kurtulmak için yardım bekliyor Hatay'ın Hassa ilçesinde yaşayan 180 kilo ağırlığındaki Fidan Altın, fazla kilol..
resim yok Parola: Başarmadan dönmek yok Türkiye'nin en seçkin birlikleri arasında yer alan SAT komandoları, "başarmadan ..
İsmail dede köyünün 'tarihçisi' İsmail dede köyünün 'tarihçisi' Giresunlu 97 yaşındaki İsmail Uzun, ülkede ve köyünde yaşanan gelişmeler ile ola..
  Ekonomi HABERLERİ
Borsanın rallisi 5 haftadır devam ediyor Borsanın rallisi 5 haftadır devam ediyor Borsa İstanbul, yükseliş rallisini üst üste 5'inci haftaya taşıyarak bu dönemde ..
Hürkuş teslimata gün sayıyor Hürkuş teslimata gün sayıyor Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın eğitim ihtiyacına cevap vermek üzere Türk Havacı..
resim yok Yerli helikopter motorunun gücü test edildi T625'in ilk uçuşundan bir gün önce TEI'nin özgün helikopter için geliştirdiği ye..
Asansörlere sıkı takip Asansörlere sıkı takip Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, can güvenliği açısından yüksek risk taşıyan ürünl..
  STK-Vakıf-Oda HABERLERİ
Genel Başkan Kaan: Hedef; Üretim, Millileşme ve İstihdam Olmalı Genel Başkan Kaan: Hedef; Üretim, Millileşme ve İstihdam Olmalı MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın..
MÜSİAD Azerbaycan, Şehitlerimizi Unutmadı MÜSİAD Azerbaycan, Şehitlerimizi Unutmadı MÜSİAD Azerbaycan Şubesi tarafından, Bakü’nün Ermeni ve Bolşevik işgalinden kurt..
Kopuz: “İş dünyası yeni ekonomi programı doğrultusunda çalışmalı.” Kopuz: “İş dünyası yeni ekonomi programı doğrultusunda çalışmalı.” İstanbul Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kopuz Hazine ve Maliye Bakan..
'Ekonominin yeni anayasası YEP' 'Ekonominin yeni anayasası YEP' İTO Başkanı Avdagiç: - "Dengelenme, disiplin ve değişim kurgusu üzerine oturt..
  Söyleşi HABERLERİ
Süper Bakterilere Karşı Savaşmanın İpuçları Süper Bakterilere Karşı Savaşmanın İpuçları Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı tüm uyarı, aldığı tüm önlemlere rağmen kontrolsüz k..
Sektöre kadın eli değdi Sektöre kadın eli değdi Türkiye Takım Tezgahları Sektörünün kadınların iş hayatına katılımının bir terci..
İŞKUR’un KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri Workinton’da Başladı İŞKUR’un KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri Workinton’da Başladı Workinton, Türkiye İş Kurumu İŞKUR’u, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştir..
MASAL DÜĞÜNLERİNİN ADRESİ MASAL DÜĞÜNLERİNİN ADRESİ 5 Eylül Çarşamba günü Feriye Palace’da basın mensuplarıyla bir araya gelen KM Ev..
  Fuar-Kngr-Fest-Turizm HABERLERİ
TEKNOFEST'TE GAZİOSMANPAŞA RÜZGÂRI ESECEK TEKNOFEST'TE GAZİOSMANPAŞA RÜZGÂRI ESECEK Gaziosmanpaşa Belediyesi, ROBOGOP Projesi ile geleceğin milli yazılımcılarını ye..
DEV TÜRK BAYRAĞI UÇURTMA İTALYA SEMALARINI SÜSLEDİ DEV TÜRK BAYRAĞI UÇURTMA İTALYA SEMALARINI SÜSLEDİ Avrupa’nın ünlü uçurtma festivalleri arasında gösterilen 29. uluslararası Cervia..
Kakava Ateşi kadınlar için yandı Kakava Ateşi kadınlar için yandı Kırklareli Belediyesi tarafından bu yıl 28’incisi düzenlenen ‘’Karagöz Kültür Sa..
Türkiye'nin ilk kahve harmanı yarışması! Türkiye'nin ilk kahve harmanı yarışması! Tüyap Beylikdüzü’nde başlayan ULUSLARARASI ZUCHEX Ev ve Mutfak Eşyaları Fuarı, 1..
  Kentsel Dönüşüm HABERLERİ
2000 yılından önceki riskli yapılar acilen yenilenmeli 2000 yılından önceki riskli yapılar acilen yenilenmeli Türkiye’nin 20 milyonluk yapı stoğunun 7,5 milyonu risk altında
İMAR BARIŞI TÜM YÖNLERİYLE MASAYA YATIRILDI İMAR BARIŞI TÜM YÖNLERİYLE MASAYA YATIRILDI İmar barışı vatandaşın sorunlarını çözerken, kentsel dönüşüme ivme kazandıracak..
İBB Başkanı Mevlüt Uysal: “Tokatköy’de Örnek Bir Proje Yapacağız” İBB Başkanı Mevlüt Uysal: “Tokatköy’de Örnek Bir Proje Yapacağız” Beykoz’da düzenlenen “Tokatköy Şehri- Sitare Yerinde Dönüşüm Tanıtım Programı ve..
Birlikten güç doğacak, Türkiye kazanacak Birlikten güç doğacak, Türkiye kazanacak Hükümetin çağrısıyla gerçekleşen faiz indirimi teşviğine GYODER, İNDER VE KONUTD..
  Projeler HABERLERİ
Doküman peşinden koşma devri bitti Doküman peşinden koşma devri bitti İşletmeler için iş yükü olan imza takibini sorun olmaktan çıkaran İmzala-Gönder,..
Anadolu Ajansından İran ve G. Kore Ajanslarıyla İş Birliği Anadolu Ajansından İran ve G. Kore Ajanslarıyla İş Birliği Bölgesel ve global ağını genişleten Anadolu Ajansı Asya ve Ortadoğu’nun iki önem..
TÜRKİYE ve GÜNEY KORE MÜTEAHHİTLERİ  GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRİYOR TÜRKİYE ve GÜNEY KORE MÜTEAHHİTLERİ GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRİYOR Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) ve Güney Kore Müteahhitler Birliği (CAK), imz..
Van’da siber güvenlik eğitimi Van’da siber güvenlik eğitimi Van Bilişimciler Derneği’nin düzenlediği Etik Hacker Kampı tamamlandı. ESET’in a..
  Spor HABERLERİ
Aytemiz Alanyaspor Cisse ile güldü Aytemiz Alanyaspor Cisse ile güldü Spor Toto Süper Lig'in 6. haftasında Aytemiz Alanyaspor, deplasmanda Kasımpaşa'y..
Judoda madalya hasretini sonlandırdı Judoda madalya hasretini sonlandırdı Dünya Judo Şampiyonası'nda Vedat Albayrak, 81 kiloda bronz madalya kazanarak 15 ..
Aragon'da zafer Marquez'in Aragon'da zafer Marquez'in MotoGP'de sezonun 14. ayağı Aragon Grand Prix'sini, Repsol Honda takımından Marq..
resim yok Fenerbahçe-Beşiktaş rekabetinde 348. randevu Fenerbahçe ile Beşiktaş, yarın yapacakları Spor Toto Süper Lig maçıyla 348. kez ..
  Esnaf dergisi HABERLERİ
24. Milli ve Yerli  Hayat İnşası Esnaf Buluşması Öztürk ORAN’ın katılımıyla gerçekleşti 24. Milli ve Yerli Hayat İnşası Esnaf Buluşması Öztürk ORAN’ın katılımıyla gerçekleşti Esnaf Bülteni Dergisinin her ay gerçekleştirdiği “Milli ve Yerli Hayat İnşası Es..
23. Milli ve Yerli Hayat İnşası Esnaf Buluşması Ali KOPUZ’un katılımıyla gerçekleşti 23. Milli ve Yerli Hayat İnşası Esnaf Buluşması Ali KOPUZ’un katılımıyla gerçekleşti Esnaf Bülteni Dergisinin her ay gerçekleştirdiği “Milli ve Yerli Hayat İnşası Es..
22. Milli ve Yerli Hayat İnşası Esnaf Buluşması Ekrem Erdem’in katılımıyla gerçekleşti 22. Milli ve Yerli Hayat İnşası Esnaf Buluşması Ekrem Erdem’in katılımıyla gerçekleşti Esnaf Bülteni Dergisinin her ay gerçekleştirdiği “Milli ve Yerli Hayat İnşası Es..
21. Milli ve Yerli Hayat İnşası Esnaf Buluşması Gökhan Murat Kalsın’ın katılımıyla gerçekleşti 21. Milli ve Yerli Hayat İnşası Esnaf Buluşması Gökhan Murat Kalsın’ın katılımıyla gerçekleşti Esnaf Bülteni Dergisinin her ay gerçekleştirdiği “Milli ve Yerli Hayat İnşası Es..
Henüz anket oluşturulmamış.
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı