HABER AKIŞI

20. Milli ve Yerli Yasam Insası Bulusması Oktay ÇAĞATAY ve Hamza CEBECİ’nin katılımıyla gerçekleşti

 Tarih: 01-01-2018 14:16:00  -   Güncelleme: 05-01-2018 01:47:50
Esnaf Bülteni Dergisinin her ay gerçekleştirdiği “Milli ve Yerli Yaşam İnşası Esnaf Buluşmaları”nın 20.si Gaziosmanpaşa Kaymakamı Oktay Çağatay ve Darülaceze Başkanı Hamza Cebeci’nin katılımıyla Demirkapı / Eyüpsultan’daki Vezir Sofrası & Karadeniz Mutfağı Lezzet Tesislerinde gerçekleşti.

Program, Esnaf bülteni dergisi sahibi, Milli ve Yerli Yaşam İnşası Platformu (MİYYİP) ve Yeniden İnşa Derneği (YENİDER) Başkanı Eşref Küçükateş’in konuşmasıyla başladı.

Öncelikle bizleri kırmayıp davetimize icabet ettiği için Gaziosmanpaşa Kaymakamım Oktay Çağatay’a ve Darülaceze Başkanımız Hamza beye teşekkürlerimi şükranlarımı sunuyorum. Hoş geldiniz bizlere onur verdiniz.

Yıldönümü yapamadık belki ama her ay hiçbir sıkıntıya sebep olmadan hiç kimseye yük olmadan bu toplantıları yapmayı Allah bize nasip etti. Bu toplantı 20. Milli ve Yerli Esnaf Buluşmaları toplantısı. Her gazetenin derginin bir yıl dönümü vardır, kutlamalar yaparlar. Biz yaşam şekli ve mizacımız gereği nasıl bir kutlama yapmalıyız diye çok düşündük. Dergide 7. 8. yılımızı kutluyoruz ama hala bir yıldönümü yapamadık. Biz bunu düşünürken Allah bize her ay Milli ve Yerli Esnaf buluşmaları adı altında toplantılar yapmayı nasip etti.

Milli ve Yerli ismini Cumhur Başkanımızın o konuşmasından sonra kullanmaya karar verdik.

Özellikle Milli ve Yerli adını neden seçtik? Biliyorsunuz 7 Haziran seçimlerinde birçok PKK’lı, Fetöcü Millet Vekili meclise girdi. 1 Kasım seçimlerine yakın bir zamanda da Cumhurbaşkanımız Millet Vekilleri Milli ve Yerli olmalı diye bir açıklamada bulunmuştu. O açıklamanın hemen sonrasında 2016 Ocak ayında da biz bu cümle üzerine dedik ki herkes Milli ve Yerli olması lazım.  Esnaf da,  doktor da, mühendis te, futbolcu da Milli ve Yerli olmalı. Futbol da büyük bir sıkıntımız var. Milli bir antrenörümüz yok. Hiç kimse çıkıp da demedi ki ben bir şey istemeden bu işi yaparım. Vatanıma hizmet etmek istiyorum demedi. Herkes bir para ve hesap peşinde.  Dolayısıyla Milli antrenörü olmayan ama Milli Piyango su olan bir durumdayız. Milli Piyango adının önünde Milli olmaması gereken bir çekiliştir. Bizim inancımıza göre kumardır. Biz bunun önünde Milli kelimesinin olmaması gerektiğine inanıyoruz.

Milli kelimesini taşımaktan ve temsil etme gayreti içinde olmaktan büyük onur ve gurur duyuyoruz. Toplantılarımız bu şekille başladı.  Milli ve Yerli ismini Cumhur Başkanımızın o konuşmasından sonra kullanmaya karar verdik.

Biz Esnaf Dergisi olarak gayri İslama ve insana zarar veren ülkeye zarar veren hiçbir haberi, hiçbir reklamı yapmamaya kararlı bir yayın organıyız.

Bu açıdan da Türk Standartları Enstitüsü ne bile müracaat ettik. Bize helal sertifikası verin diye. Bize basının helali mi olur dediler. Her ürünün her çalışmanın arkasında ibadet aşkı olursa helal olur.

Bu açıdan da Türk Standartları Enstitüsü ne bile müracaat ettik. Bize helal sertifikası verin diye. Bize basının helali mi olur dediler. Her ürünün her çalışmanın arkasında ibadet aşkı olursa helali olur. Ben devamlı belirtirim kurbandaki ortaklık meselesini.  7 ortak ibadet aşkı ile bir kurbana ortak oluyor ve herhangi bir sorun çıkmadan bu ortaklığı sonlandırıyor. Burada arkadaşlarımız var otuz yıllık ortaklar, umarım buna benzer örnek teşkil edecek birliktelikler,  bu toplantılarımızdan çıkar diye ümit ediyoruz. Bizim bu toplantılarımız aslında Osmanlı döneminde olsun veya Cumhuriyetin ilk yıllarında olsun Ahilerin yaptığı toplantılardan. Ahi teşkilatı ya da Loncalar tamamen lav edilmeden önce Ahiler bu toplantıları kendi muhitlerinde mutlaka her akşam yapıyor, sorunlarını görüşüyor, meselelerini tartışıyor, birbirleriyle tanışıyorlardı.

Biz de bununla ilgili bir çalışma başlattık. Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi’nden İsmail hocam da, Çetin Deniz kardeşimiz de katıldı bir toplantımıza. Ahiliği yaşanan bir durum haline getirmek istiyoruz. Bu konuda çalışan bir de ajansımız var. Toplantılarımızı 3 hafta sabah kahvaltıları 1 hafta da burada akşam yemeği şeklinde düşünüyoruz. Bu sabah kahvaltılarını cumartesi veya Pazar yapacağız. Sah 7-8 gibi başlayacak en az 3 saat sürecek.

Sayın Kaymakamım, Sayın Başkanım!

3 ayrı konuda komisyon kurduk. Bir kültürel ve ticari geziler düzenlemek için bir komisyon kurduk. Diğeri, eğitimle ilgili, 3.sü ise İbrahim Balcıoğlu var, Ziraat Bankası şube müdürümüz var, 2 tane avukat arkadaşımız var, Gaziosmanpaşa Ziraat Katılım Müdürü var. Bir havuz sistemi kurduk. Herkes belli bir bedelle belli bir hisseyle orada ortak olacak. Yeni bir kooperatif ortaklığı kuruyoruz. Bunun çalışmalarını da İbrahim Balcıoğlu yürütüyor.

Milli ve Yerli Esnaf bilincine özen göstermeliyiz. Asitli içeceklerin satışını ve tüketimini azaltmamız gerekiyor.

Milli ve Yerli Esnaf yerli olmayan ürünü satmıyorum desin. Böyle çalışmalara önayak olacak arkadaşlarımız varsa birebir görüşmeye gidelim destek olalım. Osmanlı Şerbetini ve organik içecekleri, meyve sularını, Milli içeceğimiz Ayran’ı öne çıkarcak çalışmalar yapalım.

Allah’ın adının anılmadığı hiçbir toplantının bereketi olmaz.

İki tane yeni şey başlatıyoruz. Birincisi hatim başlatalım diyoruz. Hep dünyalık konuşuyoruz. Allah’ın adının anılmadığı hiçbir toplantının bereketi olmaz. İkincisi de Zimem Defteri uygulaması yapacağız. Zimem Defteri uygulaması nedir. Bu uygulama muhtarlar desteğiyle yardıma muhtaç kalan borcu olan insanların veresiye defterlerindeki borçlarının kapatılması için kullanılacak. Sizin yardımlarınızla bağışlarınızla toplanan bu paralardan yapılan tüm harcamalar belgelendirilecek, arşivlenecek ve Zimmem defterindeki borçlar ödensin diye para verenlere de bu belge halinde sunulacak. Bu sadece ihtiyaç sahibi kişiler için de geçerli olmayacak. Aramızdan hangi arkadaşımız hak yolunda gittiği halde borca düştüyse ona da yardım edecek arkasında duracak bir bedel olarak da kullanıla bilir.  Bu konuda Arif Akbaş arkadaşımızdan yardım alacağız. Çünkü işin ehli o. Bu konuda bir komisyon kuracak. Sizlerle görüşecek. Bu komisyonda yer almak isteyenler veya parayı verenler onunla birlikte gidecek. Bunların hepsinin çekimi de yapılacak.

Cennet Mekân Abdülhamit Hanın tüm Dünyaya örnek olacak şekilde İmar ve İnşa ettirdiği Darülaceze Müessesinin Başkanı Hamza Cebeci yaptığı konuşmada şunları söyledi;

Değerli arkadaşlar hepinizi saygıyla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. Bizi bu akşam bu toplantıya davet eden değerli esnaf dergisi sahib Eşref Küçükateş'e de huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Darülaceze’lik olmadan Darülaceze'ye gelin;

Bir arkadaşla İsrail'de Kudüs'e gitmiştik. Dedi ki Yahudileri insanlar okuyarak tam manasıyla tanıyamaz, bunları tam manasıyla tanımak için mutlaka İsrail 'e Kudüs'e gelmesi, fiilen bunları görmesi gerekir dedi. Darülaceze'yi de benim anlatmam la anlamak zor. Darülaceze'yi de anlamak için mutlaka Darülacezeye gelmek gerekir. Hatta bizim bir sloganımız var Darülaceze’lik olmadan Darülaceze'ye gelin.  Âcizane bende Darülaceze'ye idare meclisi sonra başkan oluncaya kadar Darülaceze gitmiş değildim. Hâlbuki ecdadını seven, Osmanlı'yı takdir eden, öven, okuyan bir vatandaşım. Sadece ben değil benim gibi onlarca, yüzlerce, binlerce bizim şuurlu dediğimiz, örfüne tarihine mazisine bağlı olan birçok arkadaşımızın darülacezeye gelmediğini orada görev aldıktan sonra gördüm. Mesela Cemal Kamacı 4 yıl Avrupa şampiyonu olmuş. Dedim ki burada artistlerin futbolcuların resimleri dönüyor, bizim müze gibi kullandığımız bir yerde niye 4 kez Avrupa şampiyonu olmuş bir dostumuzun bu müzede resmi yok? Gel de tarihe not düşelim dedim. Bizim şevki yılmaz hocaya dedim ki Kanada'dan Avusturalya'ya kadar gitmediğin konuşmadığın yer var mı? yok dedi, Darülaceze'ye geldin mi? doğrusu gelmedim dedi. Bir Cuma günü davet ettim hem bir hutbe okudu, hem de bir sohbet yaptı. Yalnız burada fazla sağa sola dokunma de ki Allah sadece kötü insanların kalbinden merhameti kaldırır. Anlat insanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır de. Güzel bir hutbe okudu, sonra da insanların belli miktarını topladık. Zevkle dinlediler. Onun tabi böyle şarj fetvaları ve söylemleri vardır. Dedi ki, yani hacca gidemiyorsunuz, paranız yok üzülüyorsunuz gidin annenizi öpün, gidin sıla-i rahim yapın. Hacca gitmiş kadar sevap kazanırsınız. Böyle güzel hoşa gidecek şeyler söyledi. Bir kez daha gelmiş olsa dinleyicisi 2 kat daha artmış olur.

Bundan böyle bu yoldan geçerken bu uzun duvarın içerisinde, bir tarih bir medeniyet ve bir insanlık yattığını düşünerek geçeceğim;

Bazıları zannediyor ki 27 dönüm alanıyla, dıştan baktığında taş yapı binalarıyla orayı bir tutuk alanı gibi görüyor. Macar konsolosu geldi takriben 1 yıl önce. Gezdirdim Darülacezeyi. Biz de 170 yatalak var. Yani bir dairemiz kadın bir dairemiz erkek yatalaklardan müteşekkil 510 kişi kalıyor.435 kişi de çalışıyor. Tabi oradaki hizmetleri faaliyetleri gördü. Sonra kiliseyle havrayı, yıldızla, hacı yan yana görünce bir de uzakta camiyi görünce dedi ki 3 semavi dinin yan yana olduğu bir başka yer bugüne kadar görmedim. Hele ki haçla yıldızı yan yana dünyadaki hiç bir yerde görmedim. Bunu alkışlıyorum ve tebrik ediyorum dedi. Sonra o yatalak bölümlerine girip çıkıp tekrar oturduk. Dedi ki ben bu yoldan çok gelip geçerdim, uzun bir duvar görürdüm. Benzin istasyonu bizim mülkümüz, kirada perpa civarında 300 metre uzunluğunda bir duvar var. Ben dedi böyle uzun bir duvar görürdüm ama dedi bundan böyle bu yoldan geçerken bu uzun duvarın içerisinde, bir tarih bir medeniyet ve bir insanlık yattığını düşünerek geçeceğim dedi.

Gücüm yeterse Merkel'i de buraya getireceğim;

Sonra bu Anadolu Ateşin patronu Mustafa Erdoğan geldi Darülaceze'nin 120. yılı münasebetiyle 10 Mayıs 2015'te Sinan Erdem'de yaklaşık 15 bin kişiyle kutlama ve tanıtım programı yapmıştık. Oraya ücret almadan geldi. İlk gezegen Mehmet'in ricasıyla gelmişti. Gezip gördükten sonra dedi ki şimdi darülaceze için buradayım. Bundan böyle o Macar konsolosluğunun söylediğini söyledim. Dedi ki ben de o Macar konsolosu gibi bundan böyle düşüneceğim dedi. Yani darülacezeyi gelip görmek lazım. Bugüne kadar yaklaşık 100 bin kişi gelmiş geçmiş hizmet almış. Bununda 30 bini çocuk. Şimdi tabi ecdattaki hoşgörüyü insanlık anlayışını, insan odaklı nasıl faaliyet gösterdiğini, sözde değil özde hümanist olduğunu lafla değil ispatlamış. Din, dil, ırk, renk ve mezhep ayrımı gözetmemiş. Bugünde gelen mağdur ve mazlumsa hiç bir şeyini sormuyoruz. Mağdur ve Mazlumsa buyurun diyoruz. Devletten almıyoruz, kalanlardan almıyoruz. Alman ulaştırma bakanı geldi 5-6 ay önce.3,5 saat kurumda kaldı. Yemeğimizi yedi, tıraş oldu Kayzer Willem ile II.Abdülhamit arasındaki diyalogları anlattım kendisine 3,5 saat boyunca. Dedi ki ben döndüğüm zaman bizim Avrupa 'da bu tip faaliyet yapanlarına örnek olarak bu 122 yıllık darülaceze 'yi anlatacağım. Gücüm yeterse Merkel'i de buraya getireceğim dedi SDO 'da milletvekili aynı zamanda büyükşehir belediye başkanlığı da yapmış Gelsenkirchen de. Ben Almanya'da eğitim gördüğüm için Almanya'yı da epey iyi biliyorum. Ve dedi ki şu siz deki yapı, maneviyat ve ruhaniyet keşke biz de de olsa biz de yok dedi onlarda mekanik.

Yatalak bakmak çok zor. Allah kimseyi ne yatalak etsin, ne yatalak bakan etsin. Siz yedirmezseniz yiyemiyor. Siz temizlenemezseniz temizlenemiyor. Siz çevirmezseniz dönemiyor. Bu milleti ayakta tutan unsurları temel değerleri, bu tip yerleri gezerseniz daha iyi anlamak mümkün…

Hani Yahya Kemal diyor ya, bu imparatorluğu uzun süre ayakta tutan sebepleri amilleri aradım, gördüm ki Kutsal emanetlerde 24 saat okunan Kur-an ve Ayasofya’nın minaresinden okunan ezan. Bir ara ikisi de susturulmuştu ve devlet geri geri gidiyordu. Şimdi yeniden mukaddes emanetlerin başında 24 saat kuran okunmaya başlandı. Dünya'ya da kafa tutar hale geldik ELHAMDÜLİLLAH...

İsmail Kahraman beyin sadece soy ismi kahraman değil kendi de kahraman;

Ben Uluslar Arası Vuslat Platformu’nun da başkanıyım. Meclis Başkanımız bir gün konuşma yapacak referandum dan önce. Dediler ki Sayın Meclis Başkanımızdan önce bir 5 dk. Konuş hem takdim etmiş olursun. Peki dedim kabul ettim. Hani dedim ki İsmail Kahraman beyin sadece soy ismi kahraman değil kendi de kahraman. Ben 66 yaşındayım. Yaklaşık 50 yılını bu memleketin biliyorum. Darbeye karşı direnen Meclisi açık tutan bir başka Meclis Başkanı tanımıyorum. Kendi de kahraman dedim. Kendinden önce 5 dk. Konuştum. Bizde konuşmacıyı biraz ısıtırlar ya sahaya çıkacak futbolcunun ısınma hareketi yaptığı gibi. O işleri biraz beceriyoruz ki bize genelde ön konuşmalar veriyorlar.

Başkan olduğumda, 45 milyon paramız vardı, şimdi 105 milyon paramız var

Şimdi tabi Darülaceze devletten almıyor, kalanlardan almıyor e nasıl yürüyor Darülaceze. Alman buna şaşırıyor. Kurulduğundan bu güne kadar bağışlanan mülklerden elde ettiğimiz kira gelirleri ve tasarruf ettiğimiz paranın üzülerek ifade edeyim neması ve günlük gelen bağışlar la biz çalışanla kalanlar yaklaşık bin kişi günde üç öğün ana öğün iki de ara öğün yemek çıkarıyoruz. Ete de para vermiyoruz. Günde ortalama 15 bağış kurban gelir. Kurban kesim hanemiz var. Ben İdare Meclisi Üyesi olduğumda, ben demekten Allaha sığınırım, 45 milyon paramız vardı, şimdi 105 milyon paramız var. Fakir değiliz.

Tufan Mengi vardı Mazlum Der. Başkan yardımcısı. Birisi demiş ki “Tufan bu nasıl Mazlum Der. Başkan yardımcılığı 740 BMV ye biniyorsun villada oturuyorsun.” O da demiş ki argo tabiriyle “ mazlum olan ben değilim, ben güçlü olacağım ki mazluma bakacağım.”

Sayın Cumhurbaşkanımız bize bir hedef gösterdi.

Darülaceze’de müessese olarak aciz değil güçlü.

122 yıldır kesintisiz insanlara hizmet veriyor, inşallah da kıyamete kadar bu hizmet devam eder. Şimdi tabi Darülacezeyi 122 yıllık müesseseyi anlatmakla yetinmeyeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız bize bir hedef gösterdi. Bir Avrupa ve birde Anadolu yakasında olmak üzere minimum dedi yerler 300 dönüm olsun.  Ana arterlere ve hava alanlarına yakın olsun iki büyük sosyal hizmet şehrini gerçekleştirelim dedi ve o gün bu gün biz mücadele ediyoruz. Arnavutköy Yassıören de 3. Havaalanına 10 km. ana arter üzerinde 3. Köprüye de yakın 150 dönüm yer tapusunu aldık. İmarını da ittifakla ilk defa Büyük Şehirde de meclis üyesiyim ben AB dış işler komisyonu başkanıyım ilk defa tarihinde benim bildiğim süre içerisinde Cumhurbaşkanımızın da arkasında olduğu bir proje ittifakla geçti. Ramazanda AK Partiyi de Halk Partiyi de davet ettim her iki gurup başkan vekiline de konuşma verdim her ikisine de ödül verdim. Darülaceze sadece Türkiye’nin değil insanlığın ortak değeri dedim Mecliste de gurupta da konuştum ve ittifakla geçti. Avam proje üzerinden uygulamak üzere 150 dönüm yerin imarını aldık tapusu da sumenimizin içinde. Avam proje bitti detay proje ye devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımız start verdi öyle zannediyorum ki mayıs ayının sonunda kendilerinin de müsait olduğu bir günde temel atma merasimi olur, bitiş tarihini de verir, bu asil millet te bu müesseseyi yapar. Yaklaşık 70-80 milyon dolarlık bir proje. Önce bu Avrupa yakasındakini yapalım.

Almanya’da Papaz, insanların maddi ihtiyaçlarını karşılarken ruh yapısını ihmal ettik ve şimdi bunu düzeltemiyoruz diyor…

Arkadaşlar insanın yaş ortalaması yükseliyor. 1950 ler de 45 yaşında. Çocuk hasta oldu karnına bir sıcak tuğla olmadı soğuk tuğla olmadı ömrü bu kadarmış gitti. Şimdi öyle değil. Şimdi Türkiye’de erkekler 72’nin üzerinde ortalama kadınlar 74’ün üzerinde dünyada yaş ortalaması 80-90 olan ülkeler var Japonya’sı vesairesi. Hal böyle olunca nüfus yaşlanıyor. Hep şunu söylüyorum gelenlere. Gönül istiyor ki bu tip müesseselere hiç ihtiyaç olmasın. Ne ister gönlümüz hasta olmamak. Ama hasta olursak da doktorun da hastanenin de en iyisi olsun. Bu müesseseye de hiç ihtiyaç olmasın. Ama ihtiyaç olursa da bu müesseselerin de en iyisi bizde olsun. Bu yapacağımız proje Allah’ın izniyle dünyada kendi çapında bir numara olacak. Asrın projesi olacak kendi sahasında. Avrupa’yı iyi biliyorum ve başkan olduktan sonra iki sefer inceleme yapmak amacıyla gittim. 80 li yıllarda Makine, Mimarlık ve Ekonomi okudum ben Almanya’da. Gittim inceledim baktım. Gerçekten bizde bir ruhaniyet var. Bunu Almanlar da itiraf ediyorlar. 77 yılında Dortmund’da Makine Mühendisliği okuyordum bir papaz üniversitenin büyük salonunda konferans verdi. Konferansın adı da Toplumumuzun geleceğiydi. Papaz şunu söylüyordu. Biz insanların maddi ihtiyaçlarını karşılamak üzere bütün gücümüzle çalıştık. Teknolojiyi geliştirdik, sanayiyi geliştirdik ve bunu karşıladık. Ama insanların maddi ihtiyaçlarını karşılarken ruh yapısını ihmal ettik ve şimdi bunu düzeltemiyoruz diyor.

Bütün dünya feryat ediyor.

Almanya’da Berlin’de alman söyledi bunu APD’nin başkanı, bu tip hizmetler yapan bir müessesenin başkanı dedi ki her yüz evin ellisinde tek insan oturuyor.

İki yüz otuz beş bin nüfusu olan Gelsengirsen’de 39 tane Huzur Evi var arkadaşlar. Ben Düzceliyim Düzce’nin nüfusu oradan fazla hiç Huzur Evi yok bildiğim kadarıyla.

Bu gün 765 milyon Avrupa nüfusunun tamamı 2040 yılında 500 milyonlara düşecek. Bu nüfusla bu toprakları idare edemezler.

Huzurevi dedikleri huzursuzluk evi. Neden çoğalıyor. Aile yapısı yıkılmış tarumar olmuş. Şimdi bizde niye az? Çünkü bizde aile yapısı bozulmamış. 65 yaş üzeri Almanlar da %24 bizde %8 daha aşağı olmalı. 2030 da Almanya nüfus açısından tehlikeye giriyor. 2050 de karanlık böyle giderse. Niye? Yaşlı nüfusa bakacak genç nüfus arkadan gelmiyor. Toplumun %40 ı yaşlı olacak üretmeyecek tüketecek onlara bakacak genç nüfus da olmayacak. Dolayısıyla bizim bu yapacağımız müesseselere şimdi nasıl sağlık turizmi falan var yaşlılar da buraya gelmek zorunda kalacak. Biz inşallah aile yapımızı daha da güçlendireceğiz. Bu noktada sivil toplum kuruluşlarına çok iş düşüyor. Çok çalışmamız lazım. Çok daha ciddi meseleleri ele almamız lazım. İnşallah Amerika’nın da sonu berbat, Avrupa’nın da sonu berbat. Bu gün 765 milyon Avrupa nüfusunun tamamı 2040 yılında 500 milyonlara düşecek. Bu nüfusla bu toprakları idare edemezler.

Türkiye’nin de ilk dörtte olacağını itiraf etmek zorunda kalıyor.

Bakın Corç Fridman’ın gelecek 10 yıl, 100 yıl diye eserleri var okuyun bakın tabi bir Amerikan fanatiği neticede Amerika’nın her noktada güçlü olacağını, Japonya’nın ya da Çin’in ikinci olacağını ve Türkiye’nin de ilk dörtte olacağını itiraf etmek zorunda kalıyor.

Çünkü Balkanlarda varız, Afrika’da varız,  Kafkaslarda varız vs. Diyor ki Suriye’si, Mısır’a kadar, Irak’ı, Libya’sı tüm bunlar Türkiye’nin hinterlandı içine girecekler.

Çünkü biz Amerika gibi katliam yapmamışız, zulüm yapmamışız. Niye, Türkiye geleceğin güçlü devleti. Çünkü Türkiye idare ettiği bu coğrafyayı bu toprakları ezmemiş. Bu gün de biz onlar gibi sömürmeye gitmiyoruz sizin için ne yapabiliriz diye gidiyoruz. Belediyelerimizde bu, merkezi hükümetimizde bu. Ya bir yolunu yapıyoruz ya suyunu getiriyoruz ya o ya bu.

Halklar bize düşman değil, Mısırda seçime girse Sisi değil Tayyip Erdoğan kazanır…

Biz açık ve net, propaganda yapa bilsek gidip Mısır’da Sisi’mi kazanır Tayyip Erdoğan mı kazanır. Bana göre Tayyip Erdoğan kazanır. Çünkü halklar bize düşman değil. Bir zamanlar biz falan topraklardaki idarecileri benimsemesek te Seyit Kutup ları benimsiyorduk. Abdül Kadir Hudeyh leri benimsiyorduk. Onlar darağacına çekilirken biz gözyaşı döküyorduk. Onlar münafıklardan özür dilemiyor dik duruyordu. Onların bu duruşları bizi de ateşliyordu. Elhamdülillah iyi gidiyoruz. Gelecekte Türkiye’nin dünyanın en büyük 3-4 devletinden biri olacağını batılıda artık gizleyemiyor. Bildiğim kadarıyla dünyada iki yüzün üzerinde devlet var. Kısa zamanda Türkiye bunların içinde ekonomide 17. sıraya gelebiliyorsa Allahın izniyle bundan sonra çok daha ilerilere gidecektir.

Şimdi eğer milli diyorsak; sanatkârın, esnafın, iş adamının millisini arıyorsak; okulun, eğiticinin de milli sini arayacağız.

Eğitim çok önemli, üniversite çok önemli bazıları diyor ki; bu kadar üniversite var da kalitesi düşük. Kalitesini de yükseltiriz yükselecek. Bu güne kadar güvendiğimiz bazı Fetö tipi yapılara üniversiteleri teslim etmişiz, onlara da bakmışız ki ajan ve lejyon yetiştirmişler CIA’nın emrine girmişler.

Biz Kore’ye bir tümen asker gönderdik. Ben Kore’ye gittim Güney Kore’ye. Rahmetli Özal diyordu ki Güney Kore modeli. Gittikten sonra anladım neden Güney Kore modeli dediğini. Kore 1950’ler de harpten çıktıktan sonra fert başına milli hâsıla 100 dolardı şimdi 27.000 dolar. 450 üniversitesi var 15 i dünya klasmanında. Eğitmişler, yetiştirmişler, üretmişler. Dünyaya kafa tutar noktaya gelmişler. Bizim de bu noktaya gelmemize hiçbir mani ve hiçbir engel yok.

Bizde seksenlere kadar sistem her ne kadar laik demokratik cumhuriyet falansa da kominist mantığıyla yürüyen bir Türkiye vardı.

Cebinde yabancı para bulunur içeri gir, onu bulur içeri gir, bunu bulur içeri gir. Bu sistemdeki yapıyı ekonomik noktada rahmetli Özal değiştirdi. Erbakan dahi adamdı, Menderes öyleydi, Türkeş karizmatikti falan filan ama düzenin içinde birbirleriyle çoğu zaman kavga ettiler. Şimdi öyle değil. Şimdi Allah’ın izniyle sadece ekonomik sistem değil, Türkiye’de hayal edemeyeceğimiz bir takım şeyler değişti ve değişecek.

141-142-163 bugün anlatıyorsun genç nesle hikâye zannediyor.

Yani bizim gibilere 163 le düşünme-konuşma yasağı vardı. 141-142 ile de sol kesime. Yani öteki yasaklı yazarlardan bahsetse içeri, ben peygamber den, Kur-an’dan, sünnetten bahsetsem içeri.

8 yıl yattı benim dostum Akıncılar’ın kurucu başkanı Tevfik Rıza Çavuş. Muhsin Yazıcıoğlu niye yattı içeride. 8 yıl gençliğini harcıyorsun sonra dışarı çıkardıktan sonra pardon suçun yokmuş. Yedin gençliğimi Allah’tan kork. Bu durumdan dolayı bir talepte bulunsa, hapishanede yatışının günlük bedeli şu kadar diyor, birde senden alacaklı çıkıyor. Şimdi bunlar kalktı ve kalkacak. Ama başka şeylerle bizi frenlemişler. Fakat millet uyandı. Artık okuyan insan dünyayı görüyor. Artık bilgiye ulaşmak kolay. Bundan böyle biz bu nedenle her platformda, her sahada her birimiz çalışmalıyız.

Sağ olsun değerli dostum diyor ki ayda bir birde hatim indirelim.

Bereketi artar. Allah diyor ki Kur-an’da “ siz Allah’ın dinine yardım ederseniz, Allah’ta size yardım eder, ayaklarınızı sabit kılar ve kaymaz.” Allah’ın dinine yardımdan kasıt ne, biz Allah’ın dinine nasıl yardım edeceğiz. Allah’ın istediği gibi insanlar ve Müslümanlar olacağız. Allah bize yardım edecek. Diyor ki “ bir binanın tuğlaları gibi kenetlenen Müslümanlar olacağız.”  Az önce arkadaşlardan biri söyledi. Dört tane 1 i yan yana koy 1111 yapar. Dört tane birbirine kenetlenen sağlam Müslümanı yan yana koy 1111 kadar güçlü olur. Hem kontrolsüz güç güç değildir diyoruz ya, işte kontrol meselesini bilen birbirini seven, birbirine kenetlenen.

Abdülhamit 25 yaşında olmasına rağmen diyor ki biz bunlardan 100 yıl geriyiz. Bu erdemli, mertçe, yiğitçe bir tespittir.

Bizim düşmanımız ne o ne bu. Bizim düşmanımız tembellik, okumamak, birbirimizi sevmemek. Çok çalışacağız, çok okuyacağız. Bir arkadaşla 10 km lik bir mesafeye çıkacaksın, saat 8 de çıkacaksın. Sen 15 dk geç gelirsen o 15 dk kapatmak için millet 10 km hızla gidiyorsa sen 15 le gideceksin ki yetişesin ona. Biz yetişip geçmek zorundayız. Batı karşısındaki mağlubiyetin sebeplerini ciddi manada tahlil edip ondan sonra kendimize gelmemiz lazım. Biz batı karşısında 200 yıldır mağlubuz.  2. Abdülhamit 1867 de genç şehzade iken 25 yaşında Sultan Aziz’le amcası ile beraber Paris’e bir fuara katılmak üzere 40 kişilik bir saray erkânı, 30 kişi de hizmet edenler 70 kişiyle bir buçuk aylığına kruvazörlerle çıkıyorlar. İlk Paris’e gidecekler, Paris yakınlarında Lion garında Napolyon karşılıyor heyeti, Osmanlı yıkılış döneminde olmasına rağmen. Eliza sarayında 10 gün kalıyorlar, tabi mesele sadece fuar meselesi değil başka şeylerde var. Dünyada ki gelişen siyasi dalgalanmalar falan. Oradan Londra’ya geçiyorlar Buckingham Sarayına orada da kraliçe karşılıyor. Sonra Belçika, Pusya, Avustur’ya üzerinden Türkiye’ye dönüyor. Onlar tabi geliştirdikleri teknolojiyi, sanayiyi, silahı vs. yi gösteriyorlar, sunuyorlar, sergiliyorlar.

Abdülhamit 25 yaşında olmasına rağmen diyor ki biz bunlardan 100 yıl geriyiz. Bu erdemli, mertçe, yiğitçe bir tespittir.

Geldikten kısa bir süre sonra tahta çıkıyor. Avrupa’da ne varsa Türkiye’ye getiriyor.

İlk tüneli yapan da o dur. Hastaneleri, 5000 km tren yollarını yapan o. Yani Avrupa’da ne varsa tamamını getiriyor. Nerede cami varsa bir tane de okul açıyor. Ama misyoner mektebinin sayısı 427 olmuş Abdülhamit döneminde. Bazı şeyler önlenemiyor. Bazı akımların önüne geçemiyorsunuz. Şartlar bu. Döneminde yetişmiş olan ittihatçılar onu tahttan indiriyorlar. O gün de Paris’ten bombalıyorlardı şimdide oradan. Ben 74 de Almanya’ya okumak için gittim. Arkadaşlar gittiğim zaman komplekse kapılmıştım. Almanya ile aramızda minimum 50 yıl vardı. Almanya ile Fransa ile İngiltere ile. Şimdi aramızda 10 yıl yok ve bazı Avrupa ülkelerinden çok daha iyiyiz. Böyle bir noktaya geldik. Allah’ın izniyle daha da ileri noktalara gideceğiz. Dediğim gibi konuşulacak anlatılacak çok şey var. Ama bakıyorum sürem dolmuş. Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. Darülaceze’ye hepinizi davet ediyorum. Gelin orada projelerimizi size anlatırız.

AHİ Teşkilatının kurucusu Ahi Evren’in memleketi Kırşehir doğumlu olan Gaziosmanpaşa Kaymakamı Oktay Çağatay ayrı bir anlam kattığı 20. Milli ve Yerli Yaşam İnşası Esnaf toplantısında önce kısaca kendisini tanıtıp ardından anlamlı ve önemli mesajlar verdi.

1973 yılında Kırşehir’in Kaman ilçesinde dünyaya geldim. İlkokul ve ortaokulu orada okudum daha sonra liseyi Ankara da, üniversiteyi Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde tamamladım. Askerliğimi tamamladım. Kaymakamlık mesleğine intisap ettikten sonra, az önce dikkatimi çekti, İstanbul’da dikkatinizi çekiyor tabi, hepimiz Anadolu’nun bir yerindeniz değil mi? İşte ben o bırakıp geldiğiniz yerlerden geliyorum. Oralarda çalıştım oralarda görev yaptım ve bu güne nasipmiş sizlerle beraberim. Buraya atanmadan önce de en son Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinin kaymakamıydım. Mart ayında referandumun hemen öncesinde benden önce ki kaymakamımızın Kastamonu Valisi atanması münasebetiyle bakanlığımız tarafından görevlendirildim. Sonra kararname ile asaleten de Gaziosmanpaşa Kaymakamı olarak görevlendirildim tabi Gaziosmanpaşa oldukça yerli ve milli bir ilçe. Bilmiyorum burada ne kadar arkadaşımız Gaziosmanpaşa da oturuyor. Oldukça tanıdık simalara sahibim.

İstanbul’a terfi olmak kaymakamlar arasında ciddi bir terfidir. Takdir edersiniz Türkiye’nin en güzel vilayetinde en büyük ilçelerinde görev yapmaya nail oluyoruz.  

Kırıkkale Sulakyurt, Gazi Antep Nurdağı ve Islahiye, Isparta Aksu, Kahraman Maraş Andırın, Çorum Osmancık ve Kargı, Osmaniye Bahçe, Çanakkale Gelibolu ve en son da Gaziosmanpaşa da görev yapmaya çalışıyorum. Gelibolu Kaymakamı olarak çalışmak oldukça keyifli bir şeydi. Memleketin en güzel en mübarek köşelerinden birisi. Görev yapmaktan gurur duyduğum bir yerdi. Görev sürem henüz dolmamıştı. Bir telefonla sayın müsteşarımız aradı dedi ki seni tayin ettik. Hayırlı olsun, emredesiniz nereye gidiyorum dedim, dedi ki Gaziosmanpaşa’ya gidiyorsun. Ben Ankara’da büyüdüm Ankara çocuğuyum.  İstanbul’u da sadece gidip sahil boyunca gezip bu İstanbul’da ne kadar güzel yermiş diyenlerden biri de bendim. Ama Gaziosmanpaşa deyince açtım haritadan yerine baktım. Çünkü hiçbir fikrim ve bilgim yoktu. Haritadan açtım baktım konumu çok güzel hayırlı olsun dedim. Bir süre ailemi okullar devam ettiği için getiremedim.  Onlar da şimdi geldiler. İstanbul’a terfi olmak kaymakamlar arasında ciddi bir terfidir. Takdir edersiniz Türkiye’nin en güzel vilayetinde en büyük ilçelerinde görev yapmaya nail oluyoruz. Bu manada beni bir sürü arayan oldu. Arayanlar hem ilçenin önemli olduğunu söylüyor hem de  Allah sana sabır versin diyorlardı. Meraklandım dedim nasıl bir yere gidiyoruz. Bir çok insanın aklında bu 94 yılında olan Gazi Mahallesi olaylarından kalan kötü hatıralar var. Allaha şükür ondan hiçbir iz kalmamış.

500 bin kişinin yaşadığı kilometre kareye 42 bin kişinin düştüğü bu ilçede tamamen yerli ve milli insanlarla beraber olduğumu hissediyorum.

2008 yılında Sultangazi ve Arnavutköy ün ayrılması ile beraber 12 kilometrekarelik bir alana sıkışmış Tirebolu’nun belediye hududu kadar bir yer, herhalde 10 kilometrekare dir orası, bu kadar bir alanda beş yüz bin kişinin yaşadığı kilometre kareye kırk iki bin kişinin düştüğü resmi rakamlarla Türkiye’nin en kalabalık olan yerlerinden biri olan bir yerde çalışıyoruz. Tabi bunun beraberinde getirdiği büyük problemler var. Bunların başında da kentsel dönüşüm geliyor. Belediye Başkanımız sağ olsun beni bilgilendirdi. İlçemizin 1/3 i yıkım alanı ilan edildi, biz onları yıkmaya ve yapmaya çalışıyoruz büyük problemlerimiz var dedi. Ayrıca Gaziosmanpaşa’nın asayiş problemleri büyük. İtiraf ediyorum uyuşturucuda ilk 5 in içindeydik. Birçok rakamlar da da kötü durumdaydık. Birçok çaba sonuçsuz kalmış. İç İşleri Bakanımız Gaziosmanpaşalı sayılır. Bakanımızın da büyük destekleriyle hissedilebilir düzeyde iyi seviyelere geldik. Bu geri dönüşü rakamlarla da alıyoruz. İstanbul’un 9. büyük ilçesi şu anda rakamlarla da belirli suç ortalaması açısından baktığımızda ki buna bütün suçları dâhil ediyorum aşağı yukarı 17. İlçeyiz. 39 ilçe var İstanbul’da, Adaları, Şile yi, Silivri yi Çatalca’yı ne kadar ilçe sayıyoruz o da sizin takdiriniz tabi. Dolayısıyla asayiş açısından ciddi bir toparlanma var Gaziosmanpaşa’da. Bunu temin etmek adına arkadaşlarımız çok büyük çaba sarf ediyorlar. Neden direkt emniyetten bahsediyorum; Çünkü emniyet olmayınca diğerleri olmuyor. Önce insanın can güvenliği olacak ki diğer ihtiyaçları aklına gelebilsin. Allaha şükür emniyeti toparlıyoruz. Çok daha iyi konumlara da geleceğiz. Gaziosmanpaşa’da çalışırken hiç yabancılık çekmiyorum. Tamamen yerli ve milli insanlarla beraber olduğumu hissediyorum.

Yerli ve milli kökü ve kontrolü dışarda olmayan, sahibi başkası olmayan tamamen kendi değerleriyle yönetilen anlamında algıladık biz.

Eşref bey bahsetti Sayın Cumhur Başkanımız geçen sene seçimlerden hemen sonra yerli ve milli kelimelerini çokça kullandı. Neydi yerli ve milli. Hangi olay sebebiyle söylendi. Bunu hepimiz biliyoruz. Yerli ve milli kökü ve kontrolü dışarda olmayan, sahibi başkası olmayan tamamen kendi değerleriyle yönetilen anlamında algıladık biz. Çünkü bizim yaşadığımız o melun olay aslında bizim çok ta yerli ve milliymiş gibi gördüğümüz birçok kurumun aslında çok da hayırlı olmadığını bize gösterdi.

20.000 nüfuslu ilçede neredeyse devletin parasını hiç harcamadan birkaç bin kişiyi yerleştirdik biz.

2011 senesinde Osmaniye Bahçe Kaymakamıydım. Sabah uyandık Suriye de ki o malum olay başlamış ilçeye 1000 kişi gelmişti bile. Bizim insanımız o kadar temiz o kadar saf ki. Daha bizim müdahale etmemizi beklemeden halk kendi arasında yardım zincirini oluşturmuş bile. 20.000 nüfuslu ilçede neredeyse devletin parasını hiç harcamadan birkaç bin kişiyi yerleştirdik biz. O zaman dedim ki biz bu girenleri tanımıyoruz. Öyle bir giriş var ki. İnsanlar can havliyle apar topar giriyor. Acı olaylarla da karşılaştık. Bir matematik profesörünün arkadaşımın sofrasında ağladığını gördüm. Allah kimseyi vatansız bırakmasın. O zaman dedim ki bu girenlerin içinde PKK’lısı vardır, örgütten olanlar vardır. Araştıramadık durun diyordum ama bana Allah bilir diyorlardı. Allah bu iyi niyetimizi bozmasın. Bunca sıkıntı sonrası çökmediysek sanırım bu saf ve temizliğimiz sayesinde oluyor.

Ama o saflığımız fazla olmasın!

İki lafımızdan birisi bu Yahudi bizi kandırıyor…!

Dünyadaki Müslüman sayısı bir buçuk iki milyar civarı. Yahudi nüfusuysa on dört milyon. Ama bizim iki lafımızdan birisi bu Yahudi bizi kandırıyor. Kandırılıyoruz. Kandırılırken kendi değerlerimiz kıymetlerimiz kullanılıyor. Ama yaşadığımız olay onun en büyük delili. Allah dediler, himmet dediler, hoca dediler, Türkçe dediler. Osmaniye Bahçe de bir muhtarım bana dedi ki burada girmedikleri ev yok. Gazeteyle girmişler, Postayla girmişler, dershaneyle girmişler. Ama bakın çekilenlere. Allaha şükür atlatıyoruz. Kurumlarımızdaki bu boşluklar devletimiz ciddi anlamda ele alıp ciddi elemelerden geçirerek yakinen şahidim komisyonlarda yer alıyorum bu açıklar kapatılıyor. Hemen de hissediliyor değil mi. Eskiden bir terörist öldürüldü der cesedini göremezdik. Allaha şükür şimdi tek tük şehit vererek kendi insansız hava araçlarımızla terörle mücadele anlamında çok ciddi merhaleler kat ettik belki de o yüzden bu kadar üstümüze geliyorlar. Arkadaşlar ben sayıları severim. Rakamlar hayatta yalan söylemez. Ciddi problemlerimiz var. Elimizdeki birçok malzeme Amerikan, Japon malı. Almanya’nın ihracatı 1.6 trilyon dolar. 21 İslam ülkesinin ihracatının toplamı o kadar etmiyor.

Türkiye’de kendini Müslüman olarak tanımlayan kişi sayısı %95’e yakın. Komşuya güven oranıysa %14.

2017 yılında dünyada öldürülenlerin %88’inin Müslüman olduğunu, bunları öldürenlerinde %90’nının Müslüman olduğunu biliyor musunuz. Öldürenlerin de cennete gideceğini sandığını biliyor musunuz. Türkiye’de kendini Müslüman olarak tanımlayan kişi sayısı %95’e yakın. Komşuya güven oranıysa %14. Benim oturduğum sitede bir kişi bana hoş geldin e gelmedi. Çok büyük problemlerimiz var. Bu problemleri Yahudi, hırıstiyan çözmeyecek; Bunları biz çözeceğiz. Çözerken de yerli ve milli olacak ama akıllı olacağız. Bilime önem vereceğiz. Aziz Sancar Nobel aldı. Ciddi bir başarı. Amerika da aldı. Bizde olsa ya çalıştırılmayacak ya da çalıştırılsa da defteri dürülecekti. Bunlar utanılacak işler. Liyakat, kırmızı ışıkta geçmek kul hakkı değil mi. Şu koca İstanbul’da herkesin farkında olduğu benden daha iyi bildiğiniz konularda herkes mutabık. İnşallah bunları aşarız. Bunca olayın iç ve dış zorlukların olduğu zamanda.

Biz zor günlerde bir araya gelmeyi seven insanlarız. 

İyi günlerde de bir araya gelip akıllı olup Bilimin; milliliğin ve yerliliğin ışığında inşallah çok daha güzel ve müreffeh Türkiye’de dünyaya da Müslümanlara da örnek olacak bir hayata kavuşuruz. Hakkınızı helal edin. Benle sizleri buluşturan Eşref bey e de çok teşekkür ederim. Hepinize saygılarımı arz ederim.

Bütün konuşmalar bittikten sonra Eşref KÜÇÜKATEŞ Gaziosmanpaşa Kaymakamı Oktay ÇAĞATAY’a ve Darülaceze Başkanı Hamza CEBECİ’ye teşekkür ederek şunları söyledi…

Yoksun olduğumuz, eksikliğini hissettiğimiz, yüz yüze, göz göze, birbirimizin mimiklerini görerek, duyarak, hissederek, sesimizin tonunu, samimiyetini duyarak yaptığımız bu toplantılar iyi ilişkilere de zemin hazırlayacak.

Komşularımız, hakikaten kaymakam beyimiz,  en önemli konularımızdan birisine temas etti. Yani bu komşuluk, arkadaşlık, ortaklık ilişkileri bunlar hep zafiyete uğramış, uğratılmış. Babana bile güvenme, oğluna bile güvenme. Bu cümleler bizi bitirmiş. Bakın 30 yıllık ortaklık yapan arkadaşlarımız var aramızda. Bizim bu İbrahim beyin iç tüzüğünü hazırladığı havuz sistemiyle ortaklığın aslında Müslümanların, bizim işimiz olduğunu göstermemiz lazım. Kötü örnek olmayacağız inşallah. Kötü örnekler var yaşandı. Bu toplantılardan yapacağı alışverişin olumsuzluğunu hiç duymayacağız inşallah. Kimse kimseye boş sözler vermesin. Ödeye bileceği kadar borç alsın. Borcunu zamanında ödesin.  Yapa bileceği taahhütlerin altına girsin ki Milli ve Yerli esnafla buluştuk da ben şu kadar zarara uğradım demesin. Herkes desin ki iyi ki o toplantıya gittim, iyi ki şu arkadaşlarımla tanıştım hem maddi gücüm her çevrem arttı desin.

Geleceği ve ileriki nesilleri düşünmemiz lazım. Nesillere ne bırakıyoruz, neyi öğütlüyoruz, neyi aşılıyoruz bunu düşünmemiz lazım.

Benim 4 tane torumun var. Benim torunlarım sizin torunlarınızla evlenecek. Siz ne kadar iyi durumda olursanız biz de o kadar iyi durumda olacağız yani. Olaya ben kendimi kurtardım gözüyle bakarsak, bu günü kurtarmayı düşünürsek çok yanılırız. Geleceği ve ileriki nesilleri düşünmemiz lazım. Nesillere ne bırakıyoruz, neyi öğütlüyoruz, neyi aşılıyoruz bunu düşünmemiz lazım. Komşularımızla iyi ilişkiyi kurmamız da bu yüzden lazım. İleride komşumuzun çocuğu ile bizim çocuğumuz tanışır görüşür.  Bu açıdan da komşularımızı da iyi duruma getirmemiz lazım. Kaymakamımıza da tekrar bu durumları hatırlattıkları için çok teşekkür ediyorum.  Bizim sizden hiçbir şüphemiz yok. Buraya getireceğiniz kişileri de kendiniz gibi kişilerden seçip getirin.  Burası çoğalsın büyüsün. İnsanlığa faydamız olsun. İnsanın en hayırlısı insana faydası olanıdır. Sizlere bir faydamız dokunuyorsa ne mutlu bize. Sizlerin de bize faydası olacak. Bu faydayı hep birlikte birbirimize sağlayacağız dedikten sonra dua edilerek toplantı sona erdirildi.

Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Hüseyin Emin Sert Hoca yaptığı kısa ve anlamlı konuşmanın ardından yaptığı kapanış duası ile toplantı sona erdi.

Sayın Kaymakamım değerli katılımcılar!

Gerek Darülaceze Başkanımızın daveti. Rabbim muhtaç eylemesin. Muhtaç eylediğinde de yanımızda gerçekten severek hizmet edecek insanlar bulundursun. Ülkeyi idare o adalet mülk ün temelidir dediğimiz noktadaki mülk ki o devlettir, o insandır, o insanlığı yaşatmaktır. İnsanlığı insana yaşat ki o devlet yaşasın sözünü bu gün tebliğden önce temsil anlayışıyla bu maddi emanet bizde olduğu gibi manevi emanetin de bizde olması demek.

Nedir bu manevi emanet?

Allah hiçbir dönem de kulunu rehbersiz bırakmamış. İlk insan ilk peygamber. Biz Müslümanlar bütün peygamberlere inanarak onların emanetlerini de taşıyarak bu gün yaşamak zorundayız. Geçenlerde dikkatimi çekti bu önemli bir mesaj aslında. Kur-an-ı kerim in Musa (A.S) ve İsa (A.S) la alakalı bilgisi olmasa ve bizim peygamberler tarihimiz olmasa bu gün ne doğru dürüst Musevilerin nede Hıristiyanların hayat hakkı ve değerleri var. Zaten bunlar tahrif olunduğu için sonraki dinler geldi. Bizde kendi dinimizi yaşamayıp tahrif edersek bizden sonra da bir kavim geleceği hakkında işaretler var. 

İslam Ümmetinden sonra bir peygamber gelmeyecek ve ümmetim âlimleri ve ümmetin içindeki Müslümanlar basiretli olmalı. Eğer bu basiret olmazsa her değerli şeyin sahtesi vardır. Sahtelere kanar gideriz. İşte o on dört milyonluk Yahudilerden bütün Müslümanlar bizar olduğu gibi bütün insanlar da zarar görür. Bu zararı engelleyecek asaleti, basireti göstermemiz gerekiyor. 

Bana dua tarafı tevdi edildi ama bu duyguları da paylaşma ihtiyacı hissettim.  

Eşref Küçükateş 20. Milli ve Yerli Yaşam İnşası Buluşmasına katılan Gaziosmanpaşa Kaymakamı Oktay ÇAĞATAY ve Darülaceze Başkanı Hamza CEBECİ’ye üzerinde ESNAF şiirinin yazılı olan plaket takdiminin ve toplu fotoğraf çekilmesinin ardından toplantı sona erdi.

YİRMİNCİ Milli ve Yerli Esnaf Buluşmalarına katılan konuklar;

Oktay ÇAĞATAY Gaziosmanpaşa Kaymakamı / Hamza CEBECİ Darülaceze Başkanı / Eşref KÜÇÜKATEŞ Esnaf Bülteni Dergisi sahibi ve Yeniden İnşa Derneği (YENİDER) Gen. Bşk. / Arif AKBAŞ Yeniden İnşa Derneği Genel Başkan Yardımcısı ve Beşir Derneği Küçükköy Şb. Bşk./ Hüseyin Emin SERT İnsani ve Sosyal Gelişim Uzmanı / Nuri ŞAHİN GOP İlçe Tarım Müdürü / Ramazan YILMAZ Duygu Hastanesi Satın Alma Müdürü / Av. Remzi YEDİKARDEŞ  Mardinliler Vakfı Başkanı / İbrahim BALCIOĞLU SMMM / İsmail ÖZ Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi- Sosyolog-Araştırmacı Yazar / Alaattin TARUZ MODESA Yön. Kur. Bşk. / Mustafa ÇESTAN VİTRO Yapı Malzemeleri - FIRATPEN üretici bayi. Yönetim Kurulu Başkanı / Çetin DENİZ Yazar, Profesyonel Yaşam Koçu, Eğitimci / Av. Mehmet Zeki ALAGÖZ / Ahmet ÇİMER DAİMON GÜMRÜK / Hasan GEDİK Destek Patent /Emrullah ÇINAR Ziraat Bank. Habipler Şb. Mdr. / Mevlüt KINACIOĞLU Hilal Mefruşat / Cengiz SATILMIŞ Hilal Mefruşat  / Hüseyin AKARÇEŞME İTO Meclis Üyesi Madenci / Sabire TOKAÇ Su Kutusu-Ambalaj Malzemesi / Salih KENDİR İSG Hizmetleri / Ahmet ÇİLKAYA Asya Bayrak / Ömer ÇÖRDÜKÇÜ Bereket Etiket / Utku ERDİNÇOĞLU Emir Turizm Travel / İbrahim GİRİTLİ İSG Hizmetleri / İsmail TUĞLA Gülzade Değirmencioğlu Baklava / Necat ÇOLAK Necat Asansör / Cengiz BİRİM Bioboz / Şeref KÜÇÜKATEŞ Yeniden İnşa Derneği Yön. Kur. Üye. /Cengiz SATILMIŞ Hilal Perde / Halil İbrahim TAŞKALE İSMEK / Hanifi KAYANER İSMEK / İbrahim ÇETİN / Ali GÜNAYDIN Günaydın Aydınlatma /Oğuzhan KARAKAŞ Karmer Madencilik / Binali AĞAÇ / Enes POYRAZ / Erdoğan ÇELEN / Zennur KARSLI Gazeteci / Özgür POLAT / Orhan EREN

  İLGİLİ GALERİ
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Esnaf dergisi HABERLERİ
  Gündem HABERLERİ
resim yok THY'den Güney Avrupa'ya indirim kampanyası THY, transfer merkezi İstanbul'dan, Avrupa'da bulunan 24 destinasyona indirimli ..
resim yok BM'den İdlib ve Doğu Guta için uyarı BM, çatışmasızlık bölgeleri içinde olmasına rağmen İdlib ve Doğu Guta'da artan ç..
resim yok 5 ilde karne günü eğitime kar engeli Beş ilde etkili olan kar yağışı ve olumsuz hava koşulları nedeniyle karnelerin v..
PYD/PKK, Afrin’den hastanelere top ateşi açtı: 12 yaralı PYD/PKK, Afrin’den hastanelere top ateşi açtı: 12 yaralı PYD/PKK'nın Afrin'den, Türkiye sınırında yer alan Azez'deki hastanelere düzenled..
  Ekonomi HABERLERİ
Borsa güne düşüşle başladı Borsa güne düşüşle başladı Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,11 düşüşle 116.724,07 puandan b..
Beyaz eşya sektörü 2017'de yüzde 7,3 büyüdü Beyaz eşya sektörü 2017'de yüzde 7,3 büyüdü Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) Yönetim Kurulu Başkanı ve Ves..
Ekonomistler, Merkez Bankası faiz kararını değerlendirdi Ekonomistler, Merkez Bankası faiz kararını değerlendirdi TEB Finansal Piyasalar Strateji Müdürü Işık, "Merkez Bankası, enflasyondaki tekn..
Bankacılık sektörünün mevduatı arttı Bankacılık sektörünün mevduatı arttı Sektörün toplam mevduatı, 12 Ocak itibarıyla 1 trilyon 745,3 milyar liraya yükse..
  STK-Vakıf-Oda HABERLERİ
BALCIOĞLU TİRDEF BAŞKANLIĞINA ADAY OLDU BALCIOĞLU TİRDEF BAŞKANLIĞINA ADAY OLDU TİRDEF'de yeni dönem başlıyor. Tirebolu Dernekler Federasyonu, 21 Ocak'ta seçime..
Bakan Tüfengci; “İTO’nun önerilerini dikkatle takip ediyoruz” Bakan Tüfengci; “İTO’nun önerilerini dikkatle takip ediyoruz” Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, İstanbul Ticaret Odası’nı ziyaret etti..
İmam hatip spor oyunları kupaları sahiplerini buldu İmam hatip spor oyunları kupaları sahiplerini buldu ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Öncü Gençlik ve Spor Kulübü tarafından imam hatip ..
Türk mühendisleri “dijital ambargo” ya karşı koyacak güçte! Türk mühendisleri “dijital ambargo” ya karşı koyacak güçte! Türk mimar ve mühendisleri olarak, dijital dönüşümde ipi göğüslemeye hazırız. G..
  Söyleşi HABERLERİ
Gaziosmanpaşa’da yeni bir “PLEVNE Destanı” yazılıyor Gaziosmanpaşa’da yeni bir “PLEVNE Destanı” yazılıyor GOP PLEVNE Projesi 2012 senesinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm yıkımları son..
Eğitimci-Şair Şahin KARATAŞ “İz Bırakacak Nesiller” yetiştiren mavigün kolejini anlattı Eğitimci-Şair Şahin KARATAŞ “İz Bırakacak Nesiller” yetiştiren mavigün kolejini anlattı MAVİGÜN Eğitim Kurumlarının bu gün geldiği noktada ilk günden itibaren kesintisi..
Emre Emlak & Otomotiv Bayrampaşa'da açıldı! Emre Emlak & Otomotiv Bayrampaşa'da açıldı! 10 yıldır Emlak Otomotiv ve Oto kiralama sektörü içinde olan Emre Emlak & Otomot..
KORALLAR İNŞAAT FİRMASININ GAZİOSMANPAŞA MERKEZ’DE  KORAL İSTANBUL PROJESİ SES GETİRİYOR. KORALLAR İNŞAAT FİRMASININ GAZİOSMANPAŞA MERKEZ’DE KORAL İSTANBUL PROJESİ SES GETİRİYOR. Gaziosmanpaşa İstanbul'un en iyi yerinde fakat en önemli sorunlarının başında ot..
  Fuar-Kngr-Fest-Turizm HABERLERİ
Rekor katılımın olduğu KASTEXPO sona erdi! Rekor katılımın olduğu KASTEXPO sona erdi! Ekonomik hacim olarak 12 milyar dolarlık değere sahip, Kastamonulu sanayici ve i..
Büyükekşi: “Eski köye yeni adet getirin” Büyükekşi: “Eski köye yeni adet getirin” Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) 2012 yılından bu yana düzenlediği Türkiye..
Eminevim ödüllendirildi Eminevim ödüllendirildi ASSAM Uluslararası İslam Birliği Kongresi'nin ilki 23-24 Kasım tarihlerinde Emin..
Türkiye’den MEDICA fuarına 138 firma ile rekor katılım Türkiye’den MEDICA fuarına 138 firma ile rekor katılım Kimya sektörünün global pazarlarda lider olması hedefiyle çeşitli organizasyonla..
  Kentsel Dönüşüm HABERLERİ
Oktay Öz: “Kentsel Dönüşüm Rantsal Dönüşüm Değildir” Oktay Öz: “Kentsel Dönüşüm Rantsal Dönüşüm Değildir” Türk inşaat ve gayrimenkul sektörünün en seçkin buluşmalarından biri sayılan Bos..
Türkiye’nin Tek Seferde Yapılan En Büyük Kentsel Dönüşüm Projesi Gaziosmanpaşa’da Başlıyor Türkiye’nin Tek Seferde Yapılan En Büyük Kentsel Dönüşüm Projesi Gaziosmanpaşa’da Başlıyor Gaziosmanpaşa Belediyesi, kentsel dönüşüm projelerini tanıtmaya devam ediyor. Bu..
Tozkoparan’daki Kentsel Dönüşüm Güngören’in yüzünü değiştirecek. Tozkoparan’daki Kentsel Dönüşüm Güngören’in yüzünü değiştirecek. Tozkoparan mahallesindeki dönüşüm projesiyle alakalı Güngören Belediye Başkanı Ş..
Fuzul Grup, projelerini Paris’te Tanıttı Fuzul Grup, projelerini Paris’te Tanıttı Yaşam alanlarına geniş yer ayıran ve “aile” konseptini ön planda tutan Fuzul Gru..
  Projeler HABERLERİ
ALBARAKA TÜRK “iALBATROS” projesine iki ödül birden ALBARAKA TÜRK “iALBATROS” projesine iki ödül birden Albaraka Türk’ün kendi kaynakları ile oluşturduğu iAlbatros projesi, IDC Türkiye..
Gaziosmanpaşa’ya MİSAL Türkiye’ye ÖRNEK dönüşüm Gaziosmanpaşa’ya MİSAL Türkiye’ye ÖRNEK dönüşüm Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm projesi, “Ahes Misal İstanbul” adıyla Gazio..
7. AR-GE Proje Pazarı Ödülleri sahiplerini buldu 7. AR-GE Proje Pazarı Ödülleri sahiplerini buldu Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden kimya sanayi, ihracatı sürdürülebilir kılma..
SİNPAŞ, iş dünyasına da alırken kazandırıyor! SİNPAŞ, iş dünyasına da alırken kazandırıyor! Gayrimenkul sektöründe yeniliklerin öncüsü Sinpaş Yapı, bugüne kadar yatırımcıla..
  Spor HABERLERİ
Fenerbahçe, ikinci yarıyı Göztepe maçıyla açıyor Fenerbahçe, ikinci yarıyı Göztepe maçıyla açıyor Sarı-lacivertliler, Süper Lig'in 18. haftasında yarın İzmir temsilcisi Göztepe'y..
Galatasaray'da olağanüstü seçimli kongre yarın yapılacak Galatasaray'da olağanüstü seçimli kongre yarın yapılacak Galatasaray Kulübü'nün 100. dönem yönetiminin belirleneceği olağanüstü seçimli g..
Galatasaray kupada çeyrek finale yükseldi Galatasaray kupada çeyrek finale yükseldi Ziraat Türkiye Kupası'nda Bucaspor'u 3-0 mağlup eden Galatasaray çeyrek finale y..
Trabzonspor, Novak'ı borsaya bildirdi Trabzonspor, Novak'ı borsaya bildirdi Trabzonspor Kulübü, Çekyalı futbolcu Filip Novak'ın transferi konusunda görüşmel..
  Esnaf dergisi HABERLERİ
20. Milli ve Yerli Yasam Insası Bulusması  Oktay ÇAĞATAY ve Hamza CEBECİ’nin katılımıyla gerçekleşti 20. Milli ve Yerli Yasam Insası Bulusması Oktay ÇAĞATAY ve Hamza CEBECİ’nin katılımıyla gerçekleşti Esnaf Bülteni Dergisinin her ay gerçekleştirdiği “Milli ve Yerli Yaşam İnşası Es..
Temel Hazıroğlu ONDOKUZUNCU  Milli ve Yerli yaşam inşası buluşmalarında  insanı ve finansı anlattı Temel Hazıroğlu ONDOKUZUNCU Milli ve Yerli yaşam inşası buluşmalarında insanı ve finansı anlattı Esnaf Bülteni Dergisinin her ay gerçekleştirdiği “Milli ve Yerli Yaşam İnşası Es..
Henüz anket oluşturulmamış.
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı